İnsan olan için bunlar çok şeyi ifade eder de, sol gözü seğiren cellatlar için hiçbir şey fark etmez.
Bombayı koyar, keyfine bakar.
Her seçim öncesinde aynı oyunlar oynanır.
Baykuşlar öter, dumanlar tüter, ülkenin huzuru kaçırılır.
İnsanın canına değer vermeyenlerin demokrasisi, palazlandırılmış gücünü sokağa döker.
Eskiden derinlerden gelirdi emirler. Şimdi her şey alenidir.
Bu bombalar, yeteri kadar korkunun içinde yaşayan bir topluma, yeni korkular sunulmasıdır.
Dağlardaki terörün, şehre yerleştiğinin anonsudur.
Seslerini duyurmak için, en aşağılık yolu deneyenlerin güç gösterisi.
Görüyoruz ki...
Katiller ve teröristler için elde edildiğinde değerini yitiren bir silahtır demokrasi.
Çünkü onların silahları kalleşliktir, soysuzluktur.
Sizleri korku tapınaklarına sürüklemek isteyip, pasifize etmek isteyen bir düzen var.
Düşünme gücünüzü bile imha etmek isteyen.
Korkmayın, bunlar da geçer.
Yükselen her şey düşecektir.
Sizin korkularınızdan ganimeti toplamak isteyenlerin, kendilerine çevirdikleri silah olacaktır terör.
Kazılacak kuyularınızın bitmesini istiyorsanız.
Korkularınıza göz kulak olacağınıza.
Yarınlarınıza göz kulak olun.
Korku da bir esarettir.
Ve esaretin devrimi için cesaret gerekir.
* * *
ŞEYTAN VE YAVRULARI
Bir yayın yönetmeni tanıyorum.
Memleketi de, gazeteciliği de sattı, sonra geri almaya çalıştı.
Şimdi onurdan, haysiyetten bahsediyor.
Bir yayın yönetmeni tanıyorum.
Mesleğimizin bütün ilkelerini pazarladı, kendi siyasetine yem etti, şimdi siyaset ahlakından bahsediyor.
Bu ülkenin bu halleri düşmenin ilk sebeplerinden birini teşkil eden böyle adamlar, her şeyi para uğruna sattılar.
Basın özgürlüğünü bile tekellerine geçirdiler de, utanmadan "Nerde bu basın özgürlüğü?" diye yaygara koparıyorlar, Bir gün, onların ve emzirdikleri şeytan yavrularının hesap verdiğini gördüğüm zaman. Bu mesleğin adaletine inanacağım.
* * *
Zeka kafanın içindeki altın madenidir.
* * *
Parasız eğitim isteyenlerin bile hapse atıldığı bir ülkeyiz biz. Üst düzey demokrasi icabı!
* * *
27 Mayıs 2011
Mutluluk takvimi
Emniyet kemerini tak.
Adres sorana içten davran.
Hapishaneye kitap gönder.* * *
Bugün yine aklıma düştün
Yine çılgınca savruldum
Işıklar söndü gözlerimde
Sensiz kördüğüm oldum
Görsen ağlardın
Baksan utanırdın
Gözlerimden
Gurur duymazdın asla
Bıraktığın eserinden
Bütün gece sen koktun
Hasret oldun kor oldun
Yine yaktın canımı
Yoktun insafsız yoktun
Hakkı YALÇIN