Partililerin, gölgesinin bile düşmediği Diyarbakır'a ayak basan halleridir.
Diyarbakır'ı bu ülkenin şehri sayan saygılı mitingleri. Ülkenin göğsündeki ağrıyı dindirme çabalarıdır.
Diyarbakır'ın çağıran bir sesi vardır.
Bu seçimde duyulmuştur.
Kardeşlik merhemi en çok Diyarbakır için gereklidir.
Sadece şehre değil, insanların kalbine de girilmiştir.
Sırrı çözülmüştür bu şehrin.
Demek ki neymiş.
Sevdalı bir yüzle, hayata bir tebessüm sunmak bile çok şeylere kadirmiş.
Demek ki neymiş.
Göğüslerinde karanfille, her liderin kullanılacak sevgi sözcükleri mevcutmuş.
Ve bu şehir de liderleri ağırlayabilecek konukseverliğini gösterirmiş.
Bu seçimde, liderlerin toplumu ürküten bir çatışma hali vardı.
O çatışmaları "rol icabı" diyerek, bir kenara itelim.
Ama bu seçimin yeni bir tarihi başlatan bir yanı da olacaktır.
Onu da kucaklayalım.
Çünkü seçimden sonra liderlerin de, aynı ağacın altında oturup.
Ülkenin meselelerinde ortak bir sofra kuracağını ümit ediyoruz.
Dostluk ayranını yudumlarken.
Yeni bir tanım getireceğini umuyoruz.
Sevgiye, kardeşliğe, barışa ve huzura...
Ve de yeni Anayasa'ya...