Ne teröre karşı duyarlılık, Ne gerçek demokrasiye karşı yankılanan sesler!
Ülkenin üzerine ölü toprağı serpilmiş sanki.
İnsanlar erken emekli düşlerinden.
Madonna'nın konserine 50 bin kişi gidiyor.
Teröre karşı haykırmak adına sokaklar boş!
Sistem; insanları "her koyunun kendi bacağından asılı" duygusuna kilitledi.
Ankara kendi çıkarlarının başkenti!
Onlar için hava hoş!
Bakmayın sıcaklara, ülkenin güneşi sönmüş.
Toplumun bir yanı, terörün bedelini salt iktidara yüklemek için, ölümlerden ölüm beğeniyor.
Diğer yanı, üzerini bile silkelemiyor.
Ülkenin ruhu bölünmüş.
Yüreklerdeki terörü hesaplayan yok.
Ne dilde görgü var, ne insani zarafet.
Gencecik insanların leblebi gibi öldürüldüğü bir memleket, kürtajla uğraşıyor hala.
Her gün sudan ucuz gündemler!
Gerçekleri yazmak, denize atılmış şişe içindeki mesajlar gibi.
Hak ve hukuku önemsemeyen enerji, insanları çoktan çemberine almış bile.
Bütün değerler yağmalanıyor.
Her şey damla damla eriyor.
Şehitlerin anlamı bile, sayıları çoğaldığı zaman ortaya çıkıyor.
Analar ağlamasın.
Babalar ağlamasın.
Çocuklar ağlamasın.
Demokrasimiz kişiye göre değil, hak ve hukuka göre olsun.
Keşke hayat bizlerin istediği gibi olsaydı.
Bizleri parmağının ucunda oynatan sistemin değil!
* * *
TATİL PARASI
Karayolları Genel Müdürü Cahit Turhan, İstanbul'daki trafik cehennemine çözüm bulmuş. "Tatilinizi şehir dışında yapın!"
Böyle bir çözüm önermek için, genel müdür olmanın alemi yok. Önemli olan kargaşanın altından kalkabilecek gerçek öneriler.
Kolay çözümler ülkesi olduğumuz içindir ki, her meselede yollar kilitli.
Yetersizliğin bedelini, şehri tatile yollamakla halledeceğini düşünmek, gelecek zamanlara borçlu kalmaktır.
Ve çözüme gerek duymamaktır.
O yüzdendir ki, her mevsim gerçeklerin ortaya dökülmesine engel olunamıyor.
Bir şehri ayakta tutmayı beceremeyenlerin el üstünde taşındığı, emniyet şeritlerinin olmadığı bir şehirde, yaşadıklarımız az bile.
Tatil parasını trafikte ve doktorda harcayan insanlar şehrinde!
* * *
İnsan bu dünyada ya örs olur, ya çekiç.
* * *
Şehitlerimizi uğurladık. Yapabildiğimiz en güzel şey bu!!!
* * *
21 Haziran 2012
Mutluluk takvimi
Caz müziği dinle.
Kahvenin kokusunu içine çek.
Çocuklara kitap al.
Kendine ödül ver.* * *
Biz ikimiz bir zamanlar
İki beden tek yürektik
Tenlerimiz tutuklu
Mahşere yeminler ettik
Sorgular mıyız bir gün
Pişman ya da üzgün
Gözlerimizde yaşlar
Boğazımızda düğüm
Yabancı sevdalarda
Boş teselli ararken
Ne değeri olur ki
Geç kalmış bir özürün
Neyse...
Her seven kavuşmaz
Aşkı yolda bıraktık
Kendine iyi bak
Aşk bize küstü artık
Hakkı YALÇIN