Bu da Fenerbahçe'nin kendine has tarzı. Ne olursa olsun, zorlu Antalya engeli kayıpsız aşıldı.
***
Dün gecenin en anlamlı yanı 3 puanlık kazanç kadar, Salih Uçan. Bu delikanlı hem gençlik iksiri, hem futbol.
Ligin ilk yarısındaki yenilgide sorumlu sayılan bu sihirli genç, dün gece hem acının rövanşını hem de 3 puanın alınmasının çok sebebi oldu.
Salih, pozisyonların dışında dolaşmaktansa içine girmeyi tercih eden sorumlu bir futbolcu.
Alış verişleri harika.
Çalışkan. Rakibin baskısında bile o kadar sakin ki, ustalık onun genlerinde var.
Gördük ki, Fenerbahçe'nin aradığı genç bulunmuştur.
***
Fenerbahçe'nin tek forvetli klasik deplasman maçlarından biriydi.
Sow'un yalnızlığı, Kuyt'un deli fişek hali ve yine öne geçmenin yan etkileri... Emre'nin sakatlığının nüksetmesiyle orta alanda rakibe bırakılan boşluklar, ardından Tita'yla gelen golü.
Fenerbahçe ilk yarının son çeyreğinde baskı da yedi ama takımın müdahaleye ihtiyacı olduğu zamanlarda can simidi Sow.
***
İkinci yarıdaki Fenerbahçe daha önde bastı. Gökhan Gönül bezgin halinin dışına çıktı. Sow'un yalnızlığına arka çıkanlar, rakip alanda pozisyon üretimini de sağladı.
Ama basit savunma hataları yine sahnedeydi. Maçın 70. dakikasında Volkan'ın "enstantane" kurtarışı var ki, Kuyt'un direkten dönen topuyla birlikte, gecenin en kritik anlarından biriydi.
***
Gecenin özel isimler sözlüğünde ilk sırayı Salih'e veririm. Ardından Yobo ve Sow'a...
Hakem Hüseyin Göcek'e içi boş yıldız veririm. Isaac'in Kuyt'a attığı dirsek kırmızı kartlıktı.