CANLI YAYIN

Bir yol hikayesi

Eklenme Tarihi 19 Haziran 2010
Hayatını işine adamış yaşlı bir işadamı, lüks otomobiliyle, zaman zaman bir tren yolunun altından geçerdi.
O yoldan geçen otomobillere kahyalık eden adama da, gönlünden kopanı bahşiş niyetine uzatırdı.
Yoğun bir iş gününün akşamında, yine yoldan geçerken, bu kez kahyayı başka bir role soyunmuş buldu.
Kahya, yolun kenarındaki çimlerin üzerine sofrasını kurmuş, üç kişilik saz arkadaşıyla akşamı karşılıyordu.
Zengin işadamı, "Benim hayattan alamadıklarımı, bu adam alıyor" diye düşündü. Kıskandı. Şoförüne "Sen kenara park et" dedi, otomobilinden inip, adamı izlemeye koyuldu.
***

Çimlerin üzerindeki yoksul adamın sırları dökülüyordu ortaya. Yolda bulduğu hayatın bile tadını çıkarıyordu kahya.
Üç kişilik saz arkadaşıyla, hayatın ritmini tutturmuştu. "Hayat hiç tanımadığınız insanlara bile tebessüm sunmaktır" diyordu sanki.
Zengin işadamı, o kahyanın içindeki mavilikleri görebiliyordu. Kendisinde olmayan bütün renkleri gördüğü gibi.
***

Birkaç dakikalık seyir zevkinden sonra, zengin işadamı, kendi hayatını koydu ortaya. "Benim hayatımda böyle kaç günüm oldu?" diye düşündü.
Hesap kitap üzerine kurulu bir hayatın içinde, böyle bir günü hiç yoktu.
O yoksul kahya, çimlerin üzerinde lokmaları götürürken, işadamının boğazına yumruk gibi oturdu gerçekler.
Hayat boyu, kendi içinde boğulan işadamı, gerçeklerinin dışına çıkmıştı da, seslenmek geçti içinden, sesi çıkmadı.
Oysa o çimlerin üzerindeki kahya, ışıldayan gözleriyle bağıra bağıra yaşıyordu.
***

İki resim arasında 7 değil, 77 fark vardı.
Sanayi tipi ilişkilerin çürüttüğü işadamı, halkın içine karışmak gerçeğinin çok uzağındaydı.
İzlediği "yoksul ama mutlu" filmin sonunu beklemeden, otomobiline binip evinin yolunu tuttu.
***

Biliyorum ki...
Yolunun üzerine çıkan o resim, işadamının beyninin duvarlarında asılı kalacak.
Parasıyla, "yaşıyor numarası yapan" işadamı, dünyanın hırsına yetişmek için koşarken...
Bir de bakmış ki, yol bitmiş olacak.


* * *
BÜTÜN KRALLAR ÇIPLAK
Avrupa Birliği'nin tek amacı vardı, ülke huzurunu yerle bir etmek. Türk Silahlı Kuvvetleri'ne saldırarak demokrasi edebiyatı yapanlar, hukuksuz bir ülkede adaletsizliğin temelini attılar. Ülkenin bütünlüğü yerle bir oldu. Avrupa Birliği, şimdi yeni rolüne soyunuyor. Oysa soyunmalarına gerek yok. "Bütün krallar çıplak!"

* * *
Para insanı avlamak için en iyi yemdir.


* * *
Yurda girmesi "gereken" 64 ton altının, yurda girmesine "gerek olmadığını" düşünenler çıkmış olamaz mı?

* * *
Mutluluk takvimi
19 Haziran 2010

Paranın uşağı olma, insan ol.
Güneşin batışını izle.
Yeşillik ye.
Sokakta basket at.

* * *
Hala gözlerinle
Isınıyorum
Nasıl sevdiğimi
Geceler bilir
Asılmışsın kirpiğimin
Ucuna
Her akşam içimden
Ağlamak gelir

Yüreğimde saklı
O derin sızı
Hala benim için
Bir başkası yok
Ben seni istiyorum
İmkansızı
Çünkü imkansız diye
Bir şey yok
Hakkı YALÇIN