***
***
Eskiden Sarayburnu'nda kendini denize atanları kurtarmak için hayatını tehlikeye atan adamlar geldi gözümün önüne. "Şimdi nerde o yiğitler?" diyerek nasır tutmuş bir düşü uyandırdım. Sevdasını bile kalbine gömen eski zaman delikanlıları, yoldan geçen kadınları gözleriyle yiyen şimdiki zamanın düdük paçalı delikanlılarına bin basardı. Katillerin pabuçları dil çıkardı bana, martının kelepçesini çıkarmadılar hala. Kadınları katledip horlanmayan, tecavüzlerde hiç zorlanmayan abazan erkekler korosu şarkılarına başladılar. Herkes göbek atıp oynuyordu da içlerinden biri çıkıp meseleye parmak oynatmadı.***
***
Kadınlar adına oynanan oyunlar her yerde aynı. Martıların denizlerin üzerindeki çığlıkları da sanıldığı gibi açlığa değil. Onlar insanları işaret ediyorlar. "Arkanızdan gelen herkese güvenmeyin!" diye.
Hele önünüz denizse.
Hele kadınsanız!
10 EYLÜL 2025
Mutluluk Takvimi
Organlarını bağışla.
Kimseye dil uzatma.
Hak yeme!
Zaaflarını körelt.
El hareketiyle şaka yapma.
Çektiğim acılar
Yetmedi bana
Zararı yok yine
Dünyamı yıksın
Görmek istiyorum
Mahzun yüzünü
Yarabbim ne olur
Karşıma çıksın
Hayatım onsuz yarım
Yaralı umutlarım
O benim aşk meleğim
Bulmam lazım
Yardım et Yarabbim
Ağlıyor akşamlarım
Şahittir şarkılarım
Ben onu çok özledim
Yalvarırım
Döndür onu Yarabbim
Hakkı YALÇIN
Başkasının elindeki suyu bile gözleriyle içen adamlar var artık!
Kayahan'a Rahmet!
Kimileri kullandıkları otomobillerde beyzbol sopası, kesici alet, ateşli silah hatta tetikçi bulundurur. Kimileri satmak ya da kullanmak amaçlı uyuşturucu bulundurur. Kimileri de kendilerini ayrıcalıklı göstermek ve emniyet şeritlerinde cirit atmak adına "çakar" bulundurur. Rahmetli sanatçı Kayahan, otomobilinde yol kenarındaki çocuklara dağıtmak için mutlaka "gofret" bulundururdu. Sevgi adamı olmak böyle bir şeydi. O yüzden her zaman kendisini rahmetle anıyorum. Sanatına saygı ve çocuklar aşkına!