CANLI YAYIN

Bu şehir

Eklenme Tarihi 01 Ağustos 2009
Dün gece İstanbul'u dolaştım.
Okunmuş kitapların, sararmış sayfalarında kalan güzelliklere baktım.
Bencillik, insanların yeni üniforması olmuş, herkes kendisinden başkasına yasaklı.
Yarısı kayıptı yere düşeni kaldırmak duygusunun.
Yarısı kendinde saklı.
***

Bakırköy'deydim önce.
Delilerin içine kapandığı bir ilçede, akıllılar yaşam kavgasındaydı.
Sadece otomobillerde değil, yürüyen insanlarda bile sollama telaşı.
İnsanların gözünün aynasında, başkalarına yer yoktu.
***

Aksaray ve Laleli duman kokuyordu.
Çocukluğumun geçtiği sokaklara baktım da, beni çağıran hiçbir şey kalmamıştı. "Yasak bölge" koydum oraların adını.
Taksim'e çıktım, Beyoğlu'nda bir tur attım.
Hızlı çekim yürüyüş kararındaydı insanlar.
Aralarında, "Hızlı yaşa genç öl" mührü basılmış olanlar vardı, Rus ruleti oynuyorlardı oyuncak tabancayla.
Aradıklarımdan kimse kalmamıştı.
Karada balık zannettim kendimi.
***

Etiler'de parlak ışıkların şen şakrak mekanlarında, "yaşı tutmayan" gençlik ateşi.
Eski neşesi kalmamıştı onların da.
Reina'nın yediği önündeydi, yemediği arkasında.
Şehrin arka sokaklarında neler dönüyordu kim bilir!
***

Bindiğim taksinin şoförü gün görmüş biriydi, "İstanbul'un bütün sokakları birbirine benziyor abi" dedi.
Uyuşturucu ve hap satışları olanca hızıyla sürüyordu.
Fuhuş altın çağını yaşıyordu.
Ve her gün biraz daha karanlık, biraz daha tehlikeli oluyordu İstanbul!
***

Bu şehirde, insanlığı, sevgiyi ve eski zarafeti.
Ara da bul, bulabilirsen.