Dalgın duran bir arkadaşınıza "ne düşünüyorsun?" diye sorduğunuzda size "hiç" diye cevap verse de o arkadaşınız belki dünya kadar derdin içindedir.
'Hiç' cevabının içi bazen çok doludur.
Ve bir kelimenin çok daha fazlasını içerir.
O arkadaşınızı karşınıza oturtup içindekileri dökmesine yardımcı olun.
Yoksa siz de onun gözünde gün gelir "hiç" olursunuz!
***
Bazı sorulara vicdanlar cevap verir.
Hayatınız boyunca sokaktaki yaşlı kadından kaç kez mendil aldınız? Kimleri giydirdiniz hiç karşılık beklemeden?
Bir kedi yavrusunu patilerinden tutup evinize getirdiniz mi hiç? Avuçlarınızdan su içirdiniz mi bir sokak köpeğine?
Hazır betonu mu tercih ettiniz, yoksa kendiniz mi karıştırdınız çimento, kum ve suyu?
Taze balığı size ayırdığı için delikanlı saydığınız balıkçıya başkalarına bayat balık sattığı için tepki gösterebildiniz mi?
***
Hiç kar erittiniz mi pekmezde? Kan kusup "şerbet içtim" dediniz mi?
İnsanlara nüfus cüzdanlarına bakmadan saygı göstermeyi öğrendiniz mi?
Hayatı omuzlarından mı tuttunuz paçasından mı? Kaç kez suya sabuna dokundunuz? Yasalar önünde birilerine eşit davranılmadığını görünce haykırdınız mı hiç?
Sırf sizin gibi düşünüyor diye bir ahlaksıza göz yumdunuz mu?
Ödemeniz gereken bedelleri başkalarına ödetenlerden misiniz yoka?
***
Kana susayan katiller için "çeşme" yapılmasına itirazınız vardır eminim.
Peki, "hiç" kan verdiniz mi?
Bir yoksulu giydirdiniz mi?
Çocukların ocaklarına incir ağacı dikilirken, sizler hiç karşılık beklemeden birilerinin söküğünü diktiniz mi hiç?
İnsanlık ve gelecek adına hangi imza kampanyasında adınız var?
Söğüt dalından kaval yaptınız mı hiç?
Parayı verene mi çaldınız düdüğünüzü gönlünü verene mi?
Sorun bakalım kendinize.
Postal mısınız çiçek mi?
Kuş musunuz böcek mi?
Barış mısınız savaş mı?
İnsanlar kolayca öldürülürken "ama ben yaşıyorum" demekle meseleyi halledenlerden misiniz?
***
Herkesi kendi mezarına götürür hayat.
Bilelim ki mahşer de var. O yüzden ölüm kapımızı çaldığı zaman insanlığımız olsun ayakta kalan! Yoksa tabut açıldığında hiçbir şey çıkmaz içinden.
Eğer bir parça sevgi biraz umut kaldıysa içinizde, herkese dağıtın. Kalmadıysa mahşere randevu verebilirsiniz.
Acele etmenize "hiç" gerek yok!
MUTLULUK TAVİMİ
İstediğini değil gerekeni al.
Talih oyunlarına yem olma.
Gece yarısı radyoda müzik dinle.
Siyaset yapma.
Seni böyle hüzünlü
Gören biri olursa
Gurur saçaklarında
Buzlar çözüldü dersin
Kulakları çekilmiş
Çocuk gibi beklerken
Gözlerimden yaş değil
Yağmur süzüldü dersin
Çoktan bitti bu masal
Rüzgardan kırılmış dal
O rüzgarı bir daha
Sever mi sanıyorsun
İhanetin yüreğime
Kaydedildiyse
Bu aşk sonsuza kadar
Kaybedilmiştir
Hakkı YALÇIN
Yalan doğrudan artakalan değil, insanın koynuna sokulan sinsi bir yılandır
Böyle mutluyum!
Televizyonlarda haberleri ve
tartışma programlarını izlemeyi
çoktan bıraktım.
Bir arkadaşım bunu
duyunca çok şaşırdı da "niye?" diye sordu,
"sağlığım bozulmasın" diye karşılık
verdim.
Boş konuşup hiçbir şey
anlatmayanların çoğunun kurdukları
cümlelerin içinde kişisel çıkar
hesapları var.
Fotokopi makinelerinde
çoğaltılmışlar. Bazılarını
geçmiş yıllardan
tanıyorum, bazılarını
gözlerindeki nefretten!
"Yüzlerine estetik yaptıracaklarına
beyinlerine yaptırsalardı" diyorum.
İkinci mevki biletlerle Burgazada'ya
yolculuk yapan çocukluğumun onurlu
öğretmenlerini saygıyla anıyorum.
Bizlere hayatı da öğrettikleri için!