CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş

EKREM KIZILTAŞ

Avrupa yolunda ölüm...

Eklenme Tarihi 01 Ekim 2015
Olup bitenleri ayrıntılı bir şekilde takip etmiyorsanız eğer, Avrupa ülkelerinin Suriyeli mültecileri almak için harekete geçtiklerini ve hatta almaya başladıklarını zannediyor olabilirsiniz. Ama gerçekte böyle bir şey yok!..
İki milyon civarında Suriyeliyi misafir eden ülkemizi karalamak için ellerinden geleni yapan dış ve iç mihraklar aksi bir algıyı inşa etmeye çalışıyor olsalar da AB ülkeleri mülteciler konusunda ne yapabilecek-lerine daha karar vermiş bile değiller. Mültecilerin, özellikle de Suriye'den kaçmak zorunda kalanların Avrupa açısından ciddi bir mesele haline geldiği doğru. Avrupa ülkelerinin sürekli olarak toplantılar yapıp ne yapacaklarını tartışıp durdukları da.
Yani, konu şu anda komisyona havale edilmiş durumda. Ve başta Almanya olmak üzere AB ülkelerinin almayı düşündükleri mülteci sayısı ile ilgili rakamların çoğu da, 'mesela' kabilinden.
Avrupa ülkeleri Suriyeli mülteciler konusunda orta ve uzun vadede neler yapacaklarını tartışırlırken, ilgili toplantıların kulis haberleri, başta Türkiye'dekiler olmak üzere, Suriyeli mültecileri haddinden fazla heyecanlandırmaya yetiyor. Kurban Bayramı öncesi İstanbul-Edirne hattındaki heyecanlı koşuşturmalar da bununla ilgili idi.
İşin gerçeği şu: Avrupa ülkeleri, Türkiye'de veya herhangi bir ülkede bulunan Suriyeli mültecilerle ilgili olarak bir şeyler yapmaya hazırlanıyor olsalar da, sadece AB topraklarına ayak basabilmiş olanlarla ilgileniyorlar şimdilik. AB topraklarına ayak basabilme hayalinin faturası ise çoğu zaman ölüm olabiliyor. Çünkü vizesi, hatta çoğu zaman pasaportu bile olmayan mültecilerin Türkiye'den ya da başka bir ülkeden o topraklara gidebilmek için 'yasal olmayan yolları' kullanmaları gerek. Bu da niyetlenenlerden bazıları için ölüm demek.
Yasal olmayan yolların en yaygın olanlarından birisi, yakın herhangi bir ülkenin sahillerinden tekne, sal ya da bot gibi vasıtalarla AB ülkesi topraklarına geçebilmek. Bunun raconu da, gizlice girebilmek ya da kullanılan teknenin o ülkenin güvenlik güçleri tarafından kurtarılabilecek şekilde batırılmasını sağlamak. Yaşanan ölüm olaylarının birçoğu da bu sebeple meydana geliyor.
Doğrudan sahile çıkma şansı olmayan insanlar, kurtarılabileceklerini umdukları anda bulundukları aracı batırdıklarında kurtarma faaliyeti gecikebiliyor. Ya da hava şartları sebebiyle arzu edildiği kadar başarı sağlanamayabiliyor. Girilmeye çalışılan ülkenin güvenlik güçlerinin kazazedeleri ölüme terk etmeleri de söz konusu. Binlerce kişi, Akdeniz'i geçebilmek amacıyla kırık-dökük teknelere binebilmek için insan tacirlerine binlerce dolar ödüyor. Uluslararası Göç Örgütü'ne göre Yunanistan'a, İtalya'ya, İspanya'ya geçebilmek amacıyla yola çıkıp Akdeniz'de boğularak can verenlerin sayısı 2 bin 700'ün üzerinde.
İşin özeti şu: Türkiye'nin yaptıklarını gözlerden saklamaya gayret edip, Avrupa'nın yapmadıkları ile onlar lehine algı oluşturmaya çalışanlar, sadece bizi değil Suriyelileri de kandırıyorlar. Avrupa Birliği ülkelerinin mültecilere kucak açtığı ve büyük bir kısmını almaya hazır oldukları şeklindeki iddiaların gerçekle alakası yok. Konu şimdilik komisyona havale edilmiş durumda ve Avrupa yolları hala ölüm tuzakları ile dolu.