CANLI YAYIN

Hesap!

Eklenme Tarihi 16 Aralık 2021

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler
BAZEN bir kitapla bazen sanatla topluma ayna olmak vardı bir zamanlar.
Büyükler ya ayakkabılarını bağlamak için eğilirdi ya da dostlarının dizlerinin çözülen bağları için.
Şimdi küstahlık moda!
Oysa insanlığın ayakta olduğu yıllarda her mahallede bir Sadri Alışık olurdu!
Sadri Alışık sadece bir sinema sanatçısı değildi, insanlara ilham veren onurlu bir delikanlıydı, boş cebinden çıkardığı elini uzatırdı gönül zenginliğiyle.

***

Sadri Alışık filmleri toplumun aynasıydı.
Ekmekle oynamazdı Sadri Alışık, siyaset yapmazdı ve her zaman sözünün arkasında dururdu.
Vicdanın ve zarafetin insanlığın kitabında yazılı olduğunu bilirdi.
Elinde avucunda olmasa da mahallede kimin neye ihtiyacı varsa koşar gelirdi.
Derslerimizi mum ışığında yapardık ama hepimiz aydınlığa koşardık.
Televizyon kanalı bir taneydi ama keyifle izlerdik.
O yüzden Sadri Alışık kuşağı talihli bir kuşaktır, zeytin ekmekle doysa da.
O yüzden Sadri Alışık resimleri bugün bile insanlık tarihinden sızan ışıktır.

***

Paradan başka hiçbir gerçeğin özne olmadığı bir düzendeyiz artık, asaletin de büyüsü bitti adaletin de.
El üstünde tutulanların gözlerine bakıyorum da ne sanatla ilgileri var ne insanlıkla.
"Neden Sadri Alışık benzeri bir adam yok?" diyorum.
Cevabını gerçekler veriyor, "film icabı da olsa üretilen kötülük ve zorbalık televizyonların sosyal statüsüdür."

***

Keşke sorgulamadan yaşamayı öğrenseydim. Kaybettiğimiz güzelliklerin bir daha asla gelmeyeceğini biliyor ve kahroluyorum çocuklar için.
Annelerinin televizyon dizilerinin karşısında 'ayılıp bayıldığı' çocuklar kitap okumuyor artık, televizyon okuyorlar ve en kolay da o teknolojide kirleniyorlar.
Çünkü yapılan araştırmaya göre çocuklar televizyonlara anne ve babalarından daha çok inanıyor!

***

O yüzdendir ki kötü insanların paha biçilmez olduğu bir düzende ölü çocuklarını doğuruyor hayat, bizim çocuklarımızı!
Onlar böyle büyüyecekler, bellerinde silah ağızlarında küfür ve yalanla!
Emir böyle, 'biri silahını çekip vursun, biri bıçağı saplasın!'

***

Kalple dil arasındaki mesafeyi bile kontrol edemeyenlerin başını taşlara vuracak kadar ömrü olacak mı?
Onu da kendileri hesaplasın!

Mutluluk Takvimi
Eski eşyaları değerlendir.
Evin camlarına güneş resmi as.
Bahiste talih arama.

Sil baştan demek kolay
Unutmak zor
Bu hayat her zaman
Bildiğini okuyor

İhtimallerde yoksan
Bari aşkı hatırlat
Bu kalbi sevmek için
Taşıyoruz be hayat

Bizim neyimiz noksan
Ömrümüze ömür kat
Biz zaten ölmek için
Yaşıyoruz be hayat
Hakkı YALÇIN

Unutma ki seni sırtından vuran bir daha vuracaktır.

Sırlar açıkta!
Gençliğimizde toprak çanaklardan güneşi içenlerle bilmem kaç bin dolarlık şampanyayı içenleri kıyasladığımız için damgalandık.
Doların yükselmesini bahane ederek çocukların ağzındaki lokmayı bile çalanların dünyasında yaşıyoruz artık.
Aylar önce ambalajı yapılmış gıdalara bile günaşırı zam yapılırken zalimler ellerini ovuşturuyor.
İnsaf kurudu vicdanlar paranın kutusu oldu. Ne garip dünyadır ki aynı mesleğe sahip olduğumuz insanların içinden bilmem kaç milyon dolarlık servete sahip olanlar çıkıyor.
Sırlar açığa çıksa ne yazar!