DÜNYA dönerken birileri de dünyayı parmaklarının ucunda döndürür. Zalimliğin çarkıdır bu! Filler unutmaz ya onlara küçük yaşta verilen zalim eğitimde iki renkli gösteri vardır. Yavru filler için bestelenmiş siyah-beyaz şarkıdır bu.
Fillerin gücünü uşaklığı çevirmek isteyen insanoğlu, meseleye yavru fillere uyguladığı işkenceyle başlar. Ormanda çukurlar kazar ve yeni doğan filler o çukurlara atılır ve çukurların içinde birkaç gün aç ve susuz bırakılır.
Sonrasında siyah renkli giysiler içindeki adamlar gelir, fillerin gözünde siyahın zalimliğini netleştirirler. Ellerindeki odunlarla yavru filleri öldüresiye döver ve o halde bırakır giderler.
Birkaç gün sonra bu kez beyaz giysili adamlar gelir, yavru fillere yiyecek verip yaralarını sarar, ardından da yavru filleri çukurlarından çıkarır. Yavru fillerin gözlerinden beyaz giysili adamlara karşı sevgi dolu bir geçit açılır. Gelecek zamanda borçlarını beyaz giysili adamların emrine itaat ederek geçirirler.
Çukurlar insanlar için de açılır. Ya hayatı zora sokmak için ya da korkaklığa yer açmak için, Vandallık çukuru, terör çukuru, çocukların hakkını yemek çukuru. Yetmez, toplumu yozlaştırma çukuru, geleneklerden uzaklaştırma çukuru! Vandallık çukuru, uyuşturucuya alıştırma çukuru, sanal ortamda insanlar nasıl linç edilir çukuru.
Sonra bilinçaltına yüklenen mesajlarla insanlar o çukurlardan çıkartılıp kullanıma açılır. Fillerin uysal olarak çıktığı çukurdan insanlar da piyon olarak çıkar. İyi birey olmayı reddeder, yaşadığı dünyaya ve insanlığa ihanet eder. Fillerin beyaz giysili adamlara gösterdiği saygıyı, çukurdan çıkan insanlar kendilerini eğitenlere gösterir. Özellikle de dolar yeşiline!
Şu sıralar çocuklar teknoloji ve yalan çukurlarında yeniden programlanıyor. Ahlaki çöküntü, fuhuş, uyuşturucu altın devrini yaşıyor. Bilinçaltına zehirli emirler dayatılıyor. İşin acı yanı anneler babalar için bu çukurların ve harcanan çocukların bir televizyon dizisi kadar önemi yok. Onların gönlünde ekrandan perde, hayatı burnundan çeken çocuklar yüzükoyun yerde. Canları yandıkları zaman analar babalar bir bakıyorlar ki, gerçek hikayeler kendi evlerinde!
MUTLULUK TAKVİMİ
Eski dostlarınla maziyi an.
Dişlerine mutlak özen göster.
Ne yaparsan kalbinle yap.
Sen benden ayrılmadın
Gözlerin ayrıldı
Ve şimdi onlar
Bana mı düşman
Sen benden ayrılmadın
Ellerin ayrıldı
Ve şimdi onlar
Bin kere pişman
Ayrılsa da yollar
Kalplerimiz bir Sen gitsen de gölgem
Peşinden gelir Kapım hep açıktır
Hiç çalmadan gir
Bize aşk lazım
Ayrılık değil
Hakkı YALÇIN
Şerefsizliğe 'kur yapanın' hayatı yazın da kışın da kıyak geçer.
Ütopya!
Hayatı yaşanılır kılmak için bütün şartlar dünyanın doğasında vardı, toprakları silahsız da sahiplenmenin önü açıktı kapattılar. Adı bile konmamış bebeklerin üzerine bombalar attılar. Gençliğimizde sınırsız bir dünya düşlemiştik de bir ütopyaydı. Sıradan insanların hangi isteği gerçek olmuş ki, bizimki de sadece rüyaydı. Uyandığımız zaman iş işten geçmiş, sapkınlar dünyayı ele geçirmişti.