CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

DTK bildirisi; şaka mı bu?..

Eklenme Tarihi 29 Aralık 2015
PKK, HDP, KCP, BDP, DTK, YDG-H... Bunlar ve başkaları, alfabede harf bırakmamacasına kurulmuş parti, örgüt ve güya STK isimlerinden bazıları. Belli ki ihtiyaç olduğu zaman devreye girecek şekilde ayarlanmışlar. Bunlardan birisi olan DTK, Demokratik Toplum Kongresi manasına geliyormuş ve hafta sonu yaptığı toplantıda bazı kararlar alıp, bir de sonuç bildirisi yayınlamış. Demokratik olmadığı kesinken, toplumla da herhangi bir alakası olmayan DTK'nın yaptığı kongre sonrası yayınlanan 14 maddelik bildirgede, moda deyimle, skandal hususlar yer alıyor. Skandal lafın gelişi, bildirgede dile getirilen şeyler aslında muzip birilerinin yaptığı şakaya benziyor. 'Komşu şehirlerin birleşip özerk bölgeler oluşturması, asayişin özyönetimlere bırakılması...' mesela. Halkın böyle bir talebi olmadığını ve emarelerine karşı çıktığını biliyoruz. Ancak kendilerine her nedense Demokratik Toplum Kongresi adını layık görmüş heveskarlar topluluğu, belli ki Kandil'den gelen emir üzerine böyle bir karar almak zorunda kalmış. Kandil, yani savaş baronlarının karargahı emredince akan sular duracağı için de, hemencecik kaleme sarılıp bildiriye yerleştirmişler. Bildiride "Halk meclislerinin ilan ettiği özyönetim ilanları..." ve "halkımızın her alanda yürüttüğü haklı ve meşru direniş" gibisinden satırlar da var. Halk meclisi de nedir; direniş gösterdiği söylenenler başka yerlerden taşınmış silahlı kişiler değil mi, gibisinden soruları gerekli kılan bu hususları bir kenara bırakalım ve şu öz yönetime odaklanalım.

ÖZ YÖNETİM: HALKSIZ YÖNETİM.
Özerk bölgeler oluşturulması ve asayişin öz yönetimlere bırakılmasının ne demek olduğu konusunda son zamanlarda yaşananlar dolayısıyla bilgi sahibiyiz biraz. Öz yönetim; yerleşim yerlerine hendekler kazılması, barikatlar kurulması ve gelmeleri muhtemel güvenlik güçlerine tedbir olsun diye buraların el yapımı patlayıcılarla tuzaklanması demek öncelikle. Sonrası da, buralarda yaşayan insanlardan kaçabilenlerin kaçması, kalanların da değişik beldelerden gelmiş elleri silahlı ergenlerin keyfine göre bir hayata razı olmaları. Kazılmış ve barikat döşenip bombalar yerleşmiş sokaklardan geçip okullara gidilemeyeceği için çocukların okullara gitmesi hayal. Hastalanmak tehlikeli, çünkü oralardan geçip sağlık kuruluşlarına gitmek mümkün olmadığı gibi, cankurtaran araçlarının bölgeye girişi de imkansız. Hele yangın çıkması kesinlikle yasak. İtfaiyelerin buralara girmesi de mümkün değil ve ayrıca da yasak. Mahallelerde kalmak mecburiyetinde kalanlar anahtarlarını bu ergenlere teslim etmek zorunda. Kimsenin, hanede hanımımız, kızlarımız var, böyle şey olur mu demesi mümkün değil. Mahremiyet burada konu dışı. İnsanlar evlerinde yapılması gerekli tadilatlara da izin vermek durumunda. Tadilatlar, güvenlik güçleri geldiğinde ateş açarken rahatlıkla evler arasında geçiş yapıp hedef şaşırtabilmek için. Herhangi bir insanın aklının ucundan geçiremeyeceği şeyleri 'demokratik olduğu, toplumu temsil ettiği' ileri sürülen bir kongrenin bildirisi olarak yayınlamak, olsa olsa şaka yapmaktır. Yok, bir şaka değil de ciddi tarafları varsa, ancak insan aklıyla alay etmektir.