CANLI YAYIN

İsyan

Eklenme Tarihi 20 Ekim 2011
Yine şehitler, yine kanayan yürekler.
Yine aynı soruları soracağız.
Neden ülkede bir şeylerin değişimi olurken, ölümler artar?
Bunlar tesadüf müdür, hesaplı kitaplı soysuz bir organizasyon mu?
Sorularımız bitmeyecek.
Kendi topraklarımızda neden bu kadar kolay ölür çocuklarımız?
Vatana emanet ettiğimiz delikanlılar, neden teslim ettiğimiz biçimde geri dönemezler?
Asker ölmek için vardır da, yaşamak için niye yoktur?
***

Analarda dişlerinden tırnaklarına kadar acı.
Yüreklerinin iki yanında iki çığlık.
Bir yanları yaşayan ölü, öbür yanları dimdik ayakta.
Onların acısını dindirmek için, hangi cümleleri kuracağız? "Vatan sağolsun" diyenlere, "Yeter artık! Vatan sağolsun da, çocuklarımız niye sağolmasın?" diye haykırmayacak mıyız?
***

Teröristlere verdiği hakları kendi vatandaşına vermeyen, polisini tokatlayan kadını Meclis'e sokan demokrasi bizdeyken.
İsrail ve Pentagon patentli puştlar, yorumcu kılığında televizyonlarda teröre köpeklik ederken.
Çocuklarımız onlar için ölümün süs bitkileri olacak da, bizler hala suskun mu kalacağız?
***

Gazetelerin sözde yüreği yanacak.
Gerçekleri bile yazamayan korkak yürekleri mi? Ahlaksızlığı emziren kaypak yanları mı?
Ekranlara bakacağız, timsah gözyaşlarına. "Soysuz yarışmalar ve dümbük dizilerle uyuttuğunuz toplumla gurur duyarken, şehitlerin yasını tutmak sizlere yakışmaz" diye haykırmaktan korkacak mıyız?
***

Türk bayrağı asmanın bile suç sayıldığı bir ülke haline getirilmişken.
Mustafa Kemal ilkelerini savunmak, neredeyse infaz sebebi sayılırken.
Çocuklarımız Azrail'in asker arkadaşı sayılacak da, bizler sadece ölülerimizi mi sayacağız?
***

Neymiş, uçaklarımız terörist yuvalarını yerle bir etmiş.
Bir varmış, hiç yokmuş.
Hicaz makamında şarkılar dinlediniz.
***

Dün sabah Zeytinburnu sahil yolunda gencecik bir kadın, otomobilini durdurup, Türk bayrağını sallıyordu.
Yoldan geçenlere baktım, önceki akşamdan kalan televizyon dizilerinin uyku halindeydi.
Erkekler, naklen yayınlanan maçların etkisinde. "Aman canım, memleketi ben mi kurtaracağım" duygusunun egemen olduğu. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" kaypaklığına yaslanmış, yollarına devam ediyorlardı.
Camı açıp bağırdım. "Yakılan orman sizi de yakacak!"
***

Sizlere gelince...
Sizler o soysuz televizyon dizilerinizi kaçırmayın.
O yavşak yarışmalardan, futbol karhanelerinden gözlerinizi ayırmayın.
Yakında sizlerin hayatının dizisi de çekilecek merak etmeyin.
Sizler de çekeceksiniz bu korkaklığın
ve sorumsuzluğun günahını.