Bugünkü
Takvim

Deniz gücü

TAKİP edenler bilir!
Doğu AKDENİZ olayını çok sık buraya taşıdım.
Çünkü uzaklarda gizli açık manşet AKDENİZ! Sadece burada yeteri kadar konuya yer ayrılmıyor. Aslında DENİZ KUVVETLERİ operasyonlarında aklım başıma geldi. Konuştuğum üst düzey komutanlar vardı. Bana ısrarla, "Yahu biz altı aydır denizdeyiz.
Gemideyiz.
Bu çocuklarla beraberiz.
Türkiye'den çok uzaklardayız.
Biz nasıl darbeci oluyoruz.
Kim bunlara karar veriyor" diye yakınıyorlardı. Hedef DENİZ KUVVETLERİ ve imkanlarıydı... Belli ki DENİZLERDE bir şey olacaktı. Hesaplar yapılmıştı.
Ama buralarda çok kişi pas geçiyordu. Anlamıyorduk...
AKDENİZ NEDEN ARTIK ÖNEMLİ?
Sorulması ve üzerinde durulması gereken soru bu!
Cevabı her şeyden daha önemli... Eğer Türkiye, geçmiş yıllarda olduğu gibi Akdeniz'i sadece turistik seyahat alanı olarak görseydi, bugün 40 ülkenin savaş gemileri ve enerji şirketleri o denizde olmayacaktı. Türkiye, araştırmalara göre 250 milyar varil petrol ve hala tam olarak bilinmeyen doğalgaz rezervi için adım attı. Yani 20 trilyon dolardan bile söz edenlerin olduğu bu büyük deniz için riskler alınıyor.
Gemiler yollanıyor, donanmalar bayrak gösteriyor!
Türkiye, bölgede çok aktif.
Belki Türkiye, S-400 hava savunma sistemini alma ihtiyacını Akdeniz sonrası hayata geçirmeye karar verdi.
Çünkü Türkiye, Akdeniz'de sadece kendi payına düşen 2.7 trilyon dolarlık petrol ve doğalgaz rezervi ile süper güç olabilecek bir potansiyele ulaşacak. Burnunuzun dibinde 3 trilyon dolar bulduğunuz zaman Türkiye'nin nereye geleceğini en iyi rakipler bilmekte!
Ankara ile Washington'un karşı karşıya gelmesinin en önemli nedenlerinden biri, en başta geleni AKDENİZ!
Washington bu nedenle öfkeli!
ABD Jeolojik Araştırma Kurumu, sadece doğalgaz rezervinin 5 trilyon doların üzerinde olduğunu rapor haline getirdi ve Amerikan Savunma Bakanlığı'na sundu.
Enerji Bakanlığı değil, neden Pentagon'a sunuldu? Çünkü son 5 yıldaki gelişmeleri inceleyen herkes biliyor ki, Akdeniz için savaş çıkacak.
Bunu Akdeniz'e savaş gemisi gönderen 40 ülke de biliyor.
Türkiye, 2015 yılından itibaren Akdeniz'de etkin olmaya başladı. Bu adımlar sonrasında Türkiye'de bir askeri darbe girişimi yaşandı. O darbe girişimin ana sebeplerinden biri de Akdeniz'di. Eğer o darbe girişimi başarılı olsaydı, bugün Türkiye Akdeniz'deki haklarını Amerikan Savunma Bakanlığı'na değil de Amerikan enerji şirketlerine devredecekti.
Bu ihtimal hala söz konusu. Çünkü ABD, Türkiye dışında bir Akdeniz planını tamamlamak istiyor.
Geçmişi İmparatorluk olan bir millete, para ve güç kazandırmanın risklerini iyi bilen Washington, S-400 krizini daha da tırmandıracak.
Hatta ekonomik yaptırımlar, Pastör Brunson dönemindekinden daha da sert olacak. Çünkü Akdeniz'de Türkiye ile anlaşmak istemeyen bir Washington var.
Bu durum Türkiye için bir risk taşıyor. Türkiye'nin alacağı kararlar aslında gelecek 100 yılı şekillendirecek. Türkiye, kendisini süper güç yapacak Akdeniz'den çıkmak istemiyor.
Çıkması için zaten bir sebep de yok. Ancak bir de her ne kadar değişse de dünya gerçekleri var. Rusya, Türkiye ile birlikte yeni dönemde en etkin güç olmak istiyor.
Rusya'nın Akdeniz'deki petrole ve doğalgaza ihtiyacı yok.
Ancak bu büyük rezerv için de Türkiye ile ortak olursa, Avrupa'nın dengesine yön verebilecek.
Bu anlamda TÜRKİYE-RUSYA yakınlığı sanılandan çok daha önemli ve derin!
Çünkü ABD RUSYA'yı devre dışı bırakıp AKDENİZ gazıyla AVRUPA'yı beslemek ve kontrol etmek istemekte...
Akdeniz daha da değerlenecek. Elbette Kıbrıs'taki iki taraf da değerlenecek. Rum tarafında etkin olan Rusya, Türk tarafında da etkin olmaya başladı. O nedenle Akdeniz'deki savaş için bir kıvılcım yeterli. Ortadoğu hiç sakin bir zaman dilimi geçirmedi. Ancak AKDENİZ hiç onlara benzemiyor. Küçük bir çatışma bölgeyi içine alacak bir ateş topuna döner!
AVRASYA-AKDENİZ-KIBRIS- SURİYE-YPG gibi pek çok sorunun kaynağı, daha doğrusu ABD'nin bunları sorun haline getirmesinin nedeni AKDENİZ... Ankara- Moskova hattına içeriden destek olanlar olsa da KARŞI ÇIKANLAR çok daha fazla.
İngiltere-ABD ekseninde bu kulvarı istemeyen çok isim var... AKDENİZ özellikle ABD ve ÇİN'in egemenliği için çok değerli. Türkiye kendi payını alacak. En doğal hakkı! Bu, dengenin sarsılması anlamına gelmekte. Hem Washington hem Pekin AVRASYA-AVRUPA kontrolünü istiyor.
Türkiye kendini koruyup her tarafa eşit durmak niyetinde. Ama bırakmıyorlar.
Bırakmayacaklar. Bu nedenle bu ortaklığı yani RUSYA İLE YÜRÜME sözünü ortadan kaldırmak isteyeceklerdir. İç siyasetin, olması muhtemel seçimlerin amacı budur!
Motivasyon bambaşka olsa da gerçek neden bu olacaktır. Tam da bu nedenle AK PARTİ ile yürüyen, birlikte yola çıkan, sonra farklı kulvarlara savrulan isimler bunun karşısında yer alacaktır. CHP de Saadet de, İYİ PARTİ de...
İsimlere girmek istemiyorum ama İMAMOĞLU etrafında oluşturulan 4 EĞİLİM FELSEFESİ bu gidişi durdurmak, BATI İTTİFAKINDAN
KOPMAMAK İÇİNDİR...
Elbette politikacılar günlük dil kullanıp seçmenleri yanına almak isterler. Sözüm yok.
Ancak DERİNLERDE gizlenen SİYASETİN ROTASI başka...

NOT: Bir yıldan fazla oldu yazalı... Hatırlatmak istedim...
"Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle ABD'nin Ankara Büyükelçisi'nin kim olacağı da sürekli değişti. Çok isim masaya geldi gitti. Kemal Derviş, ABD'nin Ankara Büyükelçisi olarak atanacaktı.
İbre tamamen ona dönmüştü.
Ancak daha sonra Kemal Derviş'in Başkan adaylığı için adı öne çıktı. Kemal Derviş, Cumhurbaşkanlığı adaylığı için pek istekli değildi...
Derviş'in adaylığı öne çıkınca, ABD'nin Ankara Büyükelçisi için Muhtar Kent'te karar kılındı. Türkiye ile ilişkileri kısa sürede düzeltebilecek biri olarak görülen Muhtar Kent de bu görevi istemedi.
Şimdiki en güçlü aday ise David Satterfield..." Ve o BÜYÜKELÇİ geldi...
Nasıl hesaplar yapılıyor anlamak için önemli...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya