Patron, salonda toplanan adayları tek tek odasına davet ederek hepsine aynı soruyu sormuş: "2 kere 2 kaç eder?"
Aldıkları eğitimin haklı gururunu taşıyan onlarca genç hiç düşünmeden "4" cevabını vermiş...
Adayların odaya girmesiyle çıkmasının bir olduğunu gören Kayserili Mustafa, sıranın kendisine geldiğini görünce usulca kapıya yaklaşmış...
Omuzlarından sarkan iki beden büyük ceketin altında ellerini birbirine geçirip tedirgin bir şekilde patronun karşısına dikilmiş...
Yorgunluğu gözlerinden okunan umutsuz işadamı bir kez daha sorusunu yinelemiş: "2 kere 2 kaç eder?"
Sorunun basitliği karşısında renk vermeyen Mustafa, eline cebine atarak bir kalem ve not defteri çıkarmış. '2x2=4' yazdıktan sonra işlemi Moşe'ye gösterip yüksek sesle "4" cevabını vermiş...
Gözleri faltaşı gibi açılan patron "Afferin be evlat. Bundan böyle şirketin mali işler sorumlusu sensin" demiş...
Şaşkınlığını gizleyemeyen Kayserili genç mahçup bir ifadeyle sormuş, "Neden beni seçtiniz?" diye...
Kahkahasıyla odayı inleten Moşe, Mustafa'nın omuzlarında tutarak sarsmış ve cevabı yapıştırmış: "AKILDA KALMAZ SATIRDA KALIR"
Bu köşeyi geride bıraktığımız haftanın 'TAKVİM'ini anlatmak için işgal ettim. Ancak Tomahawk gibi haber yağdığı için biraz daha geriye giderek sizleri iki ay öncesine götüreceğim izninizle... Öncelikle şu isimleri dikkatlice okuyun. İşleminiz bittikten sonra aşağıda buluşuruz....
Mehmet Baydar Bahadır Demir Daniş Tunalıgil İsmail Erez Talip Yener Oktar Cirit Taha Carım Necla Kuneralp Beşir Balcıoğlu Ahmet Benler Yılmaz Çolpan Galip Özmen Neslihan Özmen Şarık Arıyak Engin Sever Reşat Moralı Tecelli Arı Savaş Yergüz Cemal Özen Kemal Arıkan Kani Güngör Orhan Gündüz Erkut Akbay Nadide Akbay Atilla Altıkat Bora Süelkan Galip Balkar Dursun Aksoy Cahide Mıhçıoğlu Işık Yönder Erdoğan Özen Enver Ergun Çetin Görgü Çağlar Yücel Haluk Sipahioğlu İşte yine baş başayız. İtiraf edin, bu isimler bir şey ifade etmedi di'mi... Siz de haklısınız. Aradan çok zaman geçti. Akılda kalmayacağını bildiğim için satır satır yazdım... Bu 35 vatan evladı ASALA tarafından yurt dışında hain pusularda şehit edildi...
1973'te başlayan kirli tezgah, görevi PKK'ya devredinceye kadar sürdü... Ölen de öldüren de hep bu toprağın çocukları oldu...
İki ay önce, yani 20 Ocak'ta "ASALA'da Susurluk izi" diye manşet yaptık... İçerideki taşerONLARI deşifre ettik...
Chicago'dan emir alanları yazdık.
Ankara'daki "DERİN DEVLETİN" açık adresini verdik... Ürktüler, köşelerine çekilip sessizce beklediler... Yine yırtacaklarını zannettiler...
Fırtınanın geçtiğini düşündüler... Ama yanıldılar...
Kusursuz fırtına daha yeni başlıyordu. Biz bunu biliyoruz...
Çünkü hormonlu değil, organik gazetecilik yapıyoruz... İşte Abdullah Çatlı'nın adamı Özel Harekatçı Ayhan Çarkın konuştu. "ASALA SUSURLUKTUR" dedi...
İnanın bu utanç duvarından çekilen ilk tuğla... Duvar yıkıldığında kimlerin altında kalacağını hep birlikte göreceğiz...
Benden söylemesi artık AMPAYA FITIK YOK...
Ha unutmadan söyleyeyim, hatırlarsınız geçen yıl Ankara'da "KOZMİK ODA" baskını yapıldı... Bir hakim içeri girdi, günlerce çıkmadı. Ne olduğunu kimse bilemedi. Sormadan edemiyorum; "Ya oradan bazı gazetecilerin isimleri ve gizli görevleri çıkarsa ne yaparız..." İlk günden başınızın ağrımasını istemem... İsterseniz bugünlük burada keselim... Bir dahaki pazartesi, geride kalan haftayı 'değerlendirmemek' üzere buluşuncaya kadar ALLAH'A EMANET...
NOT: Yukarıda sadece katledilen Dış İşleri görevlileri ve yakınlarının ismi yer almaktadır… ESENBOĞA, KAPALIÇARŞI ve ORLY'de şehit edilenler listede yoktur…