CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Sor ki niye oldu...

Eklenme Tarihi 25 Nisan 2016
23 Nisan'da 'neşe dolarız'. 24 Nisan'da ise, batı parlamentolarında 'Soykırım' mı, 'Büyük bir Felaket' mi denileceği merakıyla, hafakanlar basar bizleri. 24 Nisan'ın 100.
Yıldönümü, Ermeni Diasporasının çeşitli ülkelerdeki hummalı hazırlıkları sebebiyle oldukça gürültülü bir şekilde yaşanmış, Birçok ülke, ipe sapa gelmez kararlar almışlardı.
Geçtiğimiz yıl kadar olmasa da, bu 24 Nisan da hareketliydi.
80'lerde terör örgütü ASALA'nın cinayetleri ile gündeme getirilen sözde soykırım iddiaları, sonrasında Ermeni Diasporasının lobi faaliyetleri üzerinden siyaset sahasına taşındı.
Sembol tarih olarak seçilen 24 Nisan 1915, Osmanlı Ermenileri ileri gelenlerinden 2.345 kişinin "devlet aleyhine faaliyette bulunmakla" suçlanıp tutuklandıkları tarih.
Tehcir ve başka gelişmeler bu tarihten sonra hızlandığı için, 'Osmanlı Devleti, neden asırlarca bir arada yaşanan Tebaa-yı Sadıka'nın ileri gelenlerini tutuklama ihtiyacı duymuştu' sorusu, 100 yıldır devam eden tartışmaların can damarı. İddiaların Türkiye'ye zarar verebileceği ümidinde olan dışarıdakiler ve içeridekilerle beraber Ermeni diasporası ve Ermenistan'ı yönetenler: 'Osmanlı bir sabah kalktı ve Ermenilerin ileri gelenlerini tutukladı. Sonra da tehciri başlatarak, yollara düşen Ermenilerin katledilmelerine zemin hazırladı' iddialarını tekrarlayıp duruyor, yıllardır. Tabii ki detaylara girmemeye dikkat ederek.
Yoksa, 'ne oldu da böyle oldu?' sorusuna verilecek cevabın çok önemli olduğunun onlar da farkında aslında.
Detaylara girmeden, 'Türkiye söylenenleri kabul etsin' diyenler, Birinci Cihan Harbi dolayısıyla dört bir yandan saldırı altında olan Osmanlı Devleti'nin, bazı vatandaşlarının ihanetlerine de katlanmalıydı demek istiyorlar.
Ermeni Diasporasının hoşuna gidecek kararlar alan devletler de, 'saldırı altında iken, düşmanınıza yardımcı olan vatandaşlarınıza ne yapardınız?' sorusunu duymazdan geliyorlar.

Taziye mesajı...

İddiaların ilk ortaya atıldığı dönemlerde katı bir 'red' politikası uygulandı. AK Parti'nin iktidara gelmesinden sonra, gerçeğin araştırılması yönünde çabalar başladı. 2014 Nisanı'nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayınlanan taziye mesajı da, ezber bozan bir gelişmeydi.
"Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarının hangi din ve etnik kökenden olursa olsun, Türk, Kürt, Arap, Ermeni ve diğer milyonlarca Osmanlı vatandaşı için acılarla dolu zor bir dönem olduğu yadsınamaz..." şeklinde başlayan mesajda: "Ermenilerin de o dönemde yaşadıkları acıların hatıralarını anmalarını anlamak ve paylaşmak bir insanlık vazifesidir" deniliyor; "Türk, Ermeni ve uluslararası tarihçilerin yapacağı çalışma, 1915 olaylarının aydınlatılmasında ve tarihin doğru anlaşılmasında önemli bir rol oynayacaktır" vurgusu ile de, konu ile ilgili ortak çalışmalar yapılmasının gereğine işaret ediliyordu. Mesajın en önemli yeri de şurasıydı: "1915 olaylarının Türkiye karşıtlığı için bir bahane olarak kullanılması ve siyasi çatışma konusu haline getirilmesi de kabul edilemez." Dışarıdakiler bildiğini okumayı sürdürecekler. Ama kompleksleri sebebiyle 'herhalde yapmışızdır' kanaatini tekrarlayıp duranlar, neler olduğu ve neden olduğu konusuna kafa yorup; 'sor ki niye oldu' diyebilecek hale gelebilseler keşke... Benzer şeylerin bir daha yaşanmaması için, neler olup bittiğinin çok iyi anlaşılması gerek çünkü.