Hepsi çağının vicdanı oldu, özgürlüğün ışığında birleşti...
Peki, Fransa'yı "özgür düşüncenin güneş batmayan imparatorluğu" haline getirenlerin ne dediği ortadayken SARKO'nun "Ermeni soykırımı yoktur diyene 1 yıl hapis" getiren yasa için çırpınmasını nasıl anlamalıyız?
Türkiye'nin bölgesinde bir dev haline geldiğini en iyi ALMAN-FRANSIZ ortaklığı görüyor.
Sırtlarındaki HANDİKAPLARDAN kurtulmak isteyen Merkel-Sarko ikilisi enerji kaynaklarına SÖRF yapan Türkiye'nin önünü kesmek için her yolu deniyor. Ermeni kartı atılan ilk adım sadece...
Geri planda savaş bütün hızıyla sürüyor. Çünkü 60 yıldır AVRUPA'ya akan enerjiye sadece BODYGUARDlık yapan Türkiye artık "öküz öldü, ortaklık bozuldu" resti çekiyor.
Onların penceresinden bakınca olan biteni anlamak hiç de zor değil.
Bir yanda düne kadar ORDUNU teslim ettiğin Almanya, diğer yanda eğitimini, hukukunu ve edebiyatını hediye ettiğin Fransa... Alışkanlıklardan kurtulmak kolay olmuyor. Adamlar ayaklarının altındaki halının kaydığını hissedince, Türkiye'nin BÜYÜK DEVLET gibi hareket ettiğini görünce ne yapacaklarını şaşırıyor... Bu şaşkınlıkla yapılmaması gerekeni yapıyorlar.
Yok boykot olursa Türkiye kaybedermiş, yok Renault'u Fas'a taşırlarmış, yok Carrefour çekip gidermiş... Durdukları kabahat.. Gidene DUR demeyiz... Ancak unutmasınlar gidecekleri daha iyi bir yer yok. Avrupa'da insanlar çaya şekeri sayarak atıyor. Sadece Fransa'da 16 milyon işsiz var. Nice ve Cannes'da sokaklar hayat kadınlarıyla dolu.
Emekli maaşları yerlerde. İnsanlar çalışarak ölüyor.
Anlayacağınız eski güzel günler yok oralarda...
Ben yine de Fransız mallarından uzak duralım ancak bütün enerjimizi bu işe harcamayalım diyorum. İstedikleri bizi bölge dışına çekmek.
Libya'daki miting, Mısır ve Tunus'taki coşku Sarko'nun yüreğini ağzına getirdi.
Türkiye artık bölgesel bir oyun kurucu. Olaylara içeriden bakamayız. Ankara ne kadar önemliyse, Şam, Bağdat, Kahire, Trablus ve KÖRFEZ de o kadar önemli.
Petrol kaynakları ile Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için adım atmalıyız. Ajman Şeyhliği ile Fijerya Emirliği arasında Türk gemileri demirlemeli. Dalgalanan Türk Bayrağı'nı herkes görmeli...
Bunu yaptığımız anda "güvenliğiniz, barışınız, refahınız ve enerjiniz bizden sorulur" mesajı MERKOZY'e gider... Zaten dönerci cinayetlerini MİT'in aydınlatması Almanya'nın kimyasını bozmuş durumda. Hala birbirlerine "Dünyaya rezil olduk. Türkler bunu nasıl yaptı" diye soruyorlar.
Yapılan doğru işlerin yanında yanlışlarımız da olmuyor değil. Fransa'yı eleştirirken evimizin önünü de süpürmeliyiz. Kitap yazdığı için içeride tutulan, eline silah değil de kalem aldığı için özgürlüklerini kaybedenleri unutmamalıyız. Önümüz yılbaşı...
Türk adaletinin DÜŞÜNCESİNDEN dolayı içeride bulunanları sevenlerine kavuşturacağına inanıyorum... Kimseye koz vermeyelim.
Unutmayalım ki Osmanlı'nın, Cezayir'den Viyana'ya kadar açılan GÖKKUŞAĞINDA her türlü renge yer vardı. Yeni Türkiye, farklı desenlerle, farklı seslerle büyüyecek. Farklılığımız gücümüz...
Bunu bilelim YETER...
* * *
ÇARKIN OLAYI
İki gün önce "Çarkın'ın gösterdiği yerlerden bir şey çıkmazsa, bütün faili meçhul dosyaları kapanır. Birileri bunu istiyor olmasın" diye sormuştum.
Bugün daha kesin konuşayım: Çarkın bildiği yerleri göstermiyor. Aksine hedef saptırıyor.