Maçın sonlarında sahneye çıkan takım gerçeği; "gönüllü mağlup!"
Son çeyrekte kuşatılmış kalede direnen adam aradım.
Sadece Mert Günok'u gördüm.
Ve Ersun Yanal'ın hatalarını açığa çıkaran yanlışlar serisini.
Mağlup olursun ama mahcup olmazsın.
Fenerbahçe takımında ikisi de mevcuttu.
* * *
Oysa Fenerbahçe takımı kendisini neyin beklediğinin bilincinde olmak zorunda.
Türkiye'de ve Avrupa'da haksızlık mücadelesi veren bir takım, formasının ve koltuğunun hakkını vermeyen kendi içindeki adamlara karşı da mücadele vermek zorunda.
Kendilerini takıma ait hissetmek duygusu ayağa kalkmadıkça.
Hayallerin cenazesi erken kalkabilir.
* * *
Gerçek suçluları işaret etmek varken, bütün günahı gencecik Salih Uçan'a yüklemek de, adres şaşırtmacadır.
Bir söz vardır.
Hedefe ulaşmak istiyorsan hata yap!
Fenerbahçe'de yıllardır cinayet işleyenlerin yanında, bu gencecik çocuğun hatası nedir ki!
Yeteneğine destek olmak varken, gençliğine nefret duymak neyin nesi?
* * *
Bazen ayrılıkların sesi önceden duyulur.
Bazen de hatalar takımların lehine işler.
Yarın Arsenal maçı var.
Konya maçındaki hataların, Arsenal maçında doğrulara dönüşmesi için teknik adamın ve futbolcuların önünde bir fırsat olduğu ortadayken.
Herkes kendi gerçekleriyle yüzleşmeye de hazır olmalı.
* * *
Yoksa...
Yine gam yükünün kervanı gelir.
Birileri de tıpış tıpış gider!