Yine ikinci yarı reenkarnasyonu!
İlk yarıdaki ölü takıma karşılık, ikinci yarıda kazanma tutkusunu sahneye koyan Fenerbahçe, bizlere şunu gösterdi.
Kötü futbol neticeye sebep değildir.
Ama kazanma tutkusu her şeyin ötesindedir. Ligde 5 maç üst üste kazanmanın öznesi de bu tutku zaten.
***
İlk yarıda ürkek bir Fenerbahçe.
Buna karşılık sahayı enine ve boyuna iyi kullanan bir Gençler.
Fenerbahçe forvetinin rakip savunmaya hiç baskı yapmadığı dakikalarda, Gençler'in orta alanda boy göstermesini izledik.
Derli toplu gelişlerde, Fenerbahçe orta alanının seyirci rolünü üstlenmesine şaşırdık.
Kuyt'un geri çekilmesi, Sow ve Webo arasındaki bütünlüğün oluşmaması, Fenerbahçe'yi Caner'in keskin ortalarından yarattığı tehlikelere mecbur etti.
İlk yarı sonunda Fenerbahçe orta alanının sıfır çektiğini.
Savunmanın oyuna hiç katılmadığını ve sahadaki en verimsiz isimlerden birinin Gökhan Gönül olduğunu not ettim.
***
Fenerbahçe'nin ikinci yarıda klasik galibiyet kurgusunun içine gireceğini düşündüm.
Kendilerini 3 puana ait hisseden baskıyı da, anında gösterdiler.
Savunmadan hızlı çıkışlar, golün anonsuydu.
Ve Kuyt sonucu belirleyen vuruşun sahibi oldu.
Gecenin kalite kokan kısımlarında öne çıkan isimlerin başında yine Caner vardı.
Mehmet Topal ve Kuyt'u da "çalışkan öğrenciler" olarak tırnak içine aldım.
***
Görünen bir şey varsa.
Her şey yolunda. 5 maçtır üst üste kazanmak kolay iş değil.