Vav TV İzle
Sesli dinlemek için tıklayınız.
  • 04 Ocak 2022, Salı

Yeni sayfa!

TARAFLI tarafsız herkesin gündemi ekonomi. Marketlerdeki fiyatlar, asgari ücretliye, memur ve işçi emeklisine yapılan zamlar, enflasyon, faiz, dövize bağlı TL mevduatı, sanayicinin artan maliyeti, ithalat-ihracat... Doğal olarak ekonomiden başka gizli-açık manşet yok.
Muhalifleri dinleyince, izleyince takip edince genelde ENFLASYONLA MÜCADELEDE BAŞARILI OLUNAMAYCAĞI belirtilmekte. Hatta FAİZ-ENFLASYON dengesinin Erdoğan tarafından bozulduğunu söylemekteler... AK PARTİ'nin iktidara geldiği ilk yıllarındaki ekonomik politikaların başarılı olduğu ve iktidarın süresini bunun uzattığını vurgulayan da çok. Temel motif YÜKSEK FAİZ, DÜŞÜK KUR... Sistem üç aşağı beş yukarı bu...
Kaldı ki AK PARTİ iktidarının ilk yılarında bu gerçekleşmişti...
Ekonomi üzerinde de iki ekol karşımıza çıkmakta...
Pek çok aklı başında insan eleştiriyor ya da destek oluyor. Time'ın son sayısında bile Türkiye'nin ekonomik olarak 2022'de zorlanacağı ilan edildi!
Gerçek böyle mi acaba?
Daha önce de sorduğum soru hala canlı! AK PARTİ İKTİDARA GELDİĞİ GÜNLERDEKİ EKONOMİ POLİTİKALARINI UYGULAYABİLECEKKEN, BUNDAN UZAK DURUYOR? NEDEN? HANGİ İKTİDAR KENDİ AYAĞINA SIKAR?
Bu sorulara verilen çok doyurucu cevap yok! Başkan Erdoğan, BAŞBAKAN olduğu yıllardaki politikalara döner ve önümüzdeki seçimleri alırdı. Ancak bunu yapmıyor başka bir frekans tercih ediyordu? NEDEN?
Bunu cevabı 2013'ten sonra dünyayı kasıp kavuran fırtınada... Genel olarak olaylara KİŞİLER üzerinden bakıyoruz.
Severiz bu yaklaşımı.
Olayların arkasına sarkıp asıl mücadeleyi görmek biraz zor olduğu için pek işimize gelmez...
Biraz geri gidelim. 7 ŞUBAT operasyonu vardı!
MİT'çiler alınacaktı. Daha sonra büyük kırılmanın yaşandığı 17-25 Aralık operasyonları geldi...
Biz bütün olaylarda yaptığımız gibi burada da KİŞİLER üzerinden gittik. Oysa durum farklıydı.. Türkiye son yıllarda HARİCİYE'de TÜRK SİLAHLI
KUVVETLERİ'nde ve MİT'te değişim yaşıyordu...
Eski alışkanlıkla DEVLET vatandaşını izlerdi. Devlet kendisine kasteden YABANCI GÜÇLERLE mücadeleyi kısır tutardı. Bu kavram değişince olaylar, operasyonlar suikastlar, kalkışmalar hepsi peş peşe geldi. Öyle bir akıl tutulması vardı ki her şeyi LAİKLİK KARŞITI
ODAK üzerinden okuyorduk. Komikti ancak böyleydi bu... Atatürk'ün adını kullanarak DEVLET zımparalanıyordu.
Görmüyorduk. Hala görmeyen çok...
Koca Türk devleti, İDEOLOJİLERE bakıyor orada ZARARLI İNSAN avı gerçekleşiyordu. Oysa YABANCI SERVİSLER o ideolojik elbiseyi giyerek sonuç alabiliyordu! Bunun işe yaramadığı son döneme kadar anlaşılmadı.
Dikkat ederseniz her operasyondan sonra DEVLET bir adım attı.
Her kurumda FORMAT değişikliğine gidildi. Sadece Başkan Erdoğan değil!
Savunma Bakanı Hulusi Akar da MİT Müsteşarı Hakan Fidan da hep hedef oldu. Kurumların bakış açısı değişiyordu.
Kendi insanına odaklanan devletten etrafına bakan devlet anlayışına geçiliyordu...
Bu operasyonlarla, para ile darbeler ile ülkenin kontrolünü sağlayan yapıları rahatsız ediyordu.
Saldırılar bu nedenle geliyordu.
Türkiye'nin tamamını kapsamasa da GEZİ EYLEMLERİ ilk ciddi KİTLESEL sınavdı.
Gariptir en etkili yayını o zaman CNN INTERNATIONAL yapıyordu. 2016'da BAŞKAN olan Trump da CNN ile devamlı savaştaydı. Hatta ABD BAŞKANI Trump "Fox News, ABD'de CNN'den çok daha önemli ama ABD dışında CNN International hala önemli bir yalan haber kaynağı ve ulusumuzu dünyada çok kötü temsil ediyor" diyordu! Aynı yıl Trump, tarihin akışını nasıl değiştirdiği ileride anlaşılacak olan BREXIT için "İngiltere, Avrupa Birliği'nden ayrılmakla çok zekice bir karar verdi" yorumu yapıyordu. Eski Başbakan Tony Blair de Trump'ın damadına "Başkan, İngiliz istihbaratı tarafından takip ediliyor.
Aman dikkat..." diyerek mesajı BEYAZ SARAY'a iletiyordu. Türkiye de aynı yıl peşinden koştuğu AVRUPA'ya veda ediyordu. Londra ile Ankara ellerini birleştiriyordu. 15 Temmuz'a kadar giden yol açılıyordu... DEVLET hem bir adım atıyor, hem de format! Değişerek ilerliyordu.
İşte yapılan bütün hamlelerin yerli yerine oturması ve yaşaması için asıl yapılması gerekenler HAZİNE ve MALİYE'deydi. Elbette görev yapan herkes değerliydi ve bildiğini yapıyordu. Ancak görünen o ki bir BAŞKA SES ESKİ POLİTİKALARIN DERHAL TERKEDİLMESİ GEREKTİĞİNİ FISILDIYORDU. Biz bunu Başkan Erdoğan'ın FAİZ konusundaki tavırlarıyla görüyorduk...
Bir talimatla FAİZ yukarı doğru çıkabilecekken yapılmıyordu. Ve FAİZ'deki ısrar sürerken KÖRFEZ Türkiye'ye yaklaşıyordu...
Bunların tümü KÜRESEL savaşın omurgasından gözümüze çarpanlardı...
Türkiye PARASINI KONTROL ETMEYE ÇALIŞAN bir ülke olarak yola devam etmek istiyor ancak KÜRESEL SERMAYE aralıksız sıkıştırıyordu.
Türkiye elbette yalnız değildi. Ancak mücadele çok sancılıydı... Bütün kurumlarını yeni formatla tanıştıran DEVLET AKLI şimdi bunu PARADA yapmak istiyordu.
Yaşanılan sancının nedeni buydu...
Herkes her adımı geçmişten örneklerle açıklıyordu. EKSİKTİ!
Çünkü hem dünyada hem Türkiye'de yeni bir sayfa açılmıştı.
Iskalanan buydu...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya
      SON DAKİKA