Dünya nimetlerinden haklarına düşen, 2 günde bir bardak su ve 2 dilim ekmek.
Hayatla bağları kesilmiş.
Analarının sütü kesilmiş.
Toprak duymuyor onları, insanlar duymuyor. İnsanlığın en büyük günahının manzarası olarak, dünyanın gözüne sokuyorlar görüntülerini.
Malezya'da adamın biri altın kaplama yatına 3 milyar dolar ödüyor.
Belden yukarısı tutmayan insanlığıyla caka satıyor. Ölen çocuklar onun yatının pervanesinde.
Yıllar önce söylenmiş. "Zenginlerin zevkleri, yoksulların gözyaşlarıyla satın alınır."
Hayatı boyunca yüzüne sinekler konan Afrikalı çocukların aksine, böyle hayvan ruhlu adamların başına talih kuşu mu konuyor? Bu mu insanlık?
Bir insanın ruhunun temelinde mutlaka insan olmalı. Özellikle de çocuklar.
Zenginlerin sağırlığıdır Afrika'daki çocukların çığlığı.
Zenginlerin körlüğüdür, her 5 saniyede gerçekleşen ölümleri görmemek.
Dünyadaki 100 zengin, servetlerinin yüzde 0.5'ini bağışlasa, açlıktan ölen tek çocuk kalmaz.
O yüzden...
Paraya secde edenlerin bizdeki adı şeytandır!
Gelelim ülkemize! Zamanı öldürmek için "can sıkıntısından" bahsedilir ya...
Bir bardak çay içmekle geçen zaman diliminde, ortalama 60 çocuk ölüyor.
Çocuk ölümlerine alıştırılmış bir dünyanın, Afrika'da ölen çocukların derdine düşmesi ne mümkün!
Oysa, insanın kendi ruhunu yeniden kazanması için, önünde binlerce fırsat vardır. Bu da onlardan biridir.
İnsanlığın en utanç verici manzarasıdır. .
Her 5 saniyede bir çocuğun öldüğü bir dünyada, umarsızca yaşamak!
Ve hepimiz bu cinayete dahiliz. Hepimiz.
* * *
Her gece yolumun
Üstünde durma
Aşktan önce ekmek
Derdim var benim
Ateşten gömleği
Zaten giymişim
Senden önce hayat
Kavgam var benim
Dilimde dolanır
Yanık bir türkü
Sırtımda hayatın
En ağır yükü
Benimki kimsesiz
Garip bir öykü
Senden önce hayat
Kavgam var benim
Hakkı YALÇIN
* * *
MUTLULUK TAKVİMİ
26 Temmuz 2011
İşini iyi yap.
Denize çocuğunla birlikte gir.
Birini güldür.
Fıskiyenin önünde dur.
* * *
Ülkemizde haberciliğin bütün gücünü kadın kalçalarına verenler. Çocukları yaşatmanın mücadelesini veremez mi?
* * *
Mehmet Atalay
Bir Bayram Gazetemiz vardı çaldılar..
Şimdi Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay'ın katkılarıyla, Bayram Gazetesi'nin yeniden çıkması gündemde.
Mehmet Atalay, gelenekleri yaşatmak kadar, gazetecilerin de bayramdan nasibini alması ve işsiz gazetecilere bayramda iş imkanı adına harika bir mücadele veriyor Sistemin tüccarları izin verirse, bu bayram hayata geçecek.
Bizler de Mehmet Atalay'ı tarihimize geçireceğiz.
Gazeteciliğin tarihine.
* * *
Siz zamanı değil, zaman sizi harcar.