CANLI YAYIN

Bez bebek

Eklenme Tarihi 21 Eylül 2012
Küçük bir kız çocuğu, ailesinin bakıcılık yaptığı bir çiftlikte yaşıyor.
9 yaşında, ilköğretim öğrencisi.
Ona şekil vermesi gereken masumiyetini, adamın bir almaya çalışıyor.
Adına "adam" denen 72 yaşında bir sübyancı.
***

Öznesi insanlık olmayan 72 yaşındaki alçak, defalarca cinsel tacizde bulunduğu 9 yaşındaki kızı korkutuyor. "Birine söylersen işten atarım, işsiz kalırsınız!"
9 yaşındaki kıza sorumluluk yükleyerek, kendi alçaklığını ikiye katlayan bir adam.
Minicik bir kız çocuğunu kıstırmayı maharet sayan soysuzluk, bu ülkede son zamanlarda kendini fena halde hissettiriyor.
***

Nereye kadar ağzını kapatabilirler çocukların.
O kız çocuğunun, annesiyle televizyonda seyrettiği tecavüz sahnesiyle gözyaşı şişesi kırıldı.
Gerçekler ortaya yayıldı.
Saçlarından ayaklarına kadar hayvan böğürtüsü yayılan adam hesap verecek.
Hesabın son durağı da değil.
Arkası var.
***

Peki ya kız çocuğu?
Ondaki izleri kim silecek?
O hayvani öpüşler, o kıstırılma sahneleri, o çocuğun hayatının hangi zaman dilimlerinde geri gelecek?
Hayvani adam bedel ödeyecek de...
O kızın korkularının bedelini kim ödeyecek?
***

Zavallı günler, o kızın hayatı boyunca "bez bebeği" olacak belki.
9 yaşındayken ölen...

* * *
İKİNCİ EL HIRSIZLIK

Vatandaşın biri, mağazadan mont çalarken yakalanıyor, hakim karşısına çıkıyor.
Hakim bir hırsızı serbest bırakıyor.
Masumiyetin şekline bakın. "Daha pahalı mont vardı ama ucuzunu çaldı!"
Hırsızlığın ikinci eli masum sayılıyorsa.
Adalette fiyat etiketine bakılıyorsa.
Yandığımızın resmidir.

* * *
NE YAZIK Kİ
Bingöl'deki saldırının altından Suriye çıktı. Şaşırtıcı değil.
Şu anda Suriye, İsrail, İran, Amerika, Rusya topraklarımızda "puştluk rüzgarı" estiriyor.
Bunların olma ihtimali bilinirken, tedbir alınmayışı bizim acizliğimiz.
Bunu da inkar etmeyelim.

* * *
İlk hata saflığın, sonrakiler suçun ürünüdür.

* * *
Bir cisim hızla yaklaşıyor ülkemize. Başınızı "sağa" eğmekle size dokunmayacağını zannediyorsunuz!

* * *
21 Eylül 2012
Mutluluk takvimi
Balık tezgahını izle.
Tavla oyna.
Kendine kahve ısmarla.
Bütün canlılara saygı duy.
Vazona çiçek doldur.

* * *
Nasıl yanardı gözlerin
Isınırdım geceleri
Sen bıraktın boğazıma
Düğümlenen heceleri
Boşuna aşık olmadım
İsminden güzeldi yüzün
Bu dört duvar arasında
Şimdi bana kalan hüzün
Bıraktığın gibi
Bulursun beni
Resmine sımsıkı
Sarılmış halde
Dönmek için gider
Gerçek sevenler
Nerde benim sevdam
Gözlerin nerde
Hakkı YALÇIN