İmamoğlu davasında itirafçı Soytekin konuştu... Rüşvet havuzunu ve tahsilat sistemini anlattı: "Ekrem söylediğimi ilk kez duyacak" | Bozkurt işaretiyle şov

İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasında yargılanan ASOY İnşaat sahibi Adem Soytekin, mahkemedeki itiraflarıyla belediyelerdeki karanlık sistemi gözler önüne serdi. Etkin pişmanlık yasasından faydalanan Soytekin, ihalesiz yapılan tesisler karşılığında kurulan rüşvet havuzunu detaylandırdı. Kimsenin baskısı altında kalmadığını vurgulayan Soytekin, belediyenin kendisini yalnız bırakması üzerine gerçekleri anlatma kararı aldığını belirterek davanın seyrini değiştirecek kritik açıklamalarda bulundu.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
İmamoğlu davasında itirafçı Soytekin konuştu... Rüşvet havuzunu ve tahsilat sistemini anlattı: "Ekrem söylediğimi ilk kez duyacak" | Bozkurt işaretiyle şov
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili 414 sanıklı suç örgütü davasının 28. duruşmasında itirafçı müteahhit Adem Soytekin, belediyelerde ihalesiz işler ve gayrimenkul rantı sistemini anlattı.
  • Soytekin, belediyelerde 'cari havuz' sistemi kurulduğunu, kamu binalarının ihalesiz olarak 'gönüllü bağış' kılıfıyla yaptırıldığını ve müteahhitlerin hak edişlerini nakit, çek, dükkan veya daire olarak tahsil ettiğini açıkladı.
  • İddianamede görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun örgüt elebaşı sıfatıyla 849 yıldan 2 bin 430 yıla kadar hapsi istenirken, 143 eyleme ilişkin 160 milyar lira ve 24 milyon dolar kamu zararı tespit edildi.
  • Soytekin, operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu'nun kendisini uyardığını ve Fatih Keleş'in sistemin paralarını güvenli evlerde sakladığını belirtti.
  • Soytekin, belediye yönetimi ve avukatı Onur Büyükhatip tarafından yalnız bırakıldığı için etkin pişmanlıktan faydalanarak sistemi deşifre etme kararı aldığını söyledi.

İstanbul'un kaynaklarını çarçur eden eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun başını çektiği 414 sanıklı suç örgütü davasında, itirafçı müteahhit Adem Soytekin'in rüşvet çarkı itirafları algı operasyonlarını çürüttü.

'İTİRAFÇILARA BASKI' ALGISINI ÇÖKERTTİ

Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen 28'inci duruşmada, belediyelerdeki ihalesiz işlerin ve gayrimenkul üzerinden dönen rant anlatıldı. Etkin pişmanlıktan faydalanan ASOY İnşaat sahibi Adem Soytekin, müteahhitlerin hak edişlerini nasıl tahsil ettiğini, bağış adı altında kurulan sistemi ve avukatıyla yaşadığı kopuş sürecini mahkeme heyetine anlattı.

İtirafçı sanık Soytekin, belediyelerde "cari havuz" sistemi kurulduğunu, kamu binalarının ihalesiz olarak "gönüllü bağış" kılıfıyla yaptırıldığını ve müteahhitlerin hak edişlerini belediyenin yönlendirdiği kişilerden nakit, çek, dükkan veya daire olarak tahsil ettiğini açıkladı.

Soytekin, basında adı geçmeye başladığında belediye yönetimi ve avukatı tarafından yalnız bırakıldığı için etkin pişmanlıktan faydalanarak bütün sistemi deşifre etme kararı aldığını vurguladı.

İstanbul 40'ıncı Ağır Ceza Mahkemesince yürütülen duruşmaya, görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun, Fatih Keleş, Resul Emrah Şahan, Mehmet Murat Çalık, İnan Güney ve çok sayıda tutuklu sanık katıldı. İddianamede 160 milyar lira ve 24 milyon dolar kamu zararına yol açtığı belirtilen örgütün yöneticilerinden Adem Soytekin'in savunması davanın merkezine oturdu.

Aylık gelirini 1 milyon lira olarak beyan eden Soytekin, baskı altında ifade verdiği iddialarını kesin dille reddetti. Soytekin, müteahhitliğin baba mesleği olduğunu öne sürdüğü ifadesinde,

"İftiracı" yakıştırmalarını kabul etmediğini vurgulayan Soytekin, "'Etkin pişmanlık yapan iftiracıdır, önüne gelen belgeleri imzalayan kişilerdir' gibi söylemleri kesinlikle reddediyorum. Ben savcılık ifademde hiçbir şekilde baskı altında kalmadım. Ben rüşvet organizasyonu kuran, yöneten biri değilim. Yaptığı işin karşılığını alan müteahhitim." dedi.

İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasında yargılanan itirafçı ASOY İnşaat sahibi Adem Soytekin, mahkemedeki itiraflarıyla belediyelerdeki karanlık sistemi gözler önüne serdi.

BELEDİYE BİNALARINI BAĞIŞ ADI ALTINDA İHALESİZ YAPTIM

Belediyelerin kamu binalarını kendi kaynaklarıyla yapmadığını anlatan Soytekin, kurulan sistemi şu sözlerle deşifre etti:

"Kimsenin memuru, çalışanı, adamı olmadım. 2000'den bu yana ticaret yapan müteahhidim. Bugüne kadar iş almak için kimsenin kapısına gitmedim, nüfuzuna sığınmadım. Yaptığımız işler hala kamu tarafından kullanılmaktadır. Bu eylemlerin ortak yönü benim Beylikdüzü'nde müteahhitlik yapmamdır. Belediyeler, kamu binaları yapar. Bunu da kendi kaynaklarıyla yapmazlar, adına gönüllü bağış her ne derse densin bu işler böyle yapılır. Ben de böyle bir müteahhidim. İhalesiz olarak bu tesisleri yaptım."

Ekrem İmamoğlu suç örgütü şemasında Adem Soytekin ʺÖrgür Yöneticisiʺ olarak yer alıyor.

'SİSTEM'İ AÇIĞA ÇIKARDI: "BELEDİYEDE CARİ HAVUZ VAR"

Tahsilat sürecindeki çarpık ilişkilere dikkat çeken Soytekin, "Belediye 'kreş, kültür merkezi ve yurt yapacaksın' der. 'Hak edişleri çek, dükkan, daire şeklinde alacaksın' der. Belediye ile ilgili kişi arasında, adına ne derseniz deyin, süreç çoktan bitmiş taraflar anlaşmış olur. Bizim belediyede cari bir havuz var. Benim hak edişler birikir, beni yönlendirdiği kişilerden de çek, daire, dükkan, nakit şeklinde alır ve carimi düşerim. Zaman zaman da mahsuplaşırız. Sistem böyledir." ifadelerini kullandı.

Bağış adı altında belediyeye bunları veren iş insanlarının olduğunu bildiğini aktaran Soytekin, herhangi bir zorlama olmaksızın gönüllü olarak vermediklerini meslek erbabı olmasından dolayı tahmin ettiğini dile getirdi.

İddiaların kamu faydası olan işleri karşılığında alacaklarını tahsil etme usulüne ilişkin olduğunu belirten Soytekin, bunları gizlemediğini, "delil saklamak gibi niyeti olsaydı dosyada delil olarak sunulan birçok hususun kendi sunduğu bilgi ve belgelerden oluşmayacağını" bildirdi.

"EKREM BU SÖYLEDİĞİMİ İLK KEZ DUYACAK" DEDİ, İMAMOĞLU İLE DAVALIK OLDUĞUNU ANLATTI

Şirketlerine kayyum atandığını ve emekli maaşına kadar tedbir uygulandığını aktaran Soytekin, İmamoğlu ile geçmişteki husumetini hatırlatarak, "Ticari faaliyetlerimin yüzde 5'ini geçmez iddia edilen meblağlar ama büyük zarara uğratıldım. Yargılanmakta olduğum davada bana örgüt yöneticiliği isnat edilmekte, bazı iş insanları işleri benim çözdüğümü iddia etmekte ama Ekrem Bey de belki bunu ilk kez duyacak, benim İmamoğlu Beylikdüzü Belediye Başkanı iken tarafıma açtığı bir dava var, buradan mahkumiyet aldım. Belediyede kendi işini dahi çözemeyecek bir müteahhitin iş çözen olduğunu iddia etmek kendi içinde çelişir." diye konuştu.

Adem Soytekin (takvim.com.tr)

"BELEDİYE BENİ YALNIZ BIRAKINCA İTİRAFÇI OLDUM"

Etkin pişmanlık sürecine nasıl girdiğini detaylandıran Soytekin, belediye yönetimi tarafından yüzüstü bırakıldığını belirtti.

