Silah zoruyla mı geldi?
Hayır... Kendimiz gidip kapısında yattık.
Yalvardık. İkna ettik. Kapıp getirdik...
Peki GUUS, o güne kadar ne yapmıştı?
* De Graafschap
* PSV Eindhoven (Yrd.)
* PSV Eindhoven
* Fenerbahçe
* Valencia
* Hollanda
* Real Madrid
* Real Betis
* Güney Kore
* PSV Eindhoven
* Avustralya
* Rusya
* Ve Chelsea'yi çalıştırmıştı.
Eindhoven hariç çalıştırdığı hiçbir takımda üst düzey bir başarı yakalayamadı. Fakat "Ne iş yaptığın değil kimi tanıdığın önemli" sözünün anlamını çok iyi biliyordu. Kariyerine başladığı De Graafschap'tan hocası PIET DE VISSER'in güvenini kazanmayı bildi. Afrika'dan bulduğu gençlerden YILDIZ yaratan ve adı KARA ELMAS AVCISIna çıkan VISSER'in futbol dünyasında kolları çok uzundu. Tanımadığı isim yok gibiydi. Bizim GUUS'a sahip çıktı. Hep KEFİL oldu... Bizimki de YAN GELİP YATTI... Nasıl mı?
Türkiye Ligi'ni Amsterdam'daki evinden takip eden Hiddink, Güney Kore, Avustralya ve Rusya'da da aynı sistemle çalıştı. Rusya'da 4 yıl çalıştı. 11 resmi, 5 de özel maç yaptı. Ancak orada 90 gün bile geçirmedi. Kore'deyken maç bitiminde futbolcular DUŞTAYKEN o Hollanda'ya inmiş oluyordu. Zaten MİSAFİRPERVER Koreliler, GUUS'u tutmak için önce VATANDAŞLIK verip ardından LÜKS BİR VİLLAYI kendisine hediye ettiler. Baktılar ki GUUS durmuyor UTANSIN diye Kore ve Asiana Havayolları'ndan ÖMÜR BOYU BEDAVA uçak bileti verdiler... Ancak bu tedbirler de UÇAN HOLLANDALI'yı durduramadı.
Her fırsatta memleketine uçmayı sürdürdü.
Dönüp yine TEK BAŞARILI olduğu yer PSV'nin başına geçti. UÇMAYI BIRAKTI. Bir süre sonra bundan da sıkıldı...
Daha uzun uçuş istiyordu. Kalkıp AVUSTRALYA'ya gitti. Kendisi ülke medyası tarafından HAVAALANINDA en çok görülen ünlü seçildi. Adı BAY KOKPİT'e çıktı... "Benim" diyen pilottan daha çok uçuyordu çünkü...
Derken BABA VISSER yine devreye girdi.
Abramovich'in danışmanı VISSER, Guus'un önce Rusya'nın daha sonra da Chelsea'nin başına gelmesini sağladı. Londra-Moskova-Amsterdam arasındaki uçuş trafiği inanılmazdı. Abramovich bazen özel uçağını TAHSİS etse de servis aksıyordu. ROT AYARI bozuk olan Guus, hep Amsterdam'a ÇEKİNCE, ünlü işadamı "Seni rahat bırakıyoRUS" diyerek pes etti...
Ve asıl hikaye bundan sonra başladı... Çünkü Guus artık Türkiye'deydi... Yani kağıt üzerinde...
Amsterdam'daki ofisinde GOOGLE'a girerek MİLLİ TAKIMI yönetmeye başlamıştı. Takıldığı yerler olduğu zaman da yardımcısı OĞUZ ÇETİN'e SMS atıp bir takım cevaplar alıyordu. SCOUT sistemine yani TAKIM ÇALIŞMASINA önem veriyordu. Bu yüzden yardımcılarını çalıştırıyordu.
Lütfedip geldiği zamanlarda da ÇIRAĞAN'daki PADİŞAH ODASINDA toplantı yapıyordu...
Neyse uzatmayalım...
Asıl konuya dönüp cevabını merak ettiğimiz soruyu soralım... Evinden ayrı kalmadığı bilinen, dışarıda mutlu olamadığı TESCİLLİ Guus'u kim bize KAKALADI?
Avrupa kapısı kapanırken "ÇOK DUYGUSALSINIZ" diyerek bizle ALAY EDEN ve tamamen duygusal davranıp yılda 20 milyonu cebe indiren uçan Hollandalı için kim kefil oldu?
TÜRK HAVA YOLLARI diye düşündüm ama baktım GUUS onların müşterisi değil... Yani böyle bir GİDERİ yok...
Geriye tek bir seçenek kalıyor:
Hiç utanma duyGUUS'u olmayan biri...