CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Silahı bırakın ki eliniz tutulabilsin!

Eklenme Tarihi 15 Eylül 2015
"Demokrasi ve özgürlük mücadelesinde görev bizimdir, görev seçilmişlerindir" demiş Selahattin Demirtaş ve devam etmiş: "Aklı başında bir devlet yönetimi, aklı başında bir devlet siyaseti bugün Kürt'ün elini tutmak dışında hiçbir seçeneğe sahip değildir. Kürtlerin elini tutmak Türkiye'ye sadece kazandırır, kaybettirmez."
Bu sözlerin bir şeyler ifade edebilmesi, görevin seçilmişlerde olduğunu söyleyen Demirtaş'ın, gerçekten seçilmiş gibi davranabilmesine bağlı. Devletin elinde silah olanların dışında kimseyle bir derdi olmadığını çok iyi bilen birisi olarak, yapması gereken de tam olarak bu zaten. Terör örgütünden gelen emir ve talimatlara göre değil, kendisine oy veren ve temsilcisi olduğunu iddia ettiği halkın taleplerine uygun davranmak.
Halkın ne istediği ise belli. Barış Süreci ile gelinen iklimden memnun olan insanımız, PKK terör örgütünün başlattığı saldırıların bir an evvel son bulmasını ve barış ve huzur ortamının tekrar tesis edilmesini istiyor.
Yakan, yıkan, vuran, öldüren bir terör örgütü söz konusu. Söz dinlemeyeceği kesin olan bu örgütün uzantısı konumundaki bir siyasetçinin durumu da elbette zor. Ancak, terör örgütüne söz söyleyemiyor olmanın acısını, terör belasından canı yanan insanlara cilalanmış yalanlar söyleyerek çıkarmaya çalışmak da, yakışık almıyor.
Basit gerçek şu: Terör örgütü saldırırsa devlet cevap verir.
Çatışmaların durması da ancak terör örgütünün saldırılarını durdurması ile mümkündür.
Kim olursa olsun, terör örgütü saldırılarını sürdürsün ama devlet buna cevap vermesin diyorsa, bu kişinin aklından zoru olduğu düşünülür.
Bu memlekette yaşayan ve kendisini bu memlekete ait olarak gören herkesin istisnasız bir şekilde barışı ve kardeşliği istediği konusunda kimsenin şüphesi yoktur, olamaz.

İŞLERİ GÜÇLERİ PROVOKASYON!
Bir yanda durmaksızın saldıran bir terör örgütü ve diğer yanda da özerklik ya da özyönetim adı altında değişik provokasyonlar peşinde koşan HDP'liler var karşımızda. Bütün olup bitenlerin baş sorumlularından birisi de Selahattin Demirtaş. Çatışmaların esas sebebi olduğunu bildiği halde PKK'ya ciddiye alınabilir bir çağrıda bulunamaması bir yana, partisine bağlı belediye başkanlarının, hiçbir karşılığı olmayan girişimlerine de müdahale edemiyor Demirtaş.
Belli ki, HDP'li belediye başkanlarının çoğu da PKK 'yı yönlendiren yerlerden gelen emirlere göre hareket ediyor ve silahların gölgesinde özerklik ya da özyönetim gibi anlamsız hayallere yelken açıyorlar.
Demirtaş, özerklik ya da başka isimler altında, objektif hiç bir karşılığı olmayan adımlar atmaya niyetlenen partili belediye başkanlarını zevzeklik etmemeleri konusunda uyarmalı. Belediyeler yol, su, elektrik gibi hizmetler sunabilmek için vardır; yollara hendek kazmak, elektrik ve su hatlarını tahrip etmek için değil... "Kürtlerin elini tutmak Türkiye'ye sadece kazandırır, kaybettirmez" diyen Demirtaş'ın odaklanması gereken hedef, tutulmasını istediği ellerin silah bırakmasını sağlamak olmalı.
Silah taşımakta olan birinin elini tutabilmek mümkün değildir çünkü...