"Benim tavrım bir suç örgütü üyesi tavrı değil sorumlu bir Türk vatandaşının tavrıdır." diyen Soytekin, neden etkin pişmanlık yaptığına dair, "Suç işlemediğimi anlatabilmek, eğer bir örgüt iddiası varsa ve ben bilmeden de olsa bu örgütün içindeysem 'pişmanım' demek için etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandım" ifadesini kullandı.

Adem Soytekin şunları kaydetti:

"Ben etkin pişman olmasaydım ne olurdu. Zaman zaman bu soruyu ben de kendime sordum. Etkin pişmanlık sürecimi anlatmak istiyorum. Benim açımdan bu sürecin gelişim şekli çok önemli. Polis şafak baskınıyla beni evimden alamadı. Tuzla şantiyesindeydim, beni arayan polislerle buluştuk bir saat sonra ve gözaltına alındım. Nisan sonu mayıs başı gibiydi, müteahhitlerin ifadeleri basında yer almaya başladı. Adem Soytekin adı geçiyordu. Vekaletimin olduğu avukatım Onur Büyükhatip'ten bunu izah etmesini bekledim.

Rüşvet iddiasının beni rahatsız ettiğini ve bunu en iyi belediyenin bildiğini ve gerekirse belgeleri kendilerine gönderip bunu açıklamaları gerektiğini söyledim. Bu açıklama benim için önemliydi. Ancak Onur Bey belediye tarafıyla görüştü ve böyle bir açıklama olmayacağını söyledi. Madem öyle ben kendim açıklarım, dedim. 'Etkin pişmanlık yapacaksan savunmanı ben üstlenmem' dedi ve işte benim etkin pişmanlığım böyle başladı. Belediye tarafından yalnız bırakılmam üzerine kendimi anlatma motivasyonuyla etkin pişmanlık sürecine başladım."

İMAMOĞLU'NUN AVUKATINI YALANLADI

Soytekin, "Mehmet Pehlivan benim anlattıklarımın tamamen yalan olduğunu, hatta işi ileriye götürüp hayal ürünü toplantı olduğunu söylüyor. Ama gerçek öyle değil. O toplantı hayal falan değil, bal gibi de yapılmış. Burada yapılmış. Son tutukluluk incelenmesinde kendi vekilleri çıkıp 'Evet bu toplantı yapıldı.' diyor, üstüne bir de organizasyonu benim yaptığımı söylüyorlar. Beni yönetici yazdılar ya muhtemelen o yüzdendir. Şimdi soruyorum, hem böyle bir toplantı yok diyeceksin hem de kendi avukatların toplantı yapıldı diyecek. Bu nasıl iş? Gerçek ortada. İstediğiniz kadar inkar edin Mehmet Bey. Dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyorsunuz." açıklamasında bulundu.

RÜŞVET BAŞKANIM RÜŞVET

Sanık Soytekin, çapraz sorgusunda Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın, "Önceki ifadenizde yaptığınız birçok ortak projeyi saymışsınız. 'Bahsetmiş olduğum işlerin tamamının ücreti, müteahhitlerden alınan rüşvetler ile tarafıma ödenmiştir. Ben bu işleri tamamen reel olarak yaptım.' Bu beyanınız doğru mu?" sorusuna, "Bu rüşvet midir irtikap mıdır ya da başka bir şey midir, tanımını tam olarak bilmem ama müteahhitlerin de söylediklerine bakarsanız bu rüşvet. Çünkü zaten bu, müteahhitlerin konuşmalarıyla ve basına yansıyan bilgilerle çıkıyor. Ben ilk etapta, ifade öncesinde böyle bilmiyordum fakat bunların hepsi rüşvetmiş." yanıtını verdi.

Mahkeme Başkanı Aylan'ın, KİPTAŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Ali Kurt'a 1,5 milyon doları ne için gönderdiğini sorması üzerine Soytekin "Rüşvet başkanım rüşvet. Ali Kurt şahsına çalışır." dedi.

TÜM AKTÖRLER OPERASYON ÖNCESİ UYARILDI

Cumhuriyet savcısının "Bu operasyon sürecine ilişkin gizli toplantı iddiası var. Siz, 'Mehmet Pehlivan tarafından sistemdeki tüm aktörler uyarıldığı için para bulunamamıştır. Operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu bana, 'Tedbirini aldın mı? Operasyon yapılacak sen de listedesin.' dedi.' şeklinde beyanınız var, doğru mu?" sorusuna sanık Soytekin, "Doğru. Ekrem Bey 'Hazırlıklı ol.' dedi. Keşke dinleseydim, şirketlerime el konuldu. Mehmet Pehlivan da oradaydı. Bunların hepsi konuşulan şeyler." cevabını verdi.

Para kuleleri

PARADAN KULELER

Soytekin, duruşma savcısının "Beyanlarınızda 'Para kuleleriyle gündeme gelen CHP binasının satın alınması olayını açık bir şekilde anlatmak istiyorum. Bu paraların CHP'li belediyelerden bir şekilde toplandığını, toplanan paraların Fatih Keleş ile Tuncay Yılmaz tarafından bu binanın satın alınması için götürüldüğünü, herhangi bir bağış olmadığını biliyorum. Bu olay kamuoyuna yansıdıktan sonra Beylikdüzü'nde Turan Taşkın Özer'in ofisinde ben ve İlhan Akbayır isimli müteahhit arkadaşımla buluştuk. Turan Taşkın bu toplantıda bizden yapmadığımız bağışın makbuzunu istedi. Turan Taşkın Özer'in, bunun Ekrem İmamoğlu'nun talimatı olduğunu söylemesi üzerine biz de bunu kabul ettik ve verdik.' ifadeniz doğru mu?" sorusuna "Aynen doğrudur." yanıtını verdi.

Savcının, operasyon öncesi gizli toplantı yapıldığı ve bir kısım sanıkların yurt dışına kaçırılmak istendiği iddiasını sorması üzerine sanık Soytekin, "Toplantıda 'Gitmek istersen seni de gönderebiliriz.' gibi konuşuldu. Ben direkt 'Benim her şeyim burada çıkmam.' dedim." şeklinde ifade kullandığını söyledi.

Fatih Keleş

FATİH KELEŞ PARALARI GÜVENLİ EVLERDE SAKLADI

Cumhuriyet savcısının "Bu operasyon sürecine ilişkin yapılan gizli toplantılar iddiası var. Siz de beyanlarınızda söz konusu operasyonun çok öncesinden duyurulduğunu ve Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere avukat Mehmet Pehlivan tarafından sistemdeki tüm aktörlerin uyarıldığını ve bu yüzden operasyon esnasında para bulunamadığını, Fatih Keleş'in sistemin paralarını güvenli evlerde sakladığını bildiğinizi söylemişsiniz. Ayrıca, Ekrem İmamoğlu'nun konutunda yaptığınız görüşmede Ekrem İmamoğlu'nun size 'Tedbirini aldın mı? Operasyon yapılacak. Sen de listedesin. Eğer emanet etmen gereken para veya değerli varlığın varsa bunları Turan Taşkın Özer'e emanet ver.' dediğini söylemişsiniz. Bu beyanlarınız doğru mu?" sorusuna sanık Soytekin "Aynen doğrudur." cevabını verdi.

Duruşmada sanık Soytekin'e soru sormak için söz alan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, "Sayın Adem Soytekin size de kolay gelsin ne diyeyim. 2008 yılından beri benim firmamla ticaret yaptınız, bu ticaret siyasi dönemimde de sürdü. Ben bu işin ciğerini, damarını bilirim. İmamoğlu İnşaat ile yaptığınız ticarette karşılığını alamadığınız 1 kuruş oldu mu?" ifadelerini kullandı.

Sanık Soytekin, herhangi bir alacağının olmadığını söyledi.

28. DURUŞMA SONA ERDİ

Duruşmada, örgüt yöneticisi tutuklu sanık Adem Soytekin savunmasını tamamladı. Soytekin'in savunmasının ardından "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 92'si tutuklu, 5'i müşteki-sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 28. duruşması sona erdi.

143 VURGUNDA MİLYARLAR KAYBOLDU

İddianamede Ekrem İmamoğlu'nun örgüt elebaşı sıfatıyla 849 yıldan 2 bin 430 yıla kadar hapsi istenirken, Murat Ongun, Fatih Keleş ve Adem Soytekin gibi isimler "örgüt yöneticisi" olarak suçlanıyor. Dosyada 143 eyleme ilişkin 160 milyar lira ve 24 milyon dolar kamu zararı tespit edildiği bildirildi.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler