FENERBAHÇE Spor Kulübü şahsıma yönelik "Hakkı Yalçın'ın nefret dolu yazıları hakkında" konulu bildiri yayınladı.
Eleştiri bir gazetecinin görevidir, yanaklarını kulüp başkanlarına uzatan gazeteciliğin bu topraklardaki içler acısı durumu ortadadır.
Ama eleştiriye karşı durmanın da kendine yakışan bir tavrı vardır.
Bende şimdiye kadar bulamadıkları nefreti, İrfan Can Kahveci'nin rakibine "kasti" olarak bastığı pozisyona getirdiğim yorumda bulanların kullandığı cümleye bakın.
"Bazı çevrelere yaranmak adına benimsediği hamasi yaklaşım!" Bu cümle adına bütün hukuki haklarım saklıdır ve alttaki cümlemin de dibine kadar arkasındayım.
"Bazı çevrelere ve birilerine yaranmak adına yazan ya da yorum yapan kim varsa onursuzdur, haysiyetsizdir!" Bitmedi. "Ama yaranmak için yazan ve yorum yapanlara kucak açanlar onlardan daha onursuz ve haysiyetsizdir."
***
Bundan 7 yıl önce yazdığım ve bütün saldırıları göze aldığım "Fenerbahçe'yi niye seviyorum?" yazısında bende bulunmayan "yaranma duygusu" Ali Koç'un yanlışlarını dile getirince mi fark edildi?
4 yıldır Fenerbahçe'yi mahveden Ali Koç'un Fenerbahçe'yi söğüşlemekten başka hiçbir halta yaramayan Comolli'yle başlayan yanlışlar zincirine suskun kalmadığım için mi hedef gösteriliyorum?
Fenerbahçeli çocukların 20 liralık harçlıklarını bile çarçur eden bir başkanın Fenerbahçeli çocukları 4 yıldır nasıl "ihtiyarlattığını" işaret etmekten mi gocunacağım?
Kendilerine 20 puan fark atan Trabzonspor'un emeklerine saygı göstermeyip, "iktidarın şampiyonu" kulpunu takanların yaranma duygusu kaç paralıktır?
***
Ali Koç'un başarısızlığını örtmek ve "yönetim istifa" haykırışlarının önünü kesmek için üretilmiş organizasyonların farkındayım.
Film daha yeni başlıyor ama bizim gibiler için asla susmak yok.
40 yılı aşkın süredir gazetecilik yapıyorum, 27 yıldır bu köşedeyim.
Korkaklar kaçar! Ölene kadar buradayım ve yazdığım her satırın arkasındayım!