CANLI YAYIN

Halil'in kanunu

Eklenme Tarihi 10 Ekim 2012
Kemanlar gecelerin hüznünü çalar, gitarlar deniz kıyılarını.
Bir müziğin tınısı çok şeyin sebebidir.
Halil Karaduman kanun çalarken, bir tren geçerdi şehrin ortasından.
Trenlerin içinde insanlar pencereden sarkardı sevdalara.
Şarkılar aşkı söylerdi, ayrılığı.
Halil kanun çalarken, insanlar kendinden geçerdi.
***

Halil kanun çalarken, eski zamanlar fotoğrafların içinden çıkardı.
Gazinolar, 45'lik plaklar, sanatın en asil yılları.
Ciddi adamdı da, kanun çalarken gülerdi.
Şarkıları da güzel okurdu, sanatçısına eşlik ederken.
Gözleri uzun yollara bakar gibi bakardı.
Cüzdanlardaki vesikalık fotoğraflar gibi.
Halil kanun çalarken, insanların içindeki çocuklar bile dışarı çıkardı.
***

Dizlerinin üzerinde dururdu kanunu.
Çıkardığı sesin dokusu, tek kişilik bir orkestranın ağız birliğiydi sanki.
İstanbul'da çalsa, başka şehirlerden duyulurdu.
Ne hayatın dertlerini bırakırdı insanlarda, ne nefretin izini.
Özel hayatında da, başını kabuğuna çekmiş bir kaplumbağa gibi yaşardı.
***

Önceki gün müzisyen arkadaşım öldü, kalp krizinden.
Halil Karaduman.
Aynı yaştaydık, muhteşem kanun çalardı.
Dünya çapında bir adamdı.
İşini en iyi biçimde yapmanın getirdiği stres, sanatçı kaprisinin yarattığı kalp ağrıları onu aldı götürdü.
***

Böyle ölümler, detaylı düşünen hassas adamların kaderidir.
Halil'in kanunu sevmeyi çağrıştırırdı.
Hayatın kanunu ölümü.
Kim kazandı zannediyorsunuz?
Halil'in kanunu kulaklarımızda çınlarken.
***

Halil öyle bir kanun çalardı ki.
Dinlerken cennetin sesini duyardınız sanki!

* * *
SAKINCASI YOK!
Balonlara havalı tüfekle atılan saçmalar, geçen yıl İzmir'de 8 yaşındaki Elif Çakıcı'ya isabet etmişti. Saçmaların kalp zarına saplanması sonucu tedavi gören küçük kızın ölümden döndüğü dava sonuçlandı.
Para karşılığı tüfeğini kullandırtan adama para cezası, tetiği çekene ceza yok.
Bu demektir ki, 8 yaşındaki bir kızın ölümden dönmesinin "sakıncası yok!"

* * *
İyi olmaz yaralar gibi, iyi olmaz düşünceler de vardır.

* * *
Film festivalleri, filmlerden gayri her şeyin konuşulduğu bir reklam pastasına dönüşüyorsa. O pastayı kimin yüzüne atalım?

* * *
10 Ekim 2012
Mutluluk takvimi
Uyandığın günün gecesinde uyu.
Cam çiçekleriyle konuş.
Spagetti yap.
İstediğini değil gerekeni al.
Süt iç.

* * *
Bu gece sıradan
Bir gece değil
Gitmekle bu aşkı
Öldüremezsin
Biliyorsunsana
Nasıl tutkunum
Bendeki yangını
Söndüremezsin

Bu sevdayı ömür boyu
Gözlerimde bulacaklar
Söylesene yüreğimi
Söküp de mi alacaklar

Bendeki bu deli hasrete
Yürek dayanmaz
Bu şehir bu gece yanmazsa
Bir daha yanmaz

Hakkı YALÇIN