Bir anda dünya sarsıldı.
Sanal alemde başlayan TSUNAMİ kısa sürede televizyonların haber merkezleriyle gazetelerin yazı işlerini alt üst etti.
Anında bütün akışlar değişti. Yapılan sayfalar çöpe atıldı. Gözler, GERANIMO adı verilen operasyonun ayrıntıları için ABD'ye çevrildi.
Milyonlarca Amerikalı sokaklarda KURTULUŞ gününü kutlarken "bazı kalın kafalılar" operasyonun ayrıntılarını sorguluyordu.
Eli kanlı terörist ölü ele geçirilmiş ancak ortada nerede çekildiği belli olmayan KANLI YATAK sahnelerinden başka birşey yoktu.
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamalar da birbirini tutmuyordu. Erken kalkan mikrofonu alıp basının karşısına geçiyordu.
İlk açıklamada teröristin silahlı olduğu ve karısını canlı kalkan olarak kullandığı söylendi.
Daha sonra "yok öyle değil" açıklaması geldi.
Nedense operasyonun süresi bir türlü belirlenemedi. Biri 40 dk. derken diğeri tam 2 saat sürdü diye düzeltme gereği duydu.
Lakin bu çelişkilerin giderek arttığını gören CIA ŞEFİ PANETTA devreye girdi.
Başkan ve adamlarının operasyonu canlı izlediği görüntüleri dağıttı.
Arkada kalan Obama, yardımcısı Joe Biden yüzünden canlı operasyonu rahat izleyemezken oluk gibi akan kan Hillary Clinton'ı şoke etmişti.
Dünyabasını bu fotoğrafları manşet yaparken, Beyaz Saray'daki disiplinsizlik bütün hızıyla sürüyordu. Ancak yine de kimse soru sormuyordu...
İlk kurşun (!) yine TAKVİM'den geldi. 10 ay önce "BÜYÜK SIRRI AÇIKLAYAN" TAKVİM bu kez de MUSAMERE manşetiyle dünya basının karşısına dikildi.
Nedeni çok basitti. Bizim kaynağımız bölgedeki TÜRKLERDİ. Ama bizim dışımızda herkes USAnmadan ABD'nin ağzının içine bakıyordu...
* * *
ATAŞE OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKMAZ!
Hazır kendimizi teröre kaptırmışken kesmeyelim... Geçtiğimiz haftaya, Hafız Esad'ın 21 yıl yardımcılığını yapan Abdülhalim Haddam'ın "Apo, Şam'da Türk askeri ataşe ile aynı evde kaldı" sözleri damga vurdu. "Damga vurdu" dediğime bakmayın kimse oralı bile olmadı. Biz de bu sözler satır aralarında kalmasın diyerek anında RESMİ KURUMLARA başvurduk. "KİM BU ASKERLER" diye sorduk. Ancak bir sonuç alamadık. Bunun üzerine kendi kaynaklarımızı zorladık. Teröristbaşı ile aynı binada kalan, aynı asansörü kullanan, karşılaştıklarında "günaydın" diyen ATAŞELERİN isimlerini almaya çalıştık. Kimse SIRALI TAM LİSTE vermeye yanaşmadı. Ancak samimiyetimize inanan bir dostumuz "İSİMLERİ BIRAK ENGİN ALAN'A BAK!" dedi... Şaşkınlığımı gizleyemediğimi görünce devam etti: "Şam'a giden albaylar Engin Paşa'ya sorulurdu. Her ayrıntıyı o bilir. Ayrıca aynı binada oturmanın dışında başka alışverişler de var..." İnanın çok şaşırdım. Engin Alan Paşa'nın bu işlerle ilgisi olup olmadığını bilmiyorum. Ancak kendisi seçilecek yerden milletvekili adayı...
İnşaallah 13 Haziran'da Paşa'nın ağzından cevap alırız...