• 17 Mayıs 2018, Perşembe

İsrail’in sonu uzak değil!..

Hep yaptığını yine yapıyor İsrail… Topraklarına el koymak için katlettiği, sürdüğü, yıllarını mülteçi kamplarında geçirmeye mecbur bıraktığı insanları, ortaya çıkışının 70. yılında da katlediyor…

Nasıl ki normal olarak ortaya çıkmamış, birilerinin zorlamasıyla sun'i olarak var edilmişse, normal şartlarda, yani demokrasi ve insan hakları gibi değerlerle varlığını sürdüremeyeceğini iyi biliyor İsrail.

Bunun için vuruyor, kırıyor, bombalıyor, katlediyor. Yaptıkları zulüm ve katliamları her nasılsa normal kabul ediyor İsrail'i yönetenler, çünkü bizim bildiğimiz manada normal birer insan değiller. Ancak anormalliklerinin başkaları tarafından da normal kabul edilmesi için ellerinden geleni yapıyor, hizaya getiremediklerine de havlıyorlar. Tıpkı Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yaptıkları gibi.

Cumhurbaşkanımız doğruları söylediği, doğruları savunduğu ve doğru olanın egemen olması için gücü yettiğince bütün dünyayı da harekete geçirmeye çalıştığı için hiç sevilmiyor İsrail'I yönetenler tarafından.

İsrail'I yönetenler, Cumhurbaşkanımız başka olmak üzere Türkiye'yi yönetenlerin de, başka ülkelerin yöneticileri gibi Filistinlilere yönelik zulümlerine destek olmaları hiç değilse sessiz kalmaları gerektiğini düşünüyorlar.

Bu olmayıp ta yapıp ettikleri ile ilgili gerçekler dünyaya duyurularak, Cumhurbaşkanımızın deyişiyle, 'sinir uçlarına dokunulduğu için' dengelerini kaybediyor ve yalanlarla yeni algılar inşa etmeye çalışıyorlar.

Nekbe'nin 70 yılında katlettikleri 60 ve yaraladıkları binlerce insan için dünya kamuoyunu harekete geçirmeye çalışan Cumhurbaşkanımızla ilgili Başbakanlarının mesajları da çaresizliğin zirvesi.

Doğruların söylenmesine tahammül edemedikleri için Türkiye ile ilgili yalanlar söyleyip böylelikle mesafe almaya çalışıyorlar. Attığı bütün adımlar uluslararası meşruiyete uygun olan Türkiye konusunda yapabilecekleri başka bir şey yok çünkü.

'Öldürmeyi iyi bilmek!..'

İsrail'in 10 ya da 20 sene önce melanetlerini kamufle edebilmesi çok kolaydı. Dünya medyası bu ülke lehine algı inşası için uğraşıyor ve katliamlarını da gözden gizliyordu. Ancak 2009 yılında Davos'ta yedikleri 'Onu Minute' tokadı sonrası 'öldürmeyi iyi bildiklerini' gösteren birçok gelişme yaşandı ve cilaları iyice döküldü.

Halen mecburi ya da gönüllü köleleri olsa da, İsrail'in yaptıklarının katliam olduğu, Filistinlilerin topraklarını talep eden mazlumlar olduğu gibi doğrular dünya kamuoyunda hızla yayılıyor. Doğrular yayıldıkça da, İsrailli yöneticiler ne yapacaklarını şaşırıyorlar…

İsrail'in Filistinlilere yönelik zulüm ve katliamlar karşısında yekvücut olması gereken İslam ülkelerinin birçoğu maalesef İsrail ve onun emrindeki ABD'nin kontrolünde oldukları için, ağızlarını açmaya bile cesaret edemiyorlar.

Varlıklarını, kendilerini koltuklarına getirenlere borçlu olduklarına inananlar, gözlerinin önünde katledilen kardeşlerini görmezden geliyorlar.

Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere haksızlıkları haykıran yöneticilerimiz, haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanları da afişe ediyorlar bir yandan. Bizimkiler doğruyu olanı yaptıkça, yanlış yapanlar açığa çıktıkları için, istemeseler de birşeyler yapmak zorunda kalıyorlar…

Çaresizliğin nerdeyse zirve yaptığı bir durumdayız. Geleceğe yönelik olarak ise ümitlerimiz var sadece…

Cenab-ı Hakk zulme fazla mühlet vermeyeceği için, katliam ve zulüm konusunda gemi azıya alan İsrail'in sonunun pek te uzak olmadığı gibi ümitler…

Filistinlilerin nüfusları gittikçe artarken, Siyonistlerin nüfusu ise azalıyor…

  • ve ya