Hukukun düzene girmesini.
Bağımsız yargıyı.
Cumhurbaşkanı'nın devreye girmesini.
Sadece iktidarın değil, muhalefet partilerinin de, hukukun üstünlüğü için parmak kaldırmasını. Ama bakıyoruz ki...
Haksız hukuka seyirci hayat.
Genelkurmay, Ergenekon ve Balyoz davaları için suç duyurusunda bulunuyorsa.
Cemil Çiçek; "Mahkemelerin bağımsızlığı maddesi bu memlekette ölmüştür" diyorsa.
O ülke herkes için korkulacak bir ülkedir.
Tuttuğunu götüren sistemin, herkesin yakasına yapışmayacağının garantisi yoktur.
Hukukun iktidarı devirmek gibi bir görev üstlendiği görülüyor da susuluyorsa.
Hukuk; seçim duygusuna saygı duymuyor da, kendi kurallarını uyguluyorsa. "Ordu'ya kumpas kuruldu" diye, yeniden yargılanmanın kapısı aralanıyorsa Ve adaletten şüphe duyuluyorsa.
Devleti temsil eden bütün güçlerin, ortak hareket etmesi gerekmiyor mu?
Ama bakıyoruz, yükün sadece Başbakan'ın üzerine boca edilmesinden hoşnut olanlar var.
Bunun adı iktidar sendromu!
İktidarın yıkılmasıyla yükseleceğini zannetmek.
Ya da fırsattan istifade etmek.
Suçunu ispat edememenin bile suç sayıldığı bir ülkede yaşıyoruz.
Suça bulaşmamak için suçlayanların saflarında duranların, ellerini ovuşturduğu bir düzende.
Bağımsız bir yargı düzeni bu ülkenin hakkı değil mi?
Ülkenin üzerindeki kara bulutları dağıtmak için.
İnsanların yüreğindeki korkuyu budamak için.
Ve gerçek demokrasiye saygı duymak için.
Hukukun üstünlüğünü görmek istiyoruz.
Çünkü haksız hukukun külfeti ağırdır, insanın aklını başından alır.
Gerçek hukukta özgürlük ve demokrasi baki kalır.
* * *
ALTIN KALEM
İngiltere'deki ünlü Harrods mağazasında fiyatı 103 bin TL tutarındaki kalem konuşuluyor.
18 karatlık sarı ve beyaz altından yapılmış, sadece özel anlaşmaları imzalamak için kullanılacağı tahmin edilen bir kalem.
Bir kalemin fiyatı, nerede kullanılacağına bakılarak değer buluyorsa.
Onu kullanan kişilerin "kaç paralık" olduğunu sorgulamak de gerekir.
Özel anlaşmalardaki getirisiyle orantılı olarak.
* * *
Nezaket parayla satın alınmaz ama her şeyi satın alır.
* * *
Ülkedeki istikrarın yıkılmak istenmesiyle, iktidara yönelik siyasi hamleler arasındaki bağın bedelini de halk ödeyecek.
* * *
4 Ocak 2014
Mutluluk takvimi
Bugün mavi düşün.
Her türlü şartta özgürlüğü savun.
Mizah dergisi oku.
Sokaktaki müzisyene bahşiş ver.* * *
Bir çocuk tanıdım
Aşkı tanımayan
Bir masal kuşuna
Kanatlar taktı
Bir çocuk tanıdım
Yüreğini ısıttı nefesiyle
Sevdası kor gibi
Gözünden aktı
Bir çocuk tanıdım
Çok sevdiği birinin
İçindeki yangını
Söndürmek için
Kendini yaktı
Bir çocuk tanıdım
Kalbi köy mezarlığı
Giderken kalbini
Bana bıraktı
Hakkı YALÇIN