CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Endişeye mahal yok!..

Eklenme Tarihi 23 Mayıs 2016
Türkiye insanı endişeliydi; endişeliydik... Saldırılarını artıran terör örgütüydü bu endişenin ağırlıklı kaynağı. Ama TBMM çatısı altında bulundukları halde, terör örgütüne destek açıklamaları yapan ve hatta örgüte araçlarıyla silah taşıyabilecek kadar cüretkar olan bazı milletvekilleri de ciddi bir endişe kaynağıydı.
Terörle mücadeleye destek olmaları beklenenlerin destek vermeleri, kabul edilebilecek bir şey değildi çünkü.
Dokunulmazlıkların kaldırılması suretiyle, milletimizin kahir ekseriyetinin endişesi giderildi.
Artık dokunulabilecek olanlar hesap verecekleri ve bundan sonra ayrı cüreti gösteremeyecekleri için. Ama galiba tam da aynı sebepten, şimdi de ABD ve AB ülkelerini bir endişe kapladı... Endişelerinin gerçek sebeplerini zikredemeyen söz konusu ülkeler, demokrasimizin kalitesinde olabilecek eksiklikler(!) gibi bahanelere sarılıyorlar. Dokunulmazlıkların bir defaya mahsus kaldırılması ile TBMM'de fezlekeleri bulunan milletvekillerine yargılanma yolunu açan anayasa değişikliğinin kabulü, içerdekilerden çok dışarıdakileri endişeye sevk etmişe benziyor yani...
İçerdeki endişeliler, yani karardan en çok etkilenebilecek olanlar şimdiden yurt dışına kapağı atmış durumdalar zaten. "Dokunulmazlıkların kaldırılmasına izin verilmesinin "ciddi endişe kaynağı" olduğu vurgulanan AB adına yapılan açıklamada, 'dokunulmazlıkların ayrım gözetilmeksizin uygulanması ve dokunulmazlıkların kaldırılmasının şeffaf kriterlere göre, her bir dava için ayrı ayrı ele alınması, siyasi mülahazalara bağlı olmaması gerektiği' ifade edilmiş.
'Her bir dosya için uzun uzun uğraşmak varken neden bir defada kaldırdınız?' demek istiyorlar yani. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı'nın açıklamasında da benzer ifadeler var: "Amerika Birleşik Devletleri... 100'den fazla milletvekilinin meclis dokunulmazlığını kaldıracak anayasa değişikliğinin, Türkiye genelinde ifade özgürlüğü üzerinde dondurucu bir etkisi olmasından endişe duymaktadır." Açıklamada dikkat çeken bir başka husus da, "Bu değişiklik, siyasi tartışma alanının daralması sonucunu doğurursa, Türkiye demokrasisinin kalitesini düşürecektir" vurgusu.

Vaktiyle uyarsalardı...

Avrupa ülkeleri ve ABD'nin Türkiye'deki demokrasi konusundaki hassasiyetleri, dikkat çekici. Ama asıl dikkat çekici olan, kendi ülkelerinde benzer durumlarda çok daha ileri uygulamalara imza atmaktan çekinmeyenlerin, bize sistemi tıkayacak dolambaçlı yolları tavsiye etmeleri. Teröre doğrudan ve dolaylı destek veren, örgüte arabaları ile silah taşıyan milletvekilleri söz konusu olduğunda, ABD ve AB mekanizmalarının nasıl çalışabileceğini tahmin etmek zor değil. Son birkaç sene içerisinde ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve Belçika'da yaşananlar, terör konusunda bu ülkelerin reflekslerinin nasıl çalıştığı konusunda yeteri kadar fikir veriyor çünkü... Ancak söz konusu Türkiye olduğunda, teröre destek veren milletvekillerine bile katlanmamız gerektiğini düşünüyorlar. Aynı durum sizin ülkelerinizde olsaydı ne yapardınız sorusunun ise cevabı yok. Değişiklikten en çok HDP'li milletvekillerinin etkileneceği malum. Terörle bağlantılı suçlar şaka değil çünkü. Endişeli oldukları anlaşılan batılı ülkeler, bu kişileri işin başında uyarıp; 'Kardeşim biraz sakin olun, bu kadar da ileri gitmeyin' demiş olsalardı; mesele hallolur ve endişelenmelerine gerek kalmazdı belki de... Netice: Milletimizin beklentisi karşılandı. Endişeye mahal yok artık... Batılıların endişeleri ise kendi problemleri...