CANLI YAYIN

Kayıp zamanlar

Eklenme Tarihi 16 Temmuz 2009
Çocukluğumun en anlamlı isimlerinden biriydi İdil Biret.
Yatılı okulda okurken adını duymuştum, "Harika çocuk" diye.
Onun parmaklarını, piyanonun tuşları üzerinde bir kuşun gezintisi olarak hayal etmiştim.
***

O zamanlar aydınlık bir ülkeydi Türkiye.
Ponponlu çorapları vardı küçük kızların.
Büyükler mini etek giyerlerdi de, kimse yan gözle bakmazdı.
Oyuncak bebeklere bakıp tahrik olan yobazların dürtüleri ayaklanmamıştı daha.
Aydınlığın ve çağdaşlığın altın yılları.
***

Meyhaneleri vardı İstanbul'un.
İçki içen kendine içerdi, kime ne!
Fasılları vardı sokakların.
Heybeli'de mehtaba çıkardı şarkılar.
Adalar'dan bir yar gelirdi.
İnsanlar deniz ve mehtaba sorarlardı sevdiklerini Komşuluğun dimdik ayakta olduğu yıllar.
***

Her mahallede bir Sadri Alışık.
Kapılar tahta, kilitler asma.
Diller kaymaklı kadayıf.
Böylesine hiddet ve nefret söylemleri yoktu politikanın.
Adalet, bugünlerde olduğu gibi kişiselleştirilmemişti.
Atatürk ilkelerine katıksız sadakat.
Kadınların, çocukların korkmadan sokakta yürüyebildiği muhteşem yıllar.
***

İdil Biret'den daha değerli hiç kimse tanıtamadı ülkesini.
Hiçbir sanatçı, ondan daha anlamlı bir mücadele vermedi, Türkiye'nin adını aydınlık insanların beynine kazırken.
***

O altın çocuk, şimdi patiklerini sakladığı yere saklıyor, aydınlık düşlerini.
Kayıp zamanların en değerli incisi gibi.
Çünkü o da biliyor bizim gibi.
Kaybettiklerimiz...
Bir daha asla kazanamayacaklarımızdır.