CANLI YAYIN

H’at sahibi!

Eklenme Tarihi 06 Haziran 2023

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

ÖZELLİKLE yaşlı insanları telefonda korkutup, o insanların paralarını iç etmeyi meslek edinen çakallardan biri önceki gün yine ev telefonumdan aradı.
Her zaman aynı başlangıç!
"Hat sahibiyle mi görüşüyorum?" Eskiden anında tepki gösterirdim de bu kez sakin kalmayı tercih ettim. "Evet" dedim, "at sahibiyle görüşüyorsunuz!" Şaşırdı, "nasıl yani?" dedi.
"Benim yarış atlarım var, onlarla ilgili olarak aramıyor musunuz?"

***

Bir telefon çakalına at sahibi hat sahibinden daha değerli geldi, bana cevap verirken ağzından salyalar aktığına eminim. "Aaa evet evet!" "Kaç zamandır atlarımı soran çıkmamıştı, sigortayla mı ilgileniyorsunuz?" Bu defa hazırlıksız yakalandı. Birkaç saniye düşündü, bir at sahibinden para sızdırmanın krokisini aradı da atlarla görüşmeyi tercih etti.
"Atlarınızdan birini satın almak istiyorum!" "Hangi atı seçtiniz acaba?" Bir anlık suskunluğuna iğneyi soktum. "Hayalinde kazandığını gerçekte kaybedince insanların dili tutuluyor galiba." Hırsızın arsız savunması; "kafam dağıldı birden. Atlarınızın adı neydi?"

***

Onu yaşadığı ormana geri götürmek için "fırsat bu fırsat" dedim.
"Siz beni aradığınıza göre, özel bir tercihiniz olmalıydı!" Savunması da ucuzladı; "son zamanlarda yarışlarda o kadar çok kayıp yaşadım ki aklım da gidip geliyor." "Pardon" dedim "sesiniz gelmiyor!" Akılsız cümle konusunda "duble" yaptırdım.
Bir çakalın izini sürmek hoşuma gitmişti, "peki" dedim, "aklınız başka hangi konularda gidip geliyor?" Bu defa kaleye geçti. "İnsanlardan o kadar çok darbe yedim ki, bazen ne konuştuğumu bile bilmiyorum." "Ooo sizin de canınız varmış demek!"

***

Belli ki çakalın acelesi vardı, ben de sözde atlarımın isimlerini sıralamaya başladım. "Hayat, memat, sırat, kanat, marmelat. Hangisi ilginizi çeker!" Söylediğim isimlerden beklediği karşılığı alamadı, birkaç saniye sessiz kaldı.
Onun kirli ellerini yukarı kaldırmanın da sırası gelmişti artık. "Pardon" dedim "sizin adınız neydi?" Kem küm ederken, "ulan çakal!" dedim, "ya gövdeni ortadan del ya da aradığın adrese gel!" Telefon çat diye kapandı. Ev telefonumun üzerinde aranan numara duruyordu geri dönüş yaptım, "aradığınız kişiye ulaşılamıyor!"

***

Çakalların bizlere kolayca ulaştığı bir düzende bizlerin onlara ulaşamaması sorun değil. Bizler de böyle bulaşırız.
O çakal kimi aradığını bilse de yarından sonra "hat sahibiyle at sahibi" arasında bir tercih yapmak zorunda.
NOT: Kaç yıldır atlara kamçı vurulmasına gösterdiğim tepki bu topraklarda ilgi görmedi diye, telefondaki sohbet de sadece çakalla benim aramda kalmasın!
DİPNOT: O yüzden bu meseleyi bahane ederek bir kez daha haykırıyorum. "Atlara kamçı vuran bir tane zalim kalmasın!

MUTLULUK TAKVİMİ
Kazananın hakkını ver.
Çiğnediğin sakızı yere atma.
Uyuşturucuyla mücadele et.

Hep sevdim ve yenildim
Hep yenildim ve sevdim
Bu yürek hiç kimseye
Boyun eğmedi Yaşanmamış aşklar da
Yaşadım elbet
Birçoğu yaşandığına
Bile değmedi
Artık inanmıyorum
Ne yemine ne aşka
Elimde bir demet hüzün
Gidiyorum
Gidecek yerim yok
Kendimden başka
Hakkı YALÇIN

"Kaza süsü" bu topraklarda "özel katiller" için üretilmiş makyaj biçimidir.

Haziran!
Haziran ayında bulutlar bile kederli.
Bizler nasıl ki tabiatın dengesi ile
oynuyoruz, mevsimler de bizimle oynuyor
artık.
Her insanın geçmişteki savurganlığının
bedeli olarak geleceğe borcu vardır.
Ama ne yazık ki, insanoğlunun tüketim
ruhu acımasızdır.
Mademki toprak ana!
İçinde yaşadığımız gerçekler yarın çok daha
acılarını doğuracak. Mademki gökyüzü!
Kara bulutlar haziran ayında ruhumuzu
karartacak.