Ödenir.
Bunun adına sadece bizim ülkemizde gazetecilik denir!
Dün, çalışan gazetecilerin günüydü.
İşçi tulumu giyenlerin!
Başkalarının ceketini giyerek, başkalarının kalemiyle yazanların değil!
Ama ne acıdır ki!
Gazeteciliğin gerçek işçilerine gününü gösteren bir düzen var artık.
Bir de televizyon gazeteciliği üretildi.
Hakem ve futbolcu eskilerini paha biçilmez yapan.
Para için olmadık soytarılığa tapan!
Geleceğin gazetecilerine, popüler yavşaklığın her şeyin üzerinde olduğunu öğreten!
Bu mesleğin her günü onların!
Televizyon dediğin, insanlara kardeşliğin, ahlakın ve bütünlüğün kapısını açar.
Biz siyah beyaz televizyon döneminde öyle gördük.
Biz hayatımızda sansürün yararlı bir şey olduğunu da, şimdiki zaman televizyonlarının "soysuzluğa tanınan özgürlüğünde" gördük.
Gazetecilik tok gözlülüktü eskiden.
Şimdi anasının gözü!
Eskiden yağ kuyruklarımız vardı, şimdi yağcı kuyrukları var.
Eskiden gazeteciliğin anlamı vardı.
Şimdi demokrasinin yasaklandığı bir festivalde, ne basın özgürlüğünün, ne gerçek gazeteciliğin anlamı var!
Ne de özel günlerin!
Dün çalışan gazetecilerin günü kutlandı.
Farz edin ki, bir sinek vızıldadı.