CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş

EKREM KIZILTAŞ

Sosyal medyaya çekidüzen

Eklenme Tarihi 03 Mayıs 2026
İhsan ve arkadaşları sabah buluşmalarını ne zaman dışarıda yapabilecekleri üzerine sohbet ederlerken, Melih Bey selam vererek yanlarına geldi. Selim:

İyi ki geldin Melih Ağabey. Olumsuz algı operasyonları ile kafamızı karıştırmaya çalışanlar konusunda aktardıkların sebebiyle her hafta seninle buluşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Başta ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşta son durum ve uluslararası sularda SUMUD Filosuna yönelik İsrail saldırısı başta olmak üzere konuşulması gereken çok şey var. Ama öncelikle 15 yaş altı çocuklarımızla alakalı sosyal medya düzenlemesi konusundaki fikrini öğrenebilir miyiz?..

Belki biraz gecikmiş olsa da 15 yaşını doldurmamış çocuklarımızın sosyal medya platformlarını kullanmasını yasaklayan yeni düzenleme, son derece yerinde bir adım… Mehmet:

Sistem nasıl çalışacak?..

Sosyal ağ sağlayıcıları yani platformlar, yaş doğrulama sistemleri kurarak 15 yaş altının erişimini engelleme ve bu arada ebeveyn kontrolünü sağlayacak araçlar sunmakla yükümlü. 15 yaş altında olanlar bu ağlara kaydolamayacakları gibi ebeveynler, çocuklarının hesap ayarlarını kontrol edip, kullanım sürelerini sınırlayabilecekler. Ücret konusunda da onay ailelerin kontrolünde olacak… Mustafa:

Buna uymayan platformlarla ilgili yaptırımlar nelerdir acaba?..

Düzenleme ile ilgili yükümlülüklerini ihlal eden sosyal ağ sağlayıcıların, internet trafiği bant genişliği BTK kararıyla %50 oranında daraltılacak. Bu arada 15 yaşını doldurmuş ancak reşit olmayan çocuklar için de daha güvenli, yaşa uygun içeriklerin sunulacağı modeller geliştirilecek… Remzi:

Desenize bu düzenleme ile çocuklarımızın dijital dünyadaki güvenliği belirli ölçüde sağlanmış olacak. Benzeri uygulamalar birçok ülkede yaygınlaşıyor galiba?..

Doğru. Birçok ülke bu konuda adımlar atarken birçoğu da hazırlık aşamasında. Bunlar, sosyal medyayı kuralsızlığın hakim olduğu bir alan olmakta kurtaracak adımlar… İhsan:

Çocuklarımız açısından içimiz rahat etse bile sosyal medyanın hepimiz için bir problem olduğu düşünülürse sanırım daha başka tedbirler de alınması gerekecek…

Bu konuda da ciddi çalışmalar gündemde. Sosyal medya sağlayıcılarının ülkemizde temsilcilik açmaları, mahkeme kararlarının gereklerini yerine getirmeleri, sağladıkları kazançların vergilendirilmesi ve benzeri birçok konuyu kapsayan düzenlemeler gündemde. Umulur ki bu platformların zararlarını en aza indirecek düzenlemeler en kısa zamanda yapılır… Mehmet:

Haberlerde görmüştüm, Almanya'nın önde gelen dergilerinden birisi olan Der Spiegel, kendi ülkelerinde yapılan benzer çalışmalardan övgüyle bahsederken, çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için Türkiye'nin attığı adımı yasakçılık olarak değerlendirmiş.
Bu, çocuklarımız üzerine bazı hesaplar yaptıklarının göstergesi galiba?..

Sadece Almanya'nın Der Spiegel'i değil, Batılı medyanın büyük bir kesimi, kendileri için makul gördükleri birçok şeyi bizim için gereksiz görüyorlar. Esas mesele, sosyal medya platformlarının çocuklarımız başta olmak üzere toplumun tamamını hedef alan çabalarının ardında kendilerinin olması. Açıkça, 'Türkiye'deki çocukları ve toplumu kötü yönde etkilemek için yaptığımız çalışmaları engellemeyin' diyemedikleri için, kendi ülkeleri için son derece gerekli gördükleri uygulamaları bizim gündeme getirmemizi istemiyorlar… Mustafa:

Buna adlı adınca alçaklık demek gerek galiba. Bir de Batılı ülkelerin çok odbjektif, demokrat, insanlık yanlısı oldukları söylenir.
Yalan olduğunu zaten bilsek de kendilerini bu kadar açık etmeseler keşke…

Ne kadar saklamaya çalışsalar da iki yüzlülükleri her zaman sırıtıyor. Şükürler olsun ki yöneticilerimiz, üzerlerine düşeni yapıyorlar. Bu arada sivil toplum ve akademi dünyası da ellerini taşın altına koyuyor denebilir. Hafta başında Karabük Üniversitesi'nde düzenlenen 'Medya ve Etik Çalıştayı', sosyal medyanın başımıza açtığı ve açabileceği sıkıntılar konusunda ciddi konuların gündeme getirilmesi bu yönde yapılan çalışmalardan birisiydi, mesela. Çok sayıda akademisyenin katıldığı toplantıda bir yandan durum tespiti yapılırken bir yandan da bu hususta yapılması gerekenler konuşuldu. Bu tür çalışmaların iyice yoğunlaştığı düşünülerse, çocukları korumaya yönelik olandan sonra toplumun tamamını dijital medyadan korumayı hedefleyen düzenlemeler de yakında yapılacak demektir… Mustafa:





ABD VE İSRAİL'İN İRAN'LA SAVAŞINDA YENİ BİR AŞAMA


Bu iyi bir haber. Bu arada iki aydır süren ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş yeni bir aşamaya geldi gibi.
Saldırıları kongre izni olmadan, 60 günlük başkanlık yetkisi ile başlatan Trump, kimilerine göre savaşı bitiren kimine göre ise yeni bir 60 günlük saldırı başlatmak için zamanı sıfırlayan bir açıklama yaptı. Neler oluyor dersiniz?..

Bu çok sıcak bir gelişme ve tam olarak ne manaya geldiği ancak önümüzdeki günlerde belli olur. Bu savaşın biteceği manasına da gelebilirdi belki ama tam da bu günlerde ABD'nin bölgede ciddi yığınağını artırdığını unutmamak gerek. Bu arada tekrar 60 günlük bir saldırı başlatma ihtimali olan Trump'ın, kullandığı 60 güne ek olarak 30 gün daha saldırıları sürdürme imkanı olduğu da iddialar arasında. Son açıklamaları ile eğer İran'ı biraz daha zorlamayı düşünmüyorsa, saldırıları yeniden başlatmaya niyetli olduğu söylenebilir… Remzi:

Bildiğimiz gibi havadan vurmak şeklinde mi devam edeler yaksa bir kara savaşı gündeme gelebilir mi?..

Havadan vurmayı sürdürebilirler.
Ancak kara savaşı bütün uzmanlar tarafından imkansız olarak görülüyor.
İran büyük bir coğrafya ve hava savunması zayıf olsa da kara gücü açısından oldukça kuvvetli. ABD'nin 10 bin kilometre öteden geldiğini de unutmamak gerek. Bu, lojistik açısından ciddi bir problem… Selim:

İsrail'in bir kara harekatı yapma ihtimali zaten yok galiba?..

Kara gücü nerdeyse yok denebilecek olan İsrail'in bu husustaki mevcut askerleri de son derece korkak oldukları için bir kara savaşını akıllarından bile geçirmezler. Bu sebeple sürekli olarak ABD'yi kara harekatına zorlamaya çabalıyorlar zaten… İhsan:

Her türlü ihtimal masada yani?..

Evet. Güya Hürmüz'ün açılmasını isteyen ABD, ablukası ile bunun iyice karmaşık hale getirdi. Pakistan'ın talebiyle başlatıldığı söylenen süresiz ateşkesin durumu belirsiz. Son tekliflerini reddeden Trump'ın, yine vurmaktan bahsetmesine karşılık, İran Babülmendep Boğazı'nı kapatmak yönünde açıklamalar yapıyor... Mustafa:


SUMUD KARARLILIK DEMEK


İsrail SUMUD Filosuna yine müdahale etti. Hem de kendi karasılarına neredeyse bin kilometre ötede. Neler söylenebilir?..

Uluslararası hukuku tanımadığı bilinen İsrail, bu seneki SUMUD filosunun geçen senekine nazaran iki misli büyük olacağını bildiği için, sınırlarına yaklaşmalarını beklemeden müdahale yolunu seçmişe benziyor. Geçtiğimiz yıl Eylül'de sınırlarına yaklaşan filoya müdahalede başarısız olmuş ve bazı teknelerin Gazze karasularına girişini engelleyememişti, malum. Akılları sıra bu sene işi sağlama aldılar… Selim:

Sanıyorum 70 civarında tekneden 22'sine müdahale edebildiler ve bunlardan esir aldıkları insanların büyük bir bölümü de Türkiye'ye geldi. Diğer tekneler Yunanistan'da fırtınanın dinmesini bekliyorlarmış. Bu, yollarına devam edecekleri manasına mı geliyor?..

Tabii ki. İsrail tarafından ele geçirilemeyenler ve onlara katılmak üzere Türkiye karasularında bekleyen tekneler, fırtına dinince beraberce Gazze'ye doğru yola çıkacaklar. SUMUD kelime manası olarak kararlılık manasına geliyor biliyorsunuz. SUMUD filosuna mensup bine yakın insan, nelerle karşı karşıya kalabileceklerini bilerek ve bu hususlarda ciddi eğitikler almış olarak yola çıkıyorlar zaten… Mehmet:

Siz de aynı mı düşünüyorsunuz bilmem. Ancak, gerek 7 Ekim 2023'ten sonra Gazze'ye yönelik alçakça saldırıları ve gerekse geçtiğimiz sene olduğu gibi bu sene de onlarca değişik ülkeden oluşan SUMUD filolarına yönelik davranışları sebebiyle İsrail'in cilalarının kalanları da tamamen döküldü bence. Ne dersiniz?..

Katılıyorum. Ve ne kadar da acı olsa yaşananların teselli bulabileceğimiz tek tarafı da bu zaten. İsrail başta ABD olmak üzere Batı ülkelerinin hemen tamamında bir nefret objesi haline gelmiş durumda.
Biraz züğürt tesellisi gibi gelse de İsrail'in taraftarlarını gittikçe kaybettiğine dair emareler hayli yüksek. Bu da hemen değilse de çok uzak olmayan bir zamanda kendisine sahip çıkabilecek kimse bulamayabilir demektir… İhsan:

Buna inşallah denir işte. Evet, bugünlük bu kadar. Farkında iseniz bu haftaki sohbetemizde CHP'nin adını bile etmedik. Sosyal medyaya çekidüzen vermekle ilgili adımların devamının gelmesi, temel arzumuz. SUMUD Filosu'nun devamının herhangi bir engelle karşılaşmadan Gazze'ye ulaşması da duamız…

Amin…
TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN