CANLI YAYIN

Arka sıralar

Eklenme Tarihi 05 Şubat 2014
Ayaz vardı dışarıda.
Yolumun üzerindeki kadın oralı olmuyordu bile. Gazete kağıtlarının üzerine serdiği el örgüsü kaşkolları satıyordu.
Durdum. Renkli bir resim sergisinin önünde durdum sanki.
Yere çömelip, koyu renkli olanını ayıp boynuma doladım. "Fiyatı ne kadar teyzeciğim?" diye sordum, yüzüme baktı.
Sade Türkçe bir yüzü vardı kadının, saçında bir dolu ak.
Bir rakam söyledi, sesinin namusu el emeğini inkar eden işçiliğin bedeliydi. "Niye bu kadar ucuza satıyorsunuz?" dedim. "Kendim örüyorum" diye karşılık verdi, "İşçilik almıyorum."

***

Başımı yere eğdim de, yerdeki gazetenin üzerindeki habere takıldı gözlerim.
Kadının biri ikinci el koca arıyordu.
Hayat bütün jokerleri kalbi kasıklarında atan kadınlara veriyordu da, bu kadın emeklerini sudan ucuz fiyata veriyordu.
Muhabbete koyulduk.
Kadın emekli bir öğretmendi.
Bütün öğretmenlerle kardeş sancısı vardı da, hayat ona şu sıralar böyle bir ticareti armağan etmişti.

***

Gözlerimdeki denklemi bir bakışta çözdü. "Yoo" dedi, "Acınacak olan bizler değiliz. Bizleri bu hayata mahkum ettirenler."
Gururlandığı çaresizlik sihirli gösteriyordu onu.
Kendimi tanıttım, "Gazeteciyim" dedim. "Bu ülkenin gazetecilerini de, sanatçılarını da hayatımızdan sildik" dedi.
Birinci sayfasına baldırı çıplak kadının fotoğrafını basan gazetenin boşuna yere serilmediğini anladım.

***

Böylesine haklı bir isyanın karşısında hangimiz gizleyebilirdik suçumuzu?
Öğretmenlerin feryadını ne zaman duyabildik?
Hangi televizyon onların dertlerine bir sahne ekledi, o uyduruk dizilerinde?
Sustum. Ondaki saygının karşısında eğilip, yerden iki kaşkol daha aldım, fiyatını ödedim ve gittim.

***

Aklım o kadında kaldı.
Düşündüm de, onlar insanlık sergileri için saklanıyorlar.
Ama bizler de onların öğrencileri olarak, hep arka sıralarda saklanıyoruz.
Bu utanç hepimize yeter!

***

Annenin feryadı

Eskişehir'de döverek öldürülen Ali İsmail Korkmaz davası başladı.
Sanıklara oğlunun fotoğrafını göstererek haykıran annesinin acılı feryadını kim duyabilir sanıyorsunuz?
O acı yankılanır yine anaya döner.
Her yangın söner de evlat acısı sönmez.
Gencecik bir çocuğun katlinden kim sorumluysa hesap versin!
Verir mi dersiniz?
O ceza; annenin çektiği acının karşılığını öder mi zannedersiniz?
İnsan öldürmenin sudan ucuz olduğu bir memlekette.

***

Dünya küçük diye, senin de küçülmen gerekmiyor. Dik dur!

***

Hala gözlerimde
İstanbul nemi
Susayan dudağım
Öper resmini
Etle tırnak gibi
Ayrılamazken
Unuttular bizim
Hikayemizi

Yok yere hasretin
Koluna girdik
Mektuplarda kalan
Aşk acısıyız
Şimdi kalbimizde
Başka sevdalar
Yalan gönüllerin
Kiracısıyız

Hakkı YALÇIN