Dost meclisi sayıyoruz, zarafet meclisi.
Onlar ki, halka hizmet edeceklerine namusu şerefi üzerine ant içmiş insanlar.
Halka hizmetin içinde "saygılı olmak" yok mu?
Dillerini beyefendi gibi kullanmak!
İçlerinde öyleleri var ki...
Atışırken, neredeyse iç organlarını dökecekler.
Ciğerlerini sökecekler birbirlerinin.
Bir homurtu, bir saygısızlık senfonisi!
Milletin vekili olmak, kötü filmlerdeki karakter oyuncusu olmayı mı gerektiriyor?
Karşısındaki insana haddini bildirmek için, önce kurulan cümlelerin haddini bilmek gerekmiyor mu?
Nedir bu?
Barışın yoluna taş koyanlarla, barışa baş koyanlar arasındaki mücadele mi?
Yoksa insanların ağzını arayan şimdiki zamanın döküntüleri mi?
***
Özeleştirileri var mı?Yok!
Ne var?
Kaba bir göç gösterisi.
Bunun önüne geçecek kudret de, sanırım Sayın Başbakan'da var.
Onun tepkisini de gösterdi.
***
Düşünüyorum da...
Bayramlarımız birer ikişer yok edilirken.
Milletvekillerinin bayramı olsa.
Birkaç gün hiç konuşmasalar.
Birbirlerini kutlasalar.
Fena mı olur!