CANLI YAYIN

Hesap ve sorgu!

Eklenme Tarihi 20 Haziran 2023

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

KIŞIN peşinden koşarak geleceğini tahmin ettiğimiz 'Bahar'ı görmedik 'Yaz'ı mı göreceğiz?
Yarından sonra günlerin kısaldığını da hesaba katarsak, yaz da vedaya hazırlanıyor demektir.
Bodrum'da Çeşme'de pespaye şöhretlerin sükseli tatil görüntülerine bakıp bahtımıza mı yanalım?
Yakılan ormanların lüks otellere dönüştürüldüğü bir ülkede "yedi iklim dört mevsim" masallarının bile kalmadığına mı?
Elini verince kolunu isteyen, meyveyi verince ağacı isteyen insanoğlunun harisliğine yazlar da kurban olsun kışlar da öyle mi? Ne yazık ki öyle.

***

Çok bilinen bir şeyi anlamamış olmakla, anlamadığımızı fark etmemek arasında gezintiler devam ediyor.
Eskiden dokuz doğuran umutlar şimdi kısırlaştırıldıysa tabiat ana ne yapsın!
Tabiatın gözleri dolduğu zaman seller götürüyorsa, tabiatın kafası attığı zaman yer yerinden oynuyorsa, tabiat ana gelecek zamanda çöllerin sıcak tülünü de boynumuza saracak.
"Biraz da böyle yanın!" diye.

***

Üç yıl kadar önce geleceğin dünyasına ışık tutmak için yapılan ekrandaki belgesellerden birinde karşıma küçük bir kız çocuğu çıkmıştı.
"Geleceğin dünyasında ne istersin?" diye bir soruya 8 yaşındaki kızın verdiği cevaba bayılmıştım.
"Gelecekte bir tohum ekip ondan et üretmek istiyorum, hayvanları kesmesinler." Hayvanların kesilmesinin önüne geçmek için en masum tohumu üretme çabasındaki bu küçük kız çocuğuna karşılık, insanlar yakamadıkları ağaçları da kestiler çocukların gelecekle olan hayat bağlarını da.

***

"Bu dünyayı gelecek nesillerden kiraladığımızı unutmayalım" cümlesi belgeselin öznesiydi.
Dünyanın geleceğinden ve büyüyen çocuklardan kendini sorumlu tutan bir babanın kendi çocuğuna söylediği bir sözü hatırlıyorum.
"Seni mahcup eden bir baba olmayacağım." Burada verilen söz; borca sadık kalmanın sözüydü. Gezegene ihanet etmeme sözü. Ormanları otellere çevirenlere karşı durmanın, güneş enerjisini en yoksul mahallelerde bile üretmenin sözü.
Dünyadaki karbondioksiti en çok emme görevi üstlenen denizlere sahip çıkmanın sözü.

***

Bundan 20 yıl önce yapılan araştırmaya göre dünyada iklim değişikliklerinin önüne geçebilmek için kişi başına 10 bin fidan dikilmesi gerekiyordu.
Oysa yeni gökdelenler ve oteller dikilmesi için patron başına yakılan orman sayısında patlama yaşandı.
Herkes kendisinden önce dikilen ağaçların yakıldığı gerçeğini görmekle, bir tane ağaç dikmediği gerçeğinin arasındaki tarzını sorgulamakla yükümlüdür Çünkü tabiat ana geç kalınmanın da hesabını soracaktır kendisinden çalınanların da.
O yüzden "yaz neden gelmedi?" diye sorarken, önce tabiat ananın bizlere sorduğu soruların cevabını vermeliyiz!
"Niye sorgulamadın? Niye seyrettin?"

MUTLULUK TAKVİMİ
Lütfen demeyi alışkanlık edin.
Marketlere güvenme.
Sebze ye.
Korna çalma.


Bende gözlerin kaldı
Son şarkımın izleri
İçimde uzun geceler
Yaktım bütün denizleri

Öyle bir ayrıldık ki
Kitaplara sığmadı
Saplandın gözlerime
Artık güneş doğmadı
Senden sonra sevmedim
Resimlerin tanığım
Yüreğim kum sıcağı
Hala sana yanığım
Hakkı YALÇIN

Genco Erkal'ın okuduğu bir satır şiiri, Zülfü Livaneli'nin tüm şarkılarına değişmem!

Haykırmaya devam!
Önceki gün çocukluğumun evlerinin
yıkıldığı Merter Tozkoparan'daydım.
Semtte uyuşturucu konusunda
baskınlar olmuş, torbacılar tutuklanmış.
İstanbul'un birçok semtinde
uyuşturucuya karşı bir hareketlenme var
ama yeterli olduğunu zannetmiyorum.
Bir tane torbacı çakal kalmayana
kadar, o torbacıların arkasındaki
"şerefsiz patronlar" hapse tıkılana kadar
haykırmaya devam.
"Çocukları korumak devletin asli
görevidir. Uyuşturucuya karşı mücadelede
boşa harcanan her gün binlerce çocuğun
harcanması demektir!"