OKULLAR açıldı. Hayatın kapılarının okullarda açıldığını bilenlerin hikayesidir eğitim. Ama çocuklar için hayat eskisi kadar kolay değil artık. Sevginin ve saygının değerli olduğu, yıllarda o aydın öğretmenler ne güzel şeyler öğrettiler bizlere. Vatanı sevmeyi iliklerimize kadar hissettik de ayağımızdaki yırtık pabuçlarla bile sosyal farklılık hissetmedik.
Babasız çocuklar için yatılı okullar vardı, yoksul annelerin 4 çocuğunu bile okutabilecek 'parasız eğitim sistemi' vardı. Şimdi anaokuluna giden bir çocuk için dünyanın etrafında kaç tur atıyor veliler?
Zenginlerin eğitim harcaması yoksulların eğitim harcamasından 400 kat fazlayken, eğitimde eşitlikten söz etmek kimsenin gülmediği şaka gibiyken, bu mudur zamanın ruhu? Ama unutulmasın ki; bir çocuğun eğitimine sadece para harcamak gibi bakanlarla, çocuğunu harcayan sisteme 'bir şey olmaz' gözüyle bakanlar arasındaki gerçek; gelecekte ödenecek bedellerin sonuçlarına katlanmaktır.
İnsanların içine işleyen kötülükler, yapay zekanın final sahnesi bizleri ürkütürken, o çocukları neler bekliyor acaba? Nereden bilelim dünyayı mahvetmenin krallığına soyunanların bu kadar kalleş olacağını. Bir düğmeye basarak dünyayı mahvedeceklerini! O çocuklar kendilerini robot aleminde hayal ederken, onlar robotları sevecek de robotlar onları sevecek mi? Yoksa canlarına mı okuyacak? Ruhu olmayan teknoloji insani vasıfları yok ederken çocukları mı ayakta tutacak?
Çocukken elimizden kaçırdığımız balonların gökyüzünde nereye gittiğini merak ederdik. Abilerden biri söylemişti; "onları gökyüzünde melekler topluyor, cennet çocukları için." Çok hoşuma gitmişti de bir daha kaçırdığımız hiçbir balonun arkasından ağlamadım! Şimdi çocuklara ağlıyorum.
Bu dünyada son şansımızdır çocuklar. Sağlıklı bir şekilde büyümelerine izin verilirse eğer. Çünkü insanlık ölüyor ve bütün dünya seyrediyor. Dünyanın şeytanları için çocukların zerre kadar önemi yok. 'Gelecekte tehlike büyük' diyorum da nostaljiye olan düşkünlüğümü teknolojik düşmanlık zannediyorlar. Düşman; içindeki çocuğu öldüren büyüklerin kalbinde!
Mutluluk Takvimi
Çocuğunu her yerde koru.
Sevecen ol.
Umut etmek için sebep üret.
Hayat görünmez ufukta
Umutlar hep karanlıkta
Sırtımızdan vurulduk da
Ölmüyoruz ölmüyoruz
Kan yağıyor gözümüzden
Dert damlıyor yüzümüzden
Namus bildik sözümüzden
Dönmüyoruz dönmüyoruz
Günler geçti beklemekle
Derdi derde eklemekle
Her akşam kuru ekmekle
Doymuyoruz doymuyoruz
Hakkı YALÇIN
Neye baktığın değil, nasıl baktığındır önemli olan.
Zamanın ruhu!
Okullar açılırken çocuğuna gerekeni alamayan babalar vardır. Bir babanın çocuğunun karşısında çaresizliği can yakıcıdır da o babanın duygularını kim anlar? Böyle babalar onurunu iliklerken çaresizliğin bedelini yüreğinden öder. Tepeden bakılınca karıncalar zor görülür ama görenler vardır, dualar onlara gider. O sırada çocukların hakkını yiyerek, kendi çocuğuna özel hayat imal eden babalar vardır. Onlar yatlarda halay çeker. Peki, böyle insanların bu hayatta çektiklerini görecek miyiz? Hiç sanmıyorum. Söz konusu para olduğunda onları kan çeker!