CANLI YAYIN

Karanfil

Eklenme Tarihi 15 Ekim 2009
Odamın duvarında bir fotoğraf asılıdır.
1988 yılında Şişli Camii'nde çekmişim.
Bir sinema emekçisinin cenazesiydi ve Nubar Terziyan da gelmişti.
Cenaze namazı için saf tutanların hemen karşısında, tek başına saf tuttu.
Ermeni'ydi, Türk insanını iliklerine kadar sevdi.
Ermeni'ydi, İslam dinine, bizim insanlarımız kadar saygı gösterdi.
Biz ona o saygıyı gösterdik mi?
Sanmıyorum.
***

İlkokulu Burgazada Yatılı'da da okudum.
Arkadaşlarımızın arasında Ermeni ve Rum çocukları da vardı.
Pandali'yi hala hatırlarım.
Çocukların arasındaki sevgiye ve saygıya, öğretmenlerin özen göstermediğini yıllar sonra anladım.
O zamanlar cumartesi günleri öğlene kadar okul vardı. Bizleri okuldan vapura yürüten öğretmenlerimiz, Burgazada'daki Rum evlerinin önünden geçerken, marş söyletirlerdi. "Türklerin gemisi kırmızı direkli İçindeki askerler aslan yürekli Rumların gemisi mavi direkli İçindeki askerler tavşan yürekli" Çocuk yaşımızda, bizlere düşmanlığın aşısını yapmak, neyin nesiydi?
Sorsam, cevaplar utanır belki.
***

Bir Türk'ün dünyaya bedel olmadığını, 1,5 yaşındaki bebeğin ırzına geçenler listesinde, Türk insanının da adının yazıldığını, zamanla hayat öğretti bize.
Düşmanlığın sırtından geçinen politikayla, neler kaybettiğimizi de, en iyi biçimde 12 Eylül'de öğrendik.
Politika kendini yenilerken, toplumu birbirine düşürmenin senaryoları da yenileniyor.
***

Bugün ülke sevgisi adı altında, Ermeni'yi Kürt'ü düşman bellemekle, hiçbir şey kazanamayacağımızı biliyorum.
Nefret politikasının sırtından geçinenlerin neler kazandığını bildiğim gibi.
***

Bizim ülkemizde barut çok.
Zehirli oklar, aşağılayıcı kalemler istemediğiniz kadar.
Oysa bir atımlık karanfilimiz kaldı.
Ve fazla zamanımız da kalmadı.