CANLI YAYIN

Cumhuriyet

Eklenme Tarihi 29 Ekim 2021

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

YIRTIK pabuçlarının içinden çıkan parmaklarına bakıyorum, "biz Cumhuriyet'i böyle kurduk" diyen Kurtuluş Savaşı askerlerinin.
Yüzlerinden nur akıyor her birinin.
Cennet yüzlü Mustafa Kemal duruyor önümde, gözlerimin içine bakıyor.
"Büyüklerimiz seni sevmenin sonsuzluğunda, çocuklarımız en başında" diye yazıyorum duvarlara.
"Bugün 98 yaşındasın Cumhuriyet, yarın mahşer yaşında."

Bizler Cumhuriyet'in verdiği huzurla büyüdük. Evet gaz lambalarımız vardı ama kapılarımızın kilidi yoktu.
Sefaletin kıyılarında gezindik, arkadaş olduk öfkesini büyüten diğer çocuklarla ama kimseye düşmanlık etmedik.
Hepimiz bu toprakların soyundandık.
Suyundan ya da havasından bir şeyler bizleri birbirimize çekerdi. Ermeni, Rum, Kürt ne fark eder!
O zamanlar öğrendik suya sabuna dokunmayı, insanlık için mücadele etmenin kitaplarını o zamanlar okuduk.
O zamanlar kitap okunurdu, o zamanlar haksızlık insanların ciğerine dokunurdu.
Denize düşsek de sarılmadık yılana düşmesek de. O zamanlar düşenleri ayağa kaldırırdı insanlar, her metrekareye onlarca vicdanlı insan düşerdi.

Büyüyünce ne olacağımıza dair sorular sorardı büyüklerimiz.
Hayatımızı kolay eskiteceğimizin farkına vardıkları için belki, cevap vermezdik ama onlar anlardı.
O büyükler lunaparkların sihirli aynaları gibiydi ya da çocukları uyandırmak için kurulmuş çalar saat!
Öyle kolay yalan söylenmezdi!

Süt tozu dağıtırdı Amerika, karşılığında kuş beyinli olmamızı isterdi bilirdik.
Çocukların kılına zarar gelmesin diye çırpınırdı o aydın öğretmenler.
Elimizdeki en değerli servetti Cumhuriyet, toprak ve adalet koktuğu için severdik, ruhundaki bilgelik için.
Her şeyden önemlisi çağdaş ülkemizi ayakta tutan değerlerin sahibi olduğu için.
O zamanlar hırpalanmasına izin verilmezdi Cumhuriyet'in.

Gençliğimizde karınca askerlerimizle yaşam koçları olduk çocukların.
Haksız yasalara kafa tuttuk, boş yere lafa tutmadık kimseleri.
İşçiler için bildiri dağıttık sokaklarda, yoksul mahallelerde halay çektik her gece.
Bir gece kötü şeyler olabilirdi, sıkıyönetim ilan oldu sıkıysa sokağa çıkın.
Çıktık açık alınla.

Hala alnımız açık.
Bedelini ödediğimiz hayatın yaralı işçileri olarak, hala kimseye boynumuzu eğmeden borçlarımızı gününde ödüyoruz.
Kimsenin kayığına binmeden kendi küreğimizi kendimiz çekiyoruz.
Ve çocukluk yeminimizi tekrarlıyoruz her Cumhuriyet Bayramı'nda.
"Mahşere kadar Cumhuriyet."

Mutluluk Takvimi
Çocuklara Cumhuriyet'in anlamını öğret.
Atatürk rozeti tak.
70'li yılların gazetelerini oku.

İsimsiz mektuplar
Gibi bakardık
Hatıra defteri
Hasretin dili
Aşka açılırdı
Bütün perdeler
İçinden ağlardı
Sevda mendili

Bir hasret treninden
Zamansız indik
Ömürlük şarkıların
Nağmesi bizdik
Maziyi özleyen
Aşk yolcuları
O trene binmek için
Neler vermezdik
Hakkı YALÇIN

Üç türlü yalan vardır. Adi yalan yeminli yalan ve istatistikler.

Yaralı kuş!
Günler geçip giderken ruhumuzun dalgalı istasyonlarından gelen şarkıları arıyoruz şimdi, veda buselerini.
Zulamızdaki şiirleri, onurlu hayatın ahşap merdivenlerini.
Olur da o sihirli günler belki sesimizi duyar da gelir diye.
Siyah-beyaz güzelliklerde keşke maziye kesilseydi biletler.
Oysa hangi yaralı kuş dönmüş geriye!