CANLI YAYIN

Bebek kokusu

Eklenme Tarihi 13 Nisan 2023

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

Bir dizi yıldızı evlendiğinde kocasının yatağını "maden yatağı" gibi görüyor da kocası ona sözleşme imzalatıyorsa olanlar olacaktır. Aşkı yolda bırakan kadınların, üç gecelik maceralarına bile "düzeyli ilişki" yakıştırması yapılan sistemde aşkın posası da kalmayacaktır.

***

Nafaka uzmanı kadın, medyada duygusal acındırma büroları açacak.
Yetmeyecek; "iki kişinin taşıdığı aşklar bir kişi tarafından nasıl yıkılır" konulu aşk konferanslarında konuşmacı olacak.
Parasından başka bir şeyi olmayan erkek, enayi damgalı kapı tokmağını çevirdikten sonra yeni hikayelere bakacaktır. Neyse, hepsinin yedeğinde yeni yüzsüzlükler mevcutken onları mı düşüneceğiz yani. Çocuklarımız dururken.

***

Bütün mesele çocuklarımızı nasıl koruyacağımız. Kötülüğün ve ahlaksızlığın bu denli cilalandığı bir zaman diliminde hiçbir şey eskisi kadar kolay değil.
Çocuklarınızı sokaklarda korumak için verdiğiniz mücadeleyi evinizde de vermelisiniz. Anneler ayılıp bayıldıkları televizyon dizilerine bir hafta öncesinden rezervasyon yaparken, babaların çocuklarının internetle ilişkilerinden bile haberleri olmazken, çocukları bekleyen tehlikeler evlerin içinde çünkü.
Sosyal medya mezbahalarındaki kan kokusuna karşı duran kaç anne baba var?
Kan pompalamak dururken!

***

Birçok ülke 18 yaşından küçükleri internet ortamında korumaya aldı.
Teknolojinin zaferini kutladığı, çocukların bu kadar kolay katledildiği bir dünyada haberleri bile izlemek istemiyorum. Alnında "fiyat etiketiyle" televizyonlara çıkan siyaset uzmanlarının yüzünü şeytan görsün.
Kurdukları hiçbir cümlenin içinde insan sevgisi barındırmayanlardan, çocuklara hiçbir şey kalmayacağını biliyorum.
Paranın kokusu her şeyi bastırıyor.
"Olanla yetin" diyenlere "senin niyetin nedir?" diye soruyorum da cevap alamıyorum.
Çocuklar ki, küçücük yaşlarında antidepresanla tanıştılar, çoğunun her hafta psikiyatrla randevusu var.
"Tehlike büyük" diyorum, nostaljiye olan düşkünlüğümü teknolojik düşmanlık zannediyorlar. Aynı dili konuştuğum insanlar da anlamıyor beni ya da ben anlatamıyorum.
O yüzden gamsızlığa kapattım 5 duyumu. Savaşlar virüsler kalleşlikler kapımda dururken, ölümü geri göndermeye hiçbirimizin gücü yetmiyor ya benimki de hayatla ölümün uyumu.

***

Ama bir şey duruyor hala.
Bebeklerin kokusu. O yüzden kundağa sarılması gereken bebeklerin kefene sarıldığı zalim dünyayı da sevmedim, kör şeytanların vitrinden inmediği kirli dünyayı da

Üç arkadaştık
Üç deli yürek
Hayatla el sıkıştık
Ölümle şakalaştık

Üç arkadaştık
Üç vefalı dost
Yoksulluğu bölüştük
Dağlar denizler aştık

Aşka da yakıştık
Kavgalara da
Kendimiz onardık
Kalplerimizi Sevdik ama yenildik
Zengin piçlere kaptırdık
Külkedimizi
Hakkı YALÇIN

MUTLULUK TAKVİMİ
Yürürken içinden şarkı söyle.
Arkası yazılı eski fotoğraflara bak.
Yattığın yeri topla.
Sorgula

Aşkın karşısında boynu kıldan ince olmayanın ipiyle kuyuya inilmez.

Bizim Mahmut!
Oturduğum Ataköy'de mahallenin
şirin bir bakkalı var,
bakkalın servis elemanı Mahmut Tunç.Herkesin
gözbebeği 'bizim Mahmut!'
Sadece bir ekmek için bile evlere servise giderken
yüzündeki gülümseyiş
eksilmez.
Bazen motosikletine atlar iki
kilometrelik mesafeye siparişini götürür.
Herkesin hatırını sorar, yerde para bulsa
sahibini arar.
Çocukluğumun o tertemiz Anadolu
insanlarına benzetiyorum da onun
gibiler az bulunuyor artık.
'Bizim Mahmut'u güzel bir insanın
gönül çerçevesine girmek için yazdım.
Sizlere tanıtmak için.