Fenerbahçe her haliyle eleştirilirken.
Galatasaray'ı gereğinden fazla abartanlar, azalmasına gereken eleştiriyi de göstermedi.
Fenerbahçe'de Güiza gibi bir başağrısı var ama...
Hala bu ülkede bir Alex yok.
Ondaki başkalığı anlatacak ne kadar sözcük bulursak bulalım.
O yenisine zorluyor bizi.
Eskişehir karşısındaki Galatasaray'da yalanlar doğruları götürdü. Mehmet Topal yalan, Hakan Balta ve diğerleri yalandı.
Tek doğru Keita'ydı.
Fenerbahçe kazansa da laf oluyor.
Galatasaray puan kaybetse de eleştiriden muaf oluyor.
Ben diyorum ki...
Fenerbahçe kekemeyse...
Galatasaray dilsiz.
Ayrıca ülkede bir rekor arıyorsanız.
İşte Gençlerbirliği ve Eskişehir.
7 hafta yenilgi yüzü görmeyen iki takımı hükümsüz sayarsak, ligin kalitesini hiçe sayarız ki... O zaman da, tarihe geçmenin anlamı yok.
Antalyaspor gibi oltasını arayan, enayi balıklar denizinde.
Trabzonspor, zor kazandıklarını kolay kaybetmeye meyilli bir takım. Takımda bütünlük sorunu olduğu muhakkak.
Bursaspor, geçen yıldan kalan sadakatin temsilcisi. Kazanmayı alışkanlık haline getirdiklerinde, lige renk getireceklerine kuşku yok.
Üç Büyükler için Avrupa sınavında ikinci perde yarın başlıyor.
Aşkın terli forması asıl bu maçlar için gerekiyor. Hatırlatırız!