Bahçeli 18 Mayıs'a kadar çekilmezse partide taş üstünde taş kalmayacak...
Bu yayından sonra MHP'de kimsenin ağzını bıçak açmıyor.
Kimse NE GELECEĞİNİ bilmiyor. Bilgi almak için birini aradığınızda evdeki televizyonun sesini yükselterek "Mitingdeyiz.
Daha sonra görüşelim" cevabı alıyorsunuz. Bazı kurmaylar "Biz suçlu aramıyoruz" derken eski ağır toplar ise "Daha önce partiye sokulmayan bazı isimler nasıl listeye girdi. İşin PÜF NOKTASI burası" diyerek hesabı eskiye götürüyor.
Partinin zor durumda olduğu ve YENİ SERİNİN gelmemesi için pazarlıklar yapıldığı söyleniyor. Kim, kiminle ne konuşuyor bilmiyoruz. EN AZINDAN ŞİMDİLİK... Çıkan kasetlerle UNKAPANI'NA büyük darbe inince piyasanın nabzını tutmak için biz de ANKARA yoluna düştük. Kapı kapı dolaşıp kasetlerin arkasında ne WAR sorusunun cevabını aradık. Herkes topu taca atıyordu. Bilgi değil sadece YORUM dinliyorduk. Umudum giderek azalıyordu ki çok eski bir dostumu lobide görünce içim rahatladı.
Her zaman olduğu gibi yine yalnızdı.
Ankara'da fazla kalmayacağımı bilirdi.
Koluma girip en ISSIZ masaya götürdü.
Neyin peşinde olduğumu anlamıştı. "Şimdi söyleyeceklerimi başka bir yerde duyma şansın yok" diyerek bodoslama konuya girdi: "Devlet Bey zor durumda. Bu maçı çevirme şansı yok gibi. Kasetleri piyasaya sürenlerin elinde partiyi bitirecek bazı özel sırlar daha var.
Ama konu bu değil. Asıl, çok tanınan bir siyasetçinin başı büyük derde girerse hiç şaşırma."
Tabii hemen araya girip "KİM O?" diye sordum....
Gülümseyen dostum devam etti: "Bazı işler için geçtiğimiz aylarda FRANKFURT'a giden bu politikacı, yoğun geçen birkaç günün yorgunluğunu atmak için şehrin en şöhretli gece kulübüne gitti. Bir süre sonra yanına gelen SARIŞIN BİR ALMAN'LA kaldığı otelin yolunu tuttu. Çift 6. kattaki odaya el ele girdi. Ancak kısa bir süre sonra odadan yükselen bağırışlar koridora taştı.
Güzel başlayan gece, EFENDİ kimliğiyle tanınan politikacının istediği gibi gitmiyordu.
Kadın aldığı paranın karşılığını vermiyor, GURBETTE rahat davranan BEYEFENDİ de "300 EUROMU VERMEDEN BURADAN ÇIKAMAZSIN" diyerek kadının boğazına sarılıyordu. Neyse ki olay yerine gelen güvenlik, SKANDALI faciaya dönüşmeden önledi."
Dostum boş boş baktığımı görünce "dinle daha bitmedi" dedi ve ekledi: "Bu siyasetçinin attığı her adım 4 gün boyunca takip edilmiş. Kaldığı odanın içine üç kamera konmuş. TARANTINO'NUN bile çekemeyeceği sert sahneler şantaj olarak önüne getirildiğinde şaşkınlıktan küçük dilini yutmuş. Bir süre sonra çakma SPIELBERG'in emrine girmeyi kabul etmiş..."
Ben hala "KİM BU İSİM" diye ısrar ederken dostum ayağa kalkıp son sözünü söyledi: "Bekle, yakında vizyona girer!"
ERKEKLER
KASET olayı seçmenlere sorulmuş. Beyler "ERKEKTİR YAPAR. Kötü olan yapması değil ORTAYA ÇIKMASI" cevabı vermiş. Şaka değil araştırma... EMİN PAZARCI'YI OKUYUN, ÇOK EĞLENCELİ...
MİNİBÜS
TAKVİM'in yazarları kasaba kasaba, şehir şehir seçmenin nabzını tutmaya devam ediyor. Biz de bunu ilk gün arkadaşlarımızın ASFALT AĞLATAN fotoğrafıyla duyurduk.
Çok tebrik aldık. Manşetteki 4 arkadaşımız gün içerisinde 978 kez TEŞEKKÜR telefonu etti. Ben de "İyi ki varsınız, ellerinize sağlık" diyorum...