Bugünkü
Takvim

Büyük gerilim

GELİN kaldığımız yerden devam edelim.
Bu dengeyi ıskalarsak bir arpa boyu yol alamayız...
Bizi ve bölgemizi en çok BATI konuşuyor, yazıyor, çiziyor. Bizim içerideki kısır tartışma iklimimiz, olan biteni anlatmaya yetmiyor.
Yetmez de...
Gelin dışarıdan bakalım.
Neler söyleniyor, kulak verelim.
Nelerin altı çiziliyor, not edelim.
Yazılanların üzerinde sörf yapalım...
Karadeniz, Avrupa için artık vazgeçilmez durumda... Doğu- Batı ve Kuzey-Güney enerji koridorlarının kesiştiği bir nokta olması nedeniyle Karadeniz, TürkAkım ile Pentagon'un da hedefi oldu... Pentagon, NATO ile Karadeniz'de hüküm sürmek isterken karşısında hep Rusya'yı buldu. NATO'nun Gürcistan'ı alması, Rusya'nın askeri operasyon düzenlemesine neden oldu. Ukrayna'da NATO'nun devrim yapması, Rusya'nın KIRIM'a girmesinin önünü açtı. Pentagon'un Avrupa-Atlantik güvenliği konusunda birinci hedefi hep Karadeniz oldu.
Karadeniz'de güç olan ülkeler, BALKANLAR ve Orta Avrupa'da da karar alabilecek güce ulaşabilir. Şimdi Rusya ile Türkiye'nin ortak projesi TürkAkım, NATO'nun güvenliğine de tehdit olarak algılanıyor. Çünkü NATO, Avrupa ülkelerindeki askerleriyle istediği her an operasyon yapma gücünü elinde bulunduruyor.
Bugün için Avrupa'nın enerjisi ABD, Kolombiya, Norveç ve Rusya'dan sağlanıyor.
Yani yüzde 75'i ABD'nin kontrolünde. Şimdi önümüzdeki 10 yıl boyunca Avrupa'nın enerji ihtiyacının yüzde 40 civarında artacağı düşünülürse, TürkAkım tek patron olacak.
Bunların yanında enerjinin Avrupa Ordusu ile de buluşacak olması, NATO'nun oluşum nedenini de ortadan kaldırıyor.
Şimdi ABD, Türkiye'yi hedefe alma konusunda biraz ağır adım atma kararı aldı. Brezilya milli petrol şirketi Petrobras, 12 yıl önce hazırladığı raporda Karadeniz'in çok önemli petrol ve doğalgaz rezervine sahip olduğunu detaylı şekilde yazdı.
Karadeniz'deki en büyük güç Türkiye ve Rusya olunca, TürkAkım da doğal olarak Avrupa'nın enerjisi anlamını taşımaya başladı. Türkiye, Rusya ve Avrupa'nın buluşması, Washington'ın 2050 planlarını sonlandırabilir.
Çünkü bu enerji ortaklığı, bir anda Ortadoğu'da, Asya'da ve Afrika'da da karar alma gücünü eline geçirebilir. Fransa ve Almanya, Türkiye ile ortaklık yapmaktan hoşnut değil. Ancak ABD'nin durdurulamaz pastayı tek başına yeme hırsı, Avrupa'yı Türkiye'ye yakınlaştırdı.
Avrupa ile Rusya'nın yan yana geldiği, hatta Avrupa Ordusu içinde Rusya'nın da olacağı konuşulmaya başlandı...
TürkAkım nedeniyle Rusya ve Türkiye'nin Avrupa Ordusu'nda yer alması, NATO'nun kendi kendini imha etmesine neden olur, ki bu ihtimal de sessizce kabul edilemeyecek kadar riskli.
Yazıldığı kadar kolay olmaz.
Olamaz... Pentagon, gerekirse 3. Dünya Savaşı'nı çıkartmakta tereddüt etmez. Bir saniye bile... Çünkü Avrupa Ordusu, hangi kıtadan bakarsanız bakın NATO'ya karşı hazırlanıyor.
Planlanan Avrupa Ordusu, Doğu Akdeniz, Güney Kafkaslar ve Ortadoğu'nun tamamında, Afrika'nın yüzde 70'inde faal hale gelecek. Fransa'nın yönetiminde etkili olduğu 18 Afrika ülkesi, Avrupa Ordusu'nu bekliyor. NATO'nun giremediği ülkelerdeki Avrupa Ordusu çok daha etkin olur. Denge bu!
Terör saldırıları, sokak eylemleri, liderlerin aktif çıkışları, işadamlarının iflasları ve güçlenmelerinin merkezinde ABD ile Avrupa'nın savaşı yer alıyor. Ekonomik yaptırımlarla birlikte yeni bir düzen kurmak isteyen ABD, dünyanın her ülkesinde etkili olamayacağını gördü. Bu da net! Şimdi 3.
Dünya Savaşı, Washington'ın planladığı gibi başlarsa kazanan Pentagon olur.
Ancak 3. Dünya Savaşı'nın etki edeceği ülkeler Washington rüzgarına kapılmazsa NATO'nun çöküş yüzyılına tanıklık ederiz. Bu da NET! Muazzam bir satranç oynanmakta. Büyük akıllar masanın başında...
ABD'nin komşuları Kanada ve Meksika'nın dışında Bolivya, Brezilya, Ekvador, Jamaika, Peru, Şili ve Uruguay'da da Avrupa Ordusu ile yapılan anlaşmalar, NATO'nun çöküşünün kutlaması olur.
NATO, o nedenle Avrupa'da birkaç ülkeyi kaybetmemek zorunda. Avrupa Ordusu'na imza atan İtalya bu konuda çok önemli. Türkiye, İngiltere ve Portekiz de Avrupa Ordusu'nda olmamalı. En azından Washington bu konuda çok hızlı adımlar atacak. Bu ülkeler maçın sonucunu belirleyecek...
Kuzey Afrika ülkelerinin de Avrupa Ordusu ile işbirlikleri planlanıyor. Adım atılırsa Akdeniz de bir anda Washington'a en uzak deniz olur. Bir de bakarsınız tarih boyunca ABD'nin güvenliğini sağlamak istediği İsrail de Avrupa Ordusu'nda yerini alır.
Olmaz olmaz...
Pentagon'un yani NATO'nun elinde de DEAŞ, YPG, PKK, Boko Haram gibi terör örgütleri kalır. Bu örgütlerle artık bir sonuç da alınmaz. Çünkü bu örgütlerin etkin olmasında Avrupa'daki NATO güçlerinin çok büyük katkısı vardır.
PKK'ya en büyük desteği veren Fransa, Avrupa Ordusu'ndan sonra Türkiye için terörden desteğini kesmek zorunda kalacak. Bir diğer ülke Belçika...
YPG'nin merkezidir. Çünkü bu örgütleri NATO kurdu, büyüttü ve şimdi yeni vitrinini hazırlamaya çalışıyor.
Türkiye de NATO üyesi olduğu halde NATO generallerinin PKK'ya verdiği eğitim desteğini asla unutmuyor. Avrupa Ordusu, Türkiye'ye terör konusunda samimi olmak zorunda. Çünkü NATO'nun Türkiye'de yaptığını yapamayacağını biliyor. NATO 50 yıldır, Türk generallere eğitim vererek Washington için karar almasını sağlıyordu. Bu sistem büyük darbe yedi. NATO, birkaç yıl önce en güçlü olduğu ülke Türkiye'den atıldı. Birçok Türk generalinin çocukları, gizli NATO bursu ile ABD'nin çok önemli okullarında eğitim aldı. Avrupa Ordusu bunu vaad etmiyor. Ortaklık vaad ediyor. Bunu istekli mi yapıyor?
Elbette hayır. Ancak NATO'ya karşı, Pentagon'a karşı Türk ordusunun önemi çok ama çok daha arttı. 20 yıl sonra Avrupa Ordusu da aynı NATO gibi Türkiye'yi yönetmek isteyebilir mi? Oldukça mümkün. Bu ihtimali de unutmamak önemli.
Ama ANKARA aynı suda iki kere yıkanmaz. Türk tarihi bunu bize çok önemli örneklerle anlatmıştır... Büyük bir masa var. Eskisi yıkıldı. Büyük ustalar hamlelerini yapacak.
Sonuçlarını dünya görecek. Biz merkezdeyiz... 3 kıtayı bağlayan omurgayız... Bizsiz olmayacak.
Ama mücadele çok şiddetli olacak... NATO kalsa da gitse de, sonuç alsa da alamasa da saldıracak. Yakında hem de...
Türkiye bekleyip görecek... Bu lüksümüz var.
Değerliyiz çünkü.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
  • ve ya