CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Tuz ruhu değil Yenikapı Ruhu...

Eklenme Tarihi 02 Eylül 2016
'7 Ağustos' ya da 'Yenikapı Ruhu', milletimizin 15 Temmuz'daki şahlanışı sonrası başlattığı Demokrasi Nöbetleri'nin finaline doğru Milli İrade konusundaki ortak kararlılığa verilen isimdi. Ve sadece Yenikapı'daki 5 milyonu aşkın kişinin değil, ülke genelinde o muhteşem buluşmayı izleyenlerin, yani aslında 79 milyonun ittifakıyla oldu bu...
Daha o gün bile, bütün iyi niyetlere rağmen Yenikapı Ruhu'nun ifade ettiği manaya uygun olmayanların da işin içine dahil edildiği ve bunların kısa sürede problem çıkarmaya başlayabilecekleri biliniyordu şüphesiz.
Ancak bunların kayda değmeyecek kadar az oldukları düşünüldüğü için önemsenmiyordu.
CHP Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke'nin, partisinin MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada sarf ettiği bazı sözlerin '7 Ağustos Ruhu'na aykırı olduğu açık. Ancak meselenin esas vahim tarafı, yaşananlardan belirli oranda ders almış olması beklenen CHP'nin 'eski tas eski hamam' tavrını sürdürmesi.
Böke'nin: "Kendi yapımı dahi hukuka aykırı olan bir kaçak sarayda yargı yılı açılamaz, bu açılış asla kabul edilemez" şeklindeki sözlerinin, herhangi bir karşılığı yoktu. Adli Yıl, Ankara'daki bir otelin eksi ikinci katındaki kasvetli bir salon yerine, Külliye'nin muhteşem salonunda yapılan törenle açıldı. Ve çok da güzel bir program oldu.Gitmezlerse Adli Yıl'ın açılmayacağını zannedenler de kaybedenler arasında yerlerini aldılar.
Çünkü gitmek istemedikleri yerin aslında Halkın Külliyesi olduğunu bütün Milletimiz biliyor...

YÜZLERİ KIZARACAĞINA...
Böke'nin sözleri arasında asıl üzerinde durulması gerekenler, kadın polislere başörtüsü serbestisi getirilmesini 'laiklik üzerinden yeni bir tartışma başlatılma gayreti' olarak değerlendirmesi... Türkiye'de siyaset yapan partilerden birisi olan CHP'nin Parti Sözcüsü gibi değil, sanki yurt dışından bu partiye staj yapmaya gelmiş biri gibi konuştu Böke.
'Kamuda Başörtüsü serbestisi', çoktan kapanmış olması gereken bir konu. İdeolojik körlük dolayısıyla yanlış bir laiklik anlayışına takılıp kalmış olanlar hariç, kimsenin bu meseleyi tartıştığı filan da yok. Vaktiyle böylesine çağdışı bir yasağı nasıl savunduklarını düşünerek hatırladıklarında yüzlerinin kızarması gerekirken, halen bu yanlışı sürdürme peşinde olanlar hariç... Ağızlarını her açtıklarında hak ve özgürlüklerden bahsedenler de bunlar çünkü.
Kadınlarının yüzde 70'ten fazlasının başörtüsü kullandığı bir ülkede, aklı başında hiçbir kimsenin aklından bile geçirmemesi gereken argümanlarla başımıza uzun süre bela edilmiş bir konuydu başörtüsü yasağı. CHP Parti Sözcüsü'nün, poliste başörtüsü serbestisini, 'laiklik üzerinden yeni bir tartışma başlatılma gayreti' olarak yorumlaması da, CHP'den birilerinin konuyu tekrar tartışma ortamına getirmeye niyetli olduklarının göstergesi.
Yakın zamanlarda birbiri ardına bir sürü sıkıntılar yaşayan ve 15 Temmuz'la birlikte yeniden silkinip ileriye doğru yürüme kararlılığını net bir şekilde gösteren insanımız, geçmişin baş ağrıtan meseleleri ile ilgilenmek yerine ileriye bakmak istiyor oysa.
İçerisindeki hazımsızlar hariç, CHP'nin büyük kitlesinin de aslında aynı kanaatte olduğu söylenebilir.
CHP'nin Yeni Türkiye'deki varlığı 7 Ağustos ya da Yenikapı Ruhu'na uyumlu olup olmamasıyla yakından alakalı. Çünkü o ruh Milletimizin ortak karakterini yansıtıyor...