Sivillerden ikisinin ise olay yerinden geçen bir kamyonette bulunan baba ve kız olduğu anlaşıldı...
Peki, bu kalleş saldırı neden burada ve neden şimdi yapıldı? Amaç neydi? Mesaj kimeydi?
Bu sorulara cevap vermek için KISACIK bir geri dönüş yapmak şart.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, geçtiğimiz hafta gizlice VAN, ŞIRNAK, SİİRT ve HAKKARİ'yi kapsayan bir programla SINIR BÖLGELERİNİ gezdi. Kışlada Mehmetçik'le birlikte kaldı. Karavana yiyip, mevziide çay içti. Kamuflaj giydi. Helikopterle dağların üzerinde dakikalarca uçtu.
Hatta hedefe giren bir terörist grubun bizzat Genelkurmay Başkanı Necdet Özel tarafından yönetilen operasyonla imha edilişini izledi...
KÖŞK'ün internet sayfasından da bu ziyaretle ilgili sıra dışı fotoğraflar yayınlandı. Birçok gazeteci yorum yazdı. Helikopterin içinden baktığı yönü ANALİZ edip "İran, Suriye ve Irak'a mesaj verdi" diyenler bile çıktı. Sanki başka bir ülkeyle sınırımız varmış gibi... NEYSE...
Oysa basından kaçırılan çok önemli ve gizli bir gelişme vardı GÜNEYDOĞU'da...
Aynı gizem, BEKİR KALYONCU tarafından yönetilen GÜNEŞ Operasyonu'nda da yaşanmıştı.
Harekatla ilgili hiçbir bilgi verilmemişti.
Mehmetçiği dönüşte karların içerisinde kameralara el sallarken görmüştük.
Ancak aradan bir süre geçtikten sonra resmi rakamın 3 katından daha fazla PKK'lının yok edildiğini yazabilmiştik...
Yaklaşık 10 gün önce ÖZEL EĞİTİMLİ polis ve askerden oluşan timler yukarıdaki 4 ilde operasyon üzerine operasyon yaptı. 5 gün süren temizlikte PKK'nın bölgedeki tüm kamplarına girildi. Onlarca mağara ayıklandı. Sağlam istihbarat desteği altında çok sayıda terörist etkisiz hale getirildi. Birçoğu da yakalanıp adalete teslim edildi. Ancak sorumlu devlet anlayışı gereği bu operasyonla ilgili olarak kamuoyuna hiçbir bilgi verilmedi. Haber kaynağıma söz verdiğim için RAKAM yazamıyorum ama PKK'nın uzun yıllardır yediği en büyük darbe diyebilirim...
Şimdi biraz daha geriye gidiyoruz...
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 2009 yılının Ağustos'unda GÜROYMAK'ı ziyaret etti. Gül, günlerce gündemden düşmeyen bu ziyarette 19/07/1987'de 3392 sayılı kanunla ilçe olan GÜROYMAK'a 'NORŞİN' dedi. Köken itibariyle ERMENİCE olan Nor-Şen/Şin yani YENİ KÖY anlamına gelen ilçenin eski ismini kullandı.
Cumhurbaşkanı'nın BARIŞ adına yaptığı, devletin değişen yüzünü gösterdiği bu jesti çok kimse anlayamadığı için o gün eleştirdi. Oysa yeni Ankara kardeşlik elini uzatıyordu.
İnkardan vazgeçiyordu. "Birlik ve beraberlik" diyordu...
Her geçen gün TÜKENEN ve bitme sınırına gelen TAŞERONLAR, dün açılımın ilk adımı olan NORŞİN'i pusuya düşürdüler. Yürekleri yaktılar.
Akıllarınca devletin tepesine 'Köprüleri attık. Barış istemiyoruz' mesajı verdiler... Şunu bilmiyorlar ki Yeni Ankara'nın onlara verdiği süre çoktan doldu. Sivillere kurşun sıkanın yaşama şansı hiç yok... Cumhurbaşkanı AY-YILDIZLI helikopterden el sallarken zaten bu mesajı verdi...
Ama NATO mermer NATO kafa...