Hindistan yolunu emniyete almak için Basra'daki büyük şeyhlerle özel anlaşmalar imzaladı.
Kraliçe böyle yayılırken Fransızlar boş duracak değildi. Kafalarını kaldırıp baktılar...
Karşı kıyıda CEZAYİR vardı... Ancak bahane yoktu.
1520'den beri OSMANLI Cezayir'i DAYILIK sistemiyle yönetiyordu. Fransızlar'ın bölgeye göz diktiği yıllarda da DAYI İZMİRLİ HÜSEYİN PAŞA'ydı...
Hüseyin Paşa o yıllarda durmadan FRANSA'ya BUĞDAY gönderiyor ancak tek kuruş para alamıyordu. Mektuplar, haber salmalar, araya adam sokmalar kar etmiyordu.
Kafası atan İZMİRLİ PAŞA, Fransız konsolosu yakasından tuttuğu gibi karşısına oturttu. Paşa'nın öfkesi karşısında şaşıran Konsolos P. Deval korkudan sararmıştı.
Sandalyeye yapışmıştı. Tir tir titriyordu. Her soruya mecburen "NASIL İSTERSENİZ" diye cevap veriyordu. Konsolosun kendisini oyaladığını gören Paşa "Ne biçim adamsın" diyerek elindeki YELPAZEYİ konsolosun kafasında parçaladı...
Kafadan darbe alan Pierre Deval ilk gemiyle memleketine döndü. Yediği dayağı en ince ayrıntısına kadar anlattı.
Cezayir'e çökmek için mazeret arayan Fransızlar bayram yaptı. Hemen donanma hazırlandı. Yola çıkıldı.
Yüzlerce gemi Cezayir'i kuşatmıştı.
Hem ülke, hem İzmirli Paşa yalnızdı.
Osmanlı'nın başka dertleri vardı.
Yunan isyanı ve Rus savaşı yüzünden kimse dönüp Cezayir'e bakamadı...
Bir avuç Osmanlı askeri kahramanca çarpıştı.
Destan yazıldı. Direniş tam 1 yıl sürdü.
Yiyecek ekmek bulamayan askerler mecburen geri çekildi.
Hüseyin Paşa yakalandı. Napoli'ye gönderildi.
Fransızlar'ın Cezayir'e girdiğinde tarihler 5 Temmuz 1830'u gösteriyordu.
Osmanlı hakimiyeti bitmişti. Artık 132 yıl sürecek olan Fransa dönemi başlamıştı...
Ta 1962'ye kadar...
1.5 milyon ölü, sürgün, hastalık, işkence, asimilasyon, tecavüz, zorla din değiştirme...
Yani, BUĞDAY aldı, parasını vermedi...
İsteyeni de dövdü, öldürdü...
Bence şimdi sıra bizde...
Bütün Fransız mallarına FRANSIZ kalalım.
Ne demişti NAPOLYON: Para, para, para...
Anladıkları dilden konuşalım...
NOT: Sarko'nun dış politika danışmanı Jean-David Levitte, "Fas, bizden Renault'u istiyor.
Şimdiden 400 bin araç üretim sözü verdiler.
Sakın boykota kalkışmayın. Siz zararlı çıkarsınız. Çünkü Carrefour'da bile çok sayıda Türk çalışıyor" diyerek, aklı sıra Türkiye'yi tehdit etmiş...
Yani bindiği dalı kesmiş. Şu an Türkiye'de 1000 Fransız şirketi iş yapıyor. Kazandıkları paralar da hiç fena değil.
Artık ok yaydan çıktı. BOYKOT dalga dalga yayılacak. Avrupa'daki Türkler ilk darbeyi indirdi bile...
Bakalım Levitte efendi söyledikleri için ne zaman özür dileyecek...
Yakında Sarko'ya akıl veren Fransız masonlarının buradaki BİRADERLERİNİ manşetlerde görürüz...
Arayı bulmak onlara kalacak çünkü... Söylemedi demeyin!..