Zarafeti şiddetle.
Sadakati ihanetle Adaleti ayrımcılıkla.
Saygıyı ve sevgiyi zalimlikle öldürdü insanlar.
Sövgü dolu ağızlar yetmedi, bakışlarının içinde bile tekme ve sopalar var artık.
Toplumun yeni hastalığı; şiddet zehirlenmesi.
Siyasetten, futbola ve mahalle aralarına kadar her yerde.
İnsafsızlığa programlı bir sanal alemimiz var.
Galatasaray futbolcusu Semih Kaya'ya, Dortmund maçından sonra atılan tweet'e bakın. "Keşke o gözüne mangaldan kömür kaçtığı gün kör olsaydın da, Galatasaray'ım kurtulsaydı senden!"
Bu topraklar böylelerini görmemişti, görüyor.
Giderek birbirine benziyor herkes.
En kötüsü de felaketi önemsemeyen bir duruşun var oluşu.
Tüm zamanların en kinli resimleri asılıyor duvarlara.
Kendisi gibi olmayanı yaşatmak istemeyen bir düzende, bilinçaltına verilen emirler yerine ulaşıyor.
Şiddetin temsilcilerinin apoletleri bile var.
Soru: "İnsanlık dağıtılırken sen neredeydin?"
Cevap: "Bıçağımı bileyliyordum!"
Bir kıyım çağındayız artık.
Mertlik eskidi, dostluk tükendi.
Karanfillerin kökü kurudu.
Bütün türküler bitti Elimizde kalan son değerli şeyleri de yitirirken, dehşetle bakıyoruz geleceğe.
Siyasetin kibirli denizlerinde gemilerini yüzdürenler için, böyle yazıların hükmü yok!
Olsun!
Ama inkarın da hükmü yok!
Bir felaket menzilindeyiz.
Gizlenmeyecek biçimde hem de!
Şiddet ve ölüm tacirleri şu sıralar iyi kazanıyor.
Ama bu düzenin müşterisi çocuklarımız!
Büyümekten korkan çocukların seslerini duymayanlar...
Kendilerini çağıran sesin peşine takılsınlar.
Şiddetin karnı acıkınca, en kolay çocukları yiyeceğini de unutmasınlar!
***
Tüy dökücü krem reklamına "kıllı diye" bir teröristi kullananlar. O resimden "kıllanmadı mı?"
***
Onur ve tazminat
Kocaeli Gölcük'te 2006 yılında beton mikserinin pompasının patlaması sonucu felç kalan işçinin davası sonuçlandı.
Firma, 34 yaşındaki Şaban Öztürk'e yasal faizleriyle birlikte 1 milyon 650 bin lira tazminat ödedi.
500 bin liraya ölülerini satanlar bu haberi iyi okusun.
Hem hesap sorma onurundan yoksun kaldıkları için.
Hem de aldıkları paraya yandıkları için!
***
Kendinden sonrasına
Bir hayat vermek için
Hüzün giyer sonbahar
Yaprak yaprak dökülür
Bu aşkı sen küstürdün
Yangın da sensin kül de
En iyi sen bilirsin
Aşklar giderken ölür
Bazen susmaktır sevda
Biri yüklenmeli
Bu günahları
Helalimdir bana bırak
Ayrılığın sana
Bu sevdanın bana
Tanıdığı son hak
Unutmak
Hakkı YALÇIN