Hücum mu ? İlk yarıda bırakın hücumu Trabzon ceza sahasına yaklaşamadılar bile. Trabzonspor böylesi bir görüntüde yakaladığı Beşiktaş'ın işini ilk yarıda bitirebilirdi. Gökhan Ünal ve Umut ile girilen gol pozisyonlarında birini değerlendirebilse bu maçın sonucu daha farklı olabilirdi.
İlk yarıda Trabzonspor oyunun kontrolünü eline geçirdikten sonra sağ kenardan sadece Tayfun'la hücum girişimlerinde bulundular. Sol kenar ise Trabzonspor'un en verimsiz bölgesiydi. Ne Cale ne de Gabriç ofansif anlamda hiçbir üretkenlik sağlayamadılar. Orta sahada Selçuk'un sorumluluk almaması Colman'ın ise öne oynaması gereken pozisyonlarda, yana ve geriye tercih etmesi hücumda daha farklı görüntünün veya bir başka deyişle gol pozisyonu üretememenin en önemli nedenleriydi.
İkinci yarı ise Beşiktaş oyuncu değişiklikleri yaptı. Tabata'nın yerine oyuna giren Yusuf, önde daha fazla top tutmaya ve de Beşiktaş'ın ilk yarıya göre hücumda daha fazla çoğalmasını sağlayan oyuncuydu. Ernst ile Beşiktaş 1-0 öne geçtikten sonra Hugo Broos önce Engin'i sonradan da benim sistemime uymuyor dediği Alanzinho'yu sahaya sürdü.
Beşiktaş kendi kalesine tamamen gömülü orta sahası da savunmaya yakın oynamaya başlayınca Trabzonspor, Beşiktaş kalesinde baskı kuran taraftı. Ama böylesi takımlara karşı kenar atakları istenilen düzeyde olmayınca çizgiye inerek savunmanın dengesini bozacak oyuncu eksikliğiniz de varsa gol sadece rastlantılara kalıyor.
Bir iki kez Trabzonspor bu şansı yakaladıysa da kaleci Hakan'ın bu pozisyonlardaki başarısı da öne çıkınca oyunun son dakikalarında Bobo ile yenilen ikinci gol sonrası Trabzonspor'un bu maçta yapacağı birşey kalmamıştı. Sonuçta alınan bu skor ve kaybedilen 3 puandan sonra Trabzonspor'da gelecek günler adına olumlu birşeyler söyleyebilmek olanaklı gözükmüyor